Yıllara meydan okuyup her yaşta genç kalabilirsiniz. Sırrı ise…

Kişisel Gelişim Uzmanı Turhan Güldaş, gençlik iksirini her bireyin kendi elinde tuttuğunu ancak bunun reçetesini bilmediği için kullanamadığını söyledi. Güldaş; genç kalmak ve yaşlanmamak için fiziksel ve mental açıdan yapılması gerekenleri anlattı…

08 Temmuz 2019, Pazartesi 13:41
A A
“GENÇLİK İKSİRİ AVUCUNUZUN İÇİNDE YETER Kİ KULLANMASINI BİLİN”

“GENÇLİK İKSİRİ AVUCUNUZUN İÇİNDE YETER Kİ KULLANMASINI BİLİN”

Zamanı dondurup yıllara direnebilirsiniz. Yaşlanmanın panzehiri, her yaşta genç ve zinde kalmayı başarabilmek. Peki gençliği muhafaza edebilmek için neler yapmalı?


Yaşlanmayı kim ister! Her yaşta genç görünmek, zinde kalmak, yıllara medyan okumak ve zamanı durdurmak herkesin isteği. Ancak yaşam koşulları, yoğun çalışma temposu, çevresel faktörler, bir de sağlıksız yaşam insanları hızla yaşlandırıyor. Peki zamana meydan okumak elimizde mi? Turhan Güldaş’a göre “Elbette elimizde.” İnsan, hangi yaşta olursa olsun enerjik olabilir, genç ve zinde kalabilir, yaşlanmaya kafa tutabilir. Hem fiziksek hem de ruhsal açıdan genç kalarak bu mümkün. Eğer biz mutlu değilsek, sakin ve huzurlu değilsek, kendimizle sorunlarımızı çözemiyorsak çok hızlı yaşlanırız. İşte genç kalmak ve yaşlanmamak için herkesin uygulayabileceği etkili formüller:

FİZİKSEL AÇIDAN UYKU, SPOR, SAĞLIKLI YAŞAM ŞART

FİZİKSEL AÇIDAN UYKU, SPOR, SAĞLIKLI YAŞAM ŞART

*KALİTELİ VE İYİ UYKU ŞART: İnsan vücudu gün içerisinde harcadığı enerjiyi yeniden elde etmek için uykuya ihtiyaç duyar. Uyku esnasında vücut için tamir ve şarj sistemleri devreye girer ve insanı yeni güne hazırlar. Bu da uyku kalitesinin ne derece önemli olduğunu gösterir. Uyku kalitesinde yatak, yastık seçimi, ortamın havalandırılması, ışıklandırılması gibi durumlar etkilidir. Uyku yedi saatten az olmamalı, gerçekten çok yoğun olan insanlar için minimum altı saat uyku vücudun dinlenmesi açısından büyük önem taşır.

*SPOR, HAYATINIZIN BİR PARÇASI OLMALI: Her yaşta enerjik olabilmenin bir diğer şartı spor yapmaktır. Spor kan dolaşımını artırır ve vücudun her hücresine gitmesini sağlar. İnsanın aldığı besinler kana karışır ve kan aracılığı ile hücrelere ulaştırılır. Bu iletim sonunda insan gün içerisinde enerji elde eder. Spor yapmak hem bu ulaşımda etkilidir hem de insanın endorfin salgılamasını sağlar. Endorfin insanların mutlu olmasına yardım eder. Spor yapmak enerjik olmak için en verimli yöntemlerden birisidir. Abartılmadan, doğru bir şekilde yapılan spor insanı yormaz, aksine enerjisini yükseltir. İllaki spor salonlarında kendinizi öldürmenize gerek yok. Yaşınıza uygun olarak spor yapın, yürümek bile vücut için çok değerlidir. 

*SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENMELİ: Fastfood türünde kalitesiz karbonhidrat ve şeker içeren besinlerden uzak durun. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenmenin proteinler ile desteklenmesi insana enerji sağlar. Fiziksel enerjiyi yükseltmek için de vitaminler ve takviyeler almak gerekir. Omega 3, 6 ve 9 takviyeleri, multivitaminler, kompleks B vitaminleri vücudun ihtiyaç duyduğu besin maddelerinden doğan eksiklerinin giderilmesi için takviye ile alınması gereken ek besinlerdir. 

*KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN UZAK DURUN: Sağlıklı yaşamak sadece doğru besinlerin alınması ile olmaz. Sağlıklı ve yüksek enerjili olmak için kötü alışkanlıklardan uzak durmak gerekir. Sigara ve alkol gibi zararlı maddeler insan vücudunun enerjisini azaltır. İçki kullandıktan sonraki gün yaşanan ağrılar ve yorgunluklar bunun kanıtıdır. Sigara içen kişilerin sürekli yaşadığı nefes darlığı ve mutsuzluk hali de en önemli kanıtlar arasındadır. Sigara kişinin aldığı besinlerin %80’lik kısmını yok eder. Enerji için oksijen ve temiz hava gerekir. Sigara buna engel olur. Zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, açık havada dolaşmak, kapalı alanları havalandırmak insanın enerjik olmasını sağlar. 

MENTAL AÇIDAN YAŞLANMAYA DİRENİN

MENTAL AÇIDAN YAŞLANMAYA DİRENİN

*MEDİTASYON YAPIN: Çok hareketli ve hızlı yaşıyoruz. Gün içerisinde beynimizde birikenleri boşaltmamız gerekli. Bu nedenle uyumadan önce meditasyon yapın. Muhteşem hissedeceksiniz. Yaşadıklarımızı yaşadık, eskide kaldı, onları unutalım, beynimizdeki çöpleri temizleyelim. Yarın yeni bir gün başlıyor. Güzellikleri fark etmeliyiz. Durarak yürümeliyiz, koşmaya gerek yok. Böylece farkında olursunuz. İnsanları, iyilikleri, güzellikleri görebilirsiniz. 

*STRESLE BAŞ ETMEYİ ÖĞRENİN: İnsanlar hayatın zorluklarıyla karşı karşıya geldiklerinde kara senaryolar yazarlar. Karamsar bir bakış açısı strese yol açar ve yaşlanmayı hızlandırır. Gelecek kaygısı, başarısızlıklar, korkular ve daha pek çoğu, negatif düşüncelerden beslenir. Tüm bu olumsuz telkinler, stres hormonlarının salgılanmasına neden olur. Stres de vücudu içten kemiren zehir gibidir. Aslında her dakika milyonlarca hücre ölüyor ve yenisi doğuyor. Vücudumuzda hücrelerimiz ortalama olarak 7 ayda yenilenir. Oysaki stres hormonu salgılayan bir vücut, bu yenilenmeye direnir. Stresli bir vücut, bazı zehirler salgılar. Vücuttaki hücreleri öldürür. Bu da hastalıklara yol açar. Vücut direncini ve enerjiyi düşürür. Tüm bunları bildikten sonra streste baş etmek, genç ve zinde kalmanın olmazsa olmazıdır. Hiçbir şeyin sonsuz ve mutlak olmadığını bilmek gerekir. Kaygı duymamayı öğrenmek ve takmamak gerek. Bir şey yaşadınız, olay yaşandı ve bitti, buna üzülmenin bir anlamı yoktur. Diyelim ki bardak yere düştü, kırıldı bir kere, üzülmekle bardak eski haline gelmez. Şöyle düşünmeli; “Bir dahaki sefere bu bardağı daha sıkı tutacağım, düşebileceğini düşüneceğim, ders alacağım.” Yaşadıklarımızdan ders alarak pozitif hedefler koyalım ve böylece geleceği daha sağlıklı şekillendirebiliriz. 

