‘Zeka Taraması’ tartışma yarattı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un okullarda ‘zeka taraması’ açıklaması tartışma yarattı

18 Eylül 2019, Çarşamba 08:00
A A
‘Zeka Taraması’ tartışma yarattı

Uzmanlar, uygulamanın; damgalama, duygusal istismar, akran zorbalığı ve eğitim hakkından mahrum bırakma dahil birçok olumsuz sonuç doğuracağı söyledi.

800 bin öğrenciye tarama

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk geçen hafta yerli zeka ölçeği ASİS ve başka tarama testleriyle yaklaşık 800 bin öğrenciye zeka ve yetenek taraması yapıldığını açıkladı. Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde bütün Türkiye’de taramayı bitireceklerini söyleyen Bakan Selçuk’un bu açıklaması tepki çekti.

Kimi uzmanlar, uygulamanın birçok olumsuz sonuç doğuracağını ve çocukların bundan zarar göreceğini söylerken, kimisi de çocukları daha iyi tanımak ve doğru yönlendirmek için bu tür testlerin yararlı olacağı görüşünde.

“Hedef, çocuğu tanımak”

Konuyla ilgili yapılan eleştirileri yanıtlayan Bakan Selçuk, “Geçen yıl 800 bin çocuğumuzun yetenek taramasını yaptık. Sonuçlar e-rehberlik modülüne işlendi. Buradan hareketle izleme ve geliştirme çalışmaları yapılacak. Çocuklarımız yetenek ve ilgi alanlarına göre yönlendirilecek.

Hedefimiz; gözlem formları, beceriyetenek- ilgi testleri vasıtasıyla ülke genelinde tüm çocuklarımızı daha iyi tanımak. Bu çalışmayı, gerekli durumlarda yapılan zeka testi ile karıştırmak büyük bir haksızlık. Bir çocuğun kabiliyetini bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakamayız” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Batdal Karaduman İstanbul Üniversitesi:

 “UYGULAMAYI UZMANLAR YAPMALI”

Öğrencileri tanımaya yönelik çalışmaları her eğitimcinin yapması gerekiyor. Geçerliliği ve güvenilirliği yapılmış testlerin uygulamasını da bu konuda uzman, eğitim almış kişiler yapmalı. Aksi takdirde çocuklar yanlış yönlendirmelere maruz kalabilir. Toplumumuzda çocukları yanlış etiketleme gibi bir sonuç da ortaya çıkabilir.

Bu şekilde çocukların özgüvenlerinde tamiri olmayacak sorunlar yaratılabilir. Bu çalışma sadece öğrenciyi zekâ, yetenek ve ilgi alanında tanımakla sınırlı kalmamalı. Çalışmaya yaratıcılık, eleştirel düşünme, sanatsal ve kinestetik yetenek boyutları da eklenebilir.

Feray Aytekin Aydoğan Eğitim Sen Genel Başkanı:

“EŞİTSİZLİK DAHA DA ARTAR”

Zeka, yetenek tarama testleri sonucunda ortaya konulan eğitim politikaları öğrenciler arasındaki sınıfsal ayrışmayı daha fazla derinleştiriyor. Zeka, yetenek tarama testleri üzerinden öğrencileri gruplaştırarak hayata geçirilen eğitim politikaları, yoksulluk sınırı altında yaşayan