'Yuvam burası'

'Yuvam burası'

2.08'lik boyu ile '12 Dev Adam'dan biri olan ve başarıları sınırları aşmış ünlü basketbolcumuz Hidayet Türkoğlu (33) Amerika'nın Orlando Magic takımının yıldızlarından

21 Temmuz 2012, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

RÖPORTAJ: Ömer Gören
ogoren.aktuel@gmail.com

Yaz tatilini İstanbulÜmraniye’de kurduğu spor okulunda küçükleri eğiterek geçiren Hido ile alabildiğine samimi bir sohbet yaptık. Basketbol Federasyon Başkanı veya Spor Bakanı olmak istediğini, kariyerine bir Türk kulübüyle nokta koymayı hedeflediğini anlatan Hido ile yaptığımız röportaj çok ses getirecek.

Bu aralar ne yapıyorsun?

ABD Orlando Magic’deki basketbol hayatım devam ediyor. Sezon bitti, her yıl olduğu gibi yine İstanbul’a geldim, 3 yıl önce kurduğum basketbol okullarındaki öğrencilerimi yetiştirmeye koyuldum. 

Spor okulu açma projesi nasıl gelişti?

Büyüdükçe aklıma gelen bir projeydi. 6 yıl önce de ilk tohumları attım. Doğru insanları bulduğum andan itibaren de yüzme, basketbol, aerobik ve fitness dallarında eğitim veren ilk spor okulumu İstanbul-Ümraniye’de açtım.

Amacın ne?

Zamanında bize sunulan imkanların karşılığını vermek. Türkiye sathına yayılarak gençliğe sporu sevdirmek, onların sağlıklı gelişmesini sağlamak ve kurduğumuz olimpik basketbol spor kulübünde profesyonel lisanslı oyuncular haline gelmelerine önayak olmak.

Öğrencilerinle ilişkilerin nasıl?

Beraber antrenman yapıyor, sohbet ediyoruz. Onların sorularını yanıtlıyorum. Çocuklar beni ulaşılmaz gibi görürken yanlarında olmam nedeniyle mutluluk duyduklarını da saklamıyorlar. Aileleri “Bu kadar mütevazı olduğunu bilmiyorduk” diyor. Beni de farklı kılan bu.

Hedefin ne?

Tamamen kendi imkanlarımla yaptığım bu tesisi gücümün yettiğince Türkiye’de çoğaltmak. Bu konuda iş adamları başta olmak üzere herkesden her türlü desteği bekliyorum. Allah’a çok şükür, paramı bugüne kadar basketbolla kazandım, genç sporcular yetiştirmek için de harcayacağım.

Spor kulübün, bir tür yatırım mı?

Bu bence insana yatırım. Benim en değer verdiğim bu. Kazandığım parayı saklamama gerek yok, çünkü her şeyim ortada. Birkaç oyuncu kazandırabilirsem ülkeme, ne mutlu bana.

Kendini nasıl tanımlarsın?

Geçmişiyle barışık bir insanım. Geldiğim yeri asla unutmam, unutmadım da. İstanbul-Bayrampaşa’daki Yıldırım Mahallesi’nde büyüdüm. Ailem halen orada yaşıyor. Dolayısıyla bağımı hiç koparmadım orayla. Aile kültürü olarak, farklı yetiştim. Bunun için de çok şanslıyım.

Başarını kimlere borçlusun?

Başta eşime, anne-babamdan aldığım hayır dualarına, özellikle beni keşfeden Leyla hocam ile Türk ve Amerikalı hocalarıma borçluyum.

‘Jübilem, Türkiye’de’

Basketbolu ne zaman bırakmayı düşünüyorsun? Neden?

Orlando Magic ile iki yıl sürecek sözleşmem var. Düşüncem, iki yıl sonra, Türkiye’deki bir kulüpte oynayarak kariyerimi noktalamak. Neden sorusuna gelince: Bırakacağım, çünkü performans, kariyer ve başarı olarak belli şeylere doydum. Bundan sonra zamanımı aileme, sevdiklerime ayırmak istiyorum. 33 yaşındayım, zirvedeyken sporu bırakmak niyetindeyim.

Neden vedan, bir Türk kulübünde olsun istiyorsun?

18 yaşında profesyonel basketbol hayatım başladım. 20 yaşında Amerika’ya gittim. Dolayısıyla doya doya ülkemde yaşayamadığım gibi arkadaşlarımla kulüp takımlarında oynama fırsatı da bulamadım. Türk halkının da canlı performansımı izlemesini isterim.

Amerika’ya yerleşmeyi hiç düşünmedin mi?

