Yenidoğan emzirme teknikleri nelerdir? Bebekler kaç yaşına kadar emzirilmelidir?

Yenidoğan emzirme teknikleri nelerdir? Bebekler kaç yaşına kadar emzirilmelidir?

Bebeğinizle geçirdiğiniz ilk hafta heyecan verici ama aynı zamanda göz korkutucu da olabilir. Özellikle daha önce hiç emzirmediyseniz “Anne sütü ve emzirme neden önemlidir?” “Bebek ne zaman emzirilmeye başlanmalıdır?” “Bebekler kaç yaşına kadar emzirilmelidir?” “Bebekler hangi sıklıklarla emzirilmelidir?” Gibi sorular soruyor ve cevaplarını merak ediyorsanız Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Doç. Dr. Ayşegül Doğan Demir’in cevaplarına göz atabilirsiniz.

16 Aralık 2020, Çarşamba 15:33 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Doğum yaptıktan sonra hayat oldukça şaşırtıcı görünebilir. Doğumdan sonra yeni doğmuş bebeğinizi tanımaya başlarsınız. Uzmanlar bebeğinizi doğduktan sonra ilk iki saat içinde emzirmeniz gerektiğini söylerler. Ancak emzirme konusuna tamamen yabancıysanız ve anne sütünün bebek üzerindeki önemini, bebek ne zaman emzirilmeye başlanmalıdır, bebekler kaç yaşına kadar emzirilmelidir sorularına cevaplar arıyorsanız Doç. Dr. Ayşegül Doğan Demir’in cevaplarına göz atabilirsiniz.

Anne sütü ve emzirme neden önemlidir?

Anne sütü, bebeğin sağlıklı büyüyüp gelişmesi için gerekli tüm besini sağlayan, her bebeğin kendisine özgü ihtiyaçlarına göre bileşimi değişen eşsiz bir besindir ve mucizevi, yaşayan bir sıvıdır. Anne sütü, bebeğin ilk aşısıdır. Hem bebek hem anne için pek çok hastalığı önleyici maddeleri içerir. Anne sütüyle beslemek, özellikle de mümkün olduğu zamanlarda emzirme ile bebeğe anne sütünü vermek, bebeğin bağışıklığını destekleyip ishal ve zatürreyi belirgin olarak azaltır. Emzirme 6-23 aylık çocuklarda enfeksiyonların neden olduğu ölümlerin yarısını önleyebilir. Çocukluk çağı lösemilerini, pek çok enfeksiyon hastalığını, astım ve diğer alerjik hastalıkları, şeker hastalığını, otizmi, obeziteyi, kalp-damar hastalıklarını, yetişkinlik döneminde görülebilecek pek çok kronik hastalığı ve 50’ye yakın kanser türünün görülme riskini azaltır. Anne sütüyle beslenen çocuklarda psikolojik ve psikiyatrik sorunlar daha az görülür. Anne sütü alan çocukların zekâ puanlarının daha yüksek olduğu yani zekâ potansiyellerini daha iyi ortaya koyabildikleri bilimsel bir gerçektir. Ayrıca meme ve yumurtalık kanserinden koruma, kemik erimesini azaltma gibi anne sağlığı üzerine de pek çok faydaları vardır. Sadece emzirme sürelerini artırmanın her yıl meme kanserinden kaynaklanan 20 bin ölümü önleyeceği öngörülmektedir. 

1. Bebek ne zaman emzirilmeye başlanmalıdır? 

Bebekler doğumdan sonraki ilk yarım saat en geç 1 saat içinde anne sütü ile beslenmeye başlanmalı ve anne sütünden önce bebeğe sütten başka herhangi bir sıvı ya da besin verilmemelidir. Bebeğin sindirim sisteminin ilk karşılaştığı besinin memeden ilk gelen ve kolostrum dediğimiz süt olması, bağışıklık sağlaması ve pek çok hastalıktan koruması için çok önemlidir.

2. Doğum sonrası, anne sütü çok az gelebiliyor, böyle durumda bebek aç kalıp sorun olmaz mı, birkaç kez biberonla besleme yapılsa zararı olur mu?

