Yurtdışı eğitimde doğru bilinen yanlışlar

Başka bir ülkede okumak, eğitim almak, o ülkenin kültürünü öğrenmek kişisel gelişiminize katkısı azımsanmayacak derecede fazla. Peki doğru bildiğiniz yanlışlar varsa? Endless Abroad Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı CEO’su Gökmen Özdemir doğru bilinen yanlışları sıraladı.

18 Nisan 2019, Perşembe 08:30
A A
Yurtdışı eğitimde doğru bilinen yanlışlar

Yüksek dolar kuru, geçim derdi, okul telaşı, sınavı stresi derken kimler yurt dışı eğitim hayalini gerçekleştirebiliyor? Başka bir ülkeye tek başına gitmek, hiç tanımadığı kültürde insanlarla tanışmak, en önemlisi eğitim için bütçe ayırmak çoğu kişinin gözünde fazlaca büyüttüğü bir olay haline gelmiş durumda. Oysa, iyi bir araştırma, iyi bir danışmanlık ve doğru bir rota belirleyerek Avrupa’nın birçok ülkesinde dil eğitimi almak, Türkiye’de okumakla neredeyse eş değer hale gelmiş durumda. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü yurtdışı eğitimi konusunda doğru bilgiye sahip değil. Endless Abroad Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı CEO’su Gökmen Özdemir’e göre yurtdışı eğitimde doğru bilinen yanlışlar şöyle:

Yüksek eğitim ücretleri

Doğru bilinen yanlışların başında yurt dışı eğitimde ne yazık ki ücretler konusunda oldukça fazla bir yanlış algı var. Türkiye’de de olduğu gibi yurt dışı eğitiminde de okuldan okula ücretler değişkenlik gösteriyor. Ancak Londra, New York, Toronto ve Dublin gibi şehirlerde, eğitim ücretlerinin yüksek olduğu yerler kadar, her bütçeye uygun herkesin rahatlıkla gidip öğrenim görebileceği eğitim kurumları da mevcut. Uygun bütçeli okulların hemen hepsi şehir merkezlerinde yer alıyor.

Gidilmesi planlanan ülkede çok Türk olması

Malta gibi Türk öğrencilerin çok olduğu düşünülen ülkelerde ‘fazla Türk varsa İngilizce öğrenemem’ gibi yanlış bir algı mevcut. Yurtdışında dil eğitimi almaya giden öğrencilerin dillerini geliştirmeleri, kendi inisiyatiflerine kalıyor. Yurtdışında her eğitim kurumunda sınıflar en fazla 15’er kişiden oluşuyor. Dolayısıyla bu sınıflarda 2 ya da 3 Türk öğrencinin bulunması oldukça normal bir durum.

Kısa zamanda İNGİLİZCE öğrenemezsin algısı

Yurtdışı dil eğitiminde en hassas konulardan biri de zaman. Dil eğitimi almak isteyenler, okul-iş gibi çevresel etkenlerden dolayı kısa eğitim programlarına daha çok yöneliyorlar. Ve çevreden gelen ‘kısa zamanda dil öğrenemezsin’ algısı öğrencileri yanlış bir düşünceye sürüklüyor. Dil eğitim programları 2-52 hafta arasında değişiyor. Bu süre zarfında öğrencilerin eğitim alırken yüksek motivasyonlu olması, daha konsantre ve iletişime açık olması, belki de en önemlisi dil öğrenmeye yatkın olması gibi faktörler, çok fazla önem arz ediyor. Dolayısıyla ‘kısa zamanda dil öğrenemezsin’ algısı ve bu algıyı her öğrenci için genellemek yanlış bir yaklaşım biçimi olur.

Sıradaki haber yükleniyor...