Hayır, ben Türkiye’de daha mutlu olacağımı düşünüyorum. Benim evim, burası. Gayet mütevazı ve böyle olmaktan da büyük keyif alan biriyim. Ama ille yurt dışı olacaksa da Amerika’dan başka yer düşünmem.

''Spor bakanı olabilirim''

Hayalinde ne var?

Çok yönlü branşları içeren spor tesisleri yapmak, Basketbol Federasyon Başkanı veya Spor Bakanı olmak gibi ciddi düşüncelerim var. Bunları ilk defa size açıklıyorum.

Siyasete gireceksin yani.

Şu an için hayır ama eğer Türk halkına ve sporuna yararım dokunabilecekse neden olmasın. Beni Hidayet Türkoğlu haline getiren, birikim yapmama neden olan ülkemin insanlarına bir borç olarak görüyorum bunu. Ayrıca bizden sonra sporun gururu olacak gençlerin yetişmesine katkıda bulunmak için aldım bu kararı. Ve bu kararımda da çok ciddiyim. Ama tabii ki kısmet! İlk tercihim federasyon başkanlığı, ikincisi de bakanlık olur. Başkan ya da bakan olursam ilk röportajımı sizinle yapacağımın sözünü buradan verebilirim.

Şahane! Bu sözünü inşallah hatırlatacağımız bir zaman gelir. Peki Amerika sana neler kazandırdı, neler kaybettirdi?

Başarı anlamında çok şey kazandım tabii ki. Geldiğim nokta; dünyanın sayılı oyuncularının arasında oynuyor olmak. Geçen sene dünyanın en iyi 500 oyuncusundan biriydim. Ayrıca, belki hayatım boyunca burada kazanamayacağım paraları orada kazandım. İyi ki orada oynamışım. Bakıldığında dolu dolu bir kariyer... Bundan daha iyisi ne olabilir ki?

“Arkama asla bakmam”

Pişmanlıkların oldu mu?

Hayatım boyunca, iyi veya kötü olayların ardından arkama bakmadım. Bundan dolayı ‘keşke’lerim, pişmanlıklarım ve bilinçli kırdıklarım olmadı. Kırdığım insanlar olduysa da onlardan özür dilerim. Kendimi her zaman eleştirmişimdir. 

Nasıl ve neden eleştirirsin?

Eleştiririm, çünkü kendimle ilgili tüm kararları alan benim. “Hidayet, bu kararı sen verdin, sonucuna da sen katlanacaksın” derim. Kafada oluşan tereddütler her zaman başarıları etkiler.

Her zaman bu düşüncede miydin?

Mahallede bile kavga ettiğim insanlar olurdu... Hiç çekinmez, 5-10 kişinin arasına girer, bazen de adamakıllı dayak yerdim. Fakat yaş ilerledikçe ve olgunlaştıkça kendimi daha iyi tanımaya başladım. Ben kendimi tanıdığımda 27-28 yaşındaydım.

‘Yüksekten korkuyorum’

Hobilerin ve fobilerin var mı?

Yüksek yerlerden bakarken her nedense korkarım. Hobilerim de işim dolayısıyla fazla göremediğim ailem ve 3.5 yaşındaki cimcirik kızım Ela.

Hayatında en önemli şey kim ya da ne?

Vallahi eşim Banu kızacak ama kızım Ela... 30 yaşıma kadar hakikaten basketbol hayatımın bir parçasıydı. Ama kızımı ilk kez kucağıma aldığımda basketbolun sadece işim olduğunu anladım.

Başka çocukların da olsun ister misin?

İnşallah. Bir değil, en az 5-6 tane daha olmasını istiyoruz. Kısmet tabii.

“Şimdiki kafamla 20’lerimde olmak...”

Çocukluğunda ne olmak isterdin?

Basketbolcu olacağımı hiç düşünmemiştim. İlkokuldayken, biraderi antrenmanlarında izlerken tanışmıştım basketbolla. O gün bugündür de basketbolun içinde oldum. Hem boyumun uzunluğu, hem yeteneklerimin fark edilmesi, hem de basketbolu sevdiğimi anlamam beni bu yöne itti.

Şu cümleyi tamamlar mısın? “Dünyaya bir daha gelsem...”

Tekrar Hidayet Türkoğlu olarak gelmek ve 20 yaşımda şimdiki kafama sahip olmak isterdim. O zaman belki çok farklı yerlerde bulunur, kimseyi de kırmamış olurdum.

( 14.07.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır )

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Galatasaray'a Ryan Donk'tan kötü haber geldi