Doğum sonrası, özellikle sezaryen doğumlar sonrası annelerin sütü hemen hızlıca göğüslerden akmayabilir, damla damla gelebilir. Bu normal bir durumdur. Bu dönemde anne ve ona bakım verenler, bebeğin midesinin hacminin ilk gün yalnızca bir kiraz tanesinin hacmi kadar olduğunu bilmelidir. Bu çok az miktardaki süt bile bebeğin ihtiyacını karşılamaya yetecektir. Zaten doğru pozisyonda bir emzirme tekniği ile 2 ila 3’üncü günden itibaren doğal olarak annenin sütü bollaşacaktır. Bu dönemde bebeği formül sütlerle ve biberonla tanıştırmak büyük bir hata olacaktır. Bebekte tıbbi özel bir durum ve şeker düşüklüğü gibi durumlarda da bebek henüz aktif olarak ememiyorsa öncelikle sağılmış anne sütü fincan veya kaşıkla verilmeli, formül sütlere hekimin karar verdiği ciddi bir tıbbi gereklilik olmadıkça geçilmemelidir. Özellikle ilk 2 ayda emzik kullanmanın da emzirme başarısını düşürdüğü unutulmamalıdır.

3. Bebekler kaç yaşına kadar emzirilmelidir?

Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Çocuk Sağlığı otoritelerinin önerdiği ilk 6 ay yalnızca ve tek başına su bile verilmeksizin bebeğin emzirilmesi, 6’ncı aydan sonra ise uygun tamamlayıcı besinlerle birlikte emzirmenin 2 yaş ve sonrasına kadar sürdürülmesidir. 

4. Bebekler hangi sıklıklarla emzirilmelidir?

Emzirmenin sıklığını bebeğin kendisi belirler. Bebek açlık belirtileri gösterince, aranmalar başlayınca, ağlayınca kısacası her istediğinde emzirilmelidir. Ama çok sık emmek istiyorsa emzirme pozisyonu ve tekniği gözden geçirilmelidir. Elbette her ağlama açlık belirtisi değildir. Bebekler altlarını kirletince, sıcak, soğuk, gürültü, koku gibi durumlardan rahatsız olunca da ağlarlar. Anneler dikkat ederse, genellikle açlık ağlaması ve diğer ağlamaları ses tonundan ve ağlama biçiminden ayırt edebilir. İlk günler ve haftalarda emerken yorulup, etkin ememedikleri için 1-1,5 saatte bir gibi daha sık emzirmek gerekebilir ama genel anlamda 3 saatte bir emzirme bebek için yeterlidir. Hatta ilk aydan sonra gece uykuları 3-4 saati geçerse, yeteri kiloda olan bebeğin emzirmek için uyandırılması gerekmez. Ama sütte azalma veya tartıda azalma olursa hemen gece emzirmeleri sıklaştırılmalıdır çünkü geceleri süt üreten hormon olan prolaktin daha çok üretilir. Anneyle bebeğin ilk 6 ay hatta 12 ay aynı odayı paylaşması emzirme başarısını arttırır.

5. Bebeği emzirme süresi ne kadardır? Prematüre bebekler de yeterli emebilir mi?

Bebeğin memede kalış süresi değişken olabilir ama çoğu bebek ortalama 15-30 dakika memede kalır. Ara vermeden, etkin emebilen bir bebek 5-10 dakikada ihtiyacı olan sütün çoğunu alabilir. Fakat ilk günlerde ve haftalarda genelde dinlenerek emdikleri için daha uzun zamana ihtiyaçları olup bu süre yarım saate kadar uzayabilir. 5 dakikadan kısa ve 30 dakikadan uzun memede kalıyorsa emzirme pozisyonları, bebeğin memeye yerleşip yerleşmediği ve doğru teknik kullanılıp kullanılmadığı kontrol edilmelidir.

Prematüre bebekler de özellikle 34 haftadan büyük doğanlar, becerikli bir şekilde emebilir. 32-34 hafta arasında da bebekler emebilir ama bazen emme-yutma güç ve koordinasyonları yeterli gelişmemiş olabilir. Bu kararlar doktorlar tarafından verilmelidir. Anne sütünün fincan, biberon veya beslenme sondalarıyla verilmesi ve tüm beslenmenin anne sütü ile yapılması yine temel hedef olmalıdır.