*HASTALIKLARIN PANZEHİRİ POZİTİF DÜŞÜNCE: Beyin ne kadar sağlıklı ve pozitif düşünürse insan o kadar sağlıklı ve enerjik olur, genç kalır ve o kadar az hastalanır. İnsanların içsel konuşmalarının, kendi kendilerine yorum ve analiz yapmalarının sonucu; negatif ya da pozitif düşünceler ortaya çıkar. Bunları yaparken pozitif olmak gerekir. Çünkü hastalıkların pek çoğu insanın beyninde üretilir. Genetik, fiziksel ve çevresel faktörlerden doğan hastalıklar ise %10’luk bir dilimde kalır. Beyni güçlü tutarken düşünce gücünü en üst seviyeye taşımak gerekir. Beynin yüksek potansiyel ve enerjide kalması, pozitif düşünceler eklenmesi önemlidir. Toprağa salatalık ekince yarın domates elde edemezsiniz. İyi bir vücut, iyi bir enerji ve iyi bir ruh hali için beyne pozitif isteklerde bulunmalısınız. İnsanın kendine pozitif düşünceler aktarması ve pozitif telkinlerde bulunması önemlidir. İnsan beynine hastalıklı ve olumsuz düşünceler eklerse kendi kendini hasta edebilir. Beyin verilen her komutu ciddiye alır. Örneğin ‘benim ailemde kanser var ve ben de kanser olacağım’ demek kanserin geleceği komutunu beyne vermektir. Beyne bir hedef belirtir, negatif düşünceler yükler. Oysa insan kanser kelimesini aklına getirmez, güçlü ve sağlıklı olacağına inanırsa şartlanmışlıkla, hastalıkları davet etmez. Hastalığın adını anmamak insanın kendine çekmesini engeller. 

*KAYGIDAN UZAKLAŞIN, ŞİMDİYİ YAŞAYIN: Dünü ve yarını düşünmek negatif hisler getirir, şimdide olmak önemlidir. Sürekli geleceği düşünmek, üstüne üstlük kara senaryolar kurmak insanı içten içe eritir. Şöyle olursa böyle olur gibi kurgulayıp duruyorsunuz, nerelere gittiniz, durun daha bugünü yaşıyoruz. Aynı şekilde geçmişte yaşananları düşünmek de insanları depresyona sokar. Dün bitmiştir, yaşananlar yaşanmıştır. Yani çöptür. Dünü veya yarını düşünerek bugünde olan güzellikleri kaçırırsınız. Bugünün özelliklerinin farkında olamazsınız. 

*KİMSEYİ SUÇLAMAYIN, KENDİNİZİ DEĞİŞTİRİN: İnsan her zaman ektiğini biçer. Bu yüzden kimseyi suçlamamak gerekir. İnsanın başına kötü bir olay geldiğinde veya gerçekten bir hastalığı varsa önce düşünce şeklini değiştirmelidir. Pozitif şeyler ekince pozitif sonuçlar elde edilir. Hasta olunca hatayı kabul etmek gerekir. Hastalık ekince hastalık biçilir. Pozitif bir şekilde sağlık ekilince sağlık biçilir. Suçu kimseye yüklememek, düşünce tarzını değiştirmek gerekir. Çözümü kimsede aramayın, hayatınızda hatalı yönler varsa demek ki düşünce şekliniz hatalıdır. Radikal kararlar alın ve düşünce şeklinizi topyekûn değiştirin.  

*NEGATİF ETKİ YARATAN KİŞİLERDEN UZAK DURUN: Çevresel etkiler, aile, evlilik, ilişkiler, negatif enerjiyle yüklü arkadaşlıklar insanları etkiler. Paylaşımlarda negatif duygu varsa, bu yaşlanmayı hızlandırır. Bu nedenle çevremizi seçerken dikkat etmemiz lazım. Çünkü baştan yapacağımız küçük seçimler geleceğimizi etkiler. Örneğin eşinizi seçerken, arkadaşlar, dostlarınızı seçerken dikkat edin. Pozitif enerji veren insanlarla daha çok bir araya gelin. Enerjinizi alan ve negatif yüklü çevreden uzak durun, sınır koyun. Bırakın az dostunuz olsun, on binlerce olmasına gerek, birkaç tanesi yeter. Yeter ki size enerji versin, pozitif paylaşımlarınız olsun. Ancak az ve öz olan dostlarınıza da değer verin. Hakkını verin, yükseltin. 

Sıradaki haber yükleniyor...