6. Emzirme için doğru teknik, pozisyon ve memeye yerleşme biçimi ne olmalıdır?

Annenin rahat bir şekilde sırtını yaslaması önemlidir, anne bebeğe doğru eğilmemeli, bebeği kendine doğru çekmelidir. Bebeğin gövdesi ve yüzü anneye dönük, anne-bebek karın karına olmalıdır. Bebeğin çenesi annenin memesine değmeli, baş, gövde ve ayaklar aynı hatta olacak şekilde başı ve boynu desteklenmelidir. Baş desteklenirken bebeğin ensesinden ve boynundan memeye doğru itilmemeli, bebek bu şekilde rahatsız edilmemelidir. Memeye doğru yerleşme çok önemlidir. Memenin sadece uç kısmı değil, areola denen kahverengi kısmı da mümkün olduğu kadar bebeğin ağzında olmalı, burnu ve çenesi anne memesine değiyor olmalı, alt dudağı aşağı doğru kıvrılmalıdır. Meme parmaklarla makaslanmamalı, süt akışı engellenmemelidir. Dört parmak meme altında, başparmak ise üstte olacak şekilde ‘’C’’ tutuşu ile alttan desteklemek süt akışını kolaylaştırır. Uygun yerleşen bebeğin dışardan bakılınca yanakları dolgun görünür, emerken de yutkunma sesleri duyulabilir.

Memenin ya da meme başının küçük olması veya meme başının düz olması emzirmeye engel değildir veya süt yapımını azaltmaz. Düz meme başlarında genelde sorun olmaz ama geriye dönük meme başlarında emzirme öncesi meme başını parmak, masaj veya bazı aparatlar yardımıyla şekillendirmek bebeğin kavrayışına yardımcı olur.

7. Bebeği emzirirken farklı şekilde tutan anneler var, bunun bir önemi var mı, özellikle önerilen bir kucaklama veya tutuş biçimi var mı?  

Bu tamamen anne-bebek çiftinin tercihine kalmıştır. Bebeğin ve annenin rahat ettiği ve bebeğin etkin emdiği tutuş veya pozisyon en uygun olandır. Bunlardan en sık kullanılan beşik tutuşudur (kucaklama pozisyonu). Fakat ters beşik tutuşu denilen memenin karşı kolunun bebeğin gövde ve başını kavradığı tutuş ya da bebeğin annesinin koltuk altından geçirildiği çanta tutuşu gibi farklı pozisyonlar da bazen kullanılır. Bazı anneler yatarak emzirmeyi tercih edebilirler ama bu sırada annenin uykuya dalması riskli olabilir, uyanıkken emzirmek gerekir. Bebeğin emme isteğinin azaldığı, memede sert süt birikimleri oluştuğu veya sütün azaldığının hissedildiği dönemlerde farklı pozisyonları denemek faydalı olabilir.

8. Bebeklerin doğumdan sonra kilo kaybetmesi anne sütünün yetmediğine mi işarettir? Anne sütünün yettiği nasıl anlaşılır, bazı bebekler emzirildikten sonra yanaklarına dokunulunca aranmaya, ağlamaya devam edebiliyor, bu durumda ek bir şey vermek gerekir mi?

Bebekler doğal olarak doğumdan sonraki bir haftada kilo kaybetmesi normaldir. Bu anne sütü ile ilişkili değildir, fizyolojik bir süreçtir. İlk günlerde anne sütü çok az miktarlarda gelebilir. Bebek birinci gün bir, ikinci gün 2, üç ve dördüncü günler de 3-4 defa bezine idrarını yapar, bu durum da normaldir. 4’üncü günden sonra 6 defa veya daha fazla idrar yapan, günlük 15-20, haftalık 125, aylık 500 gr kilo alan, 2 haftalıkken doğum tartısına geri dönebilen bebekler yeterince anne sütü alıyor ve doyuyor demektir. Bunlar oluyorsa; bebeğin ağlamaları biberon veya emzik verilince susması, anne sütünün yetersizliğine yorulmamalı ve başka yollara başvurularak bebeğin anne sütünden faydalanımı azaltılmamalıdır. Unutmayalım ki bebeğin tek dili ağlamaktır ve her huzursuzluğunu böyle anlatabilir. Emmek ise bebeği sakinleştiren bir eylemdir, bunu biberon ya da emzikle değil anne memesiyle, bebeği kucaklayıp sarmalayarak sağlamak gerekir.



Sıradaki haber yükleniyor...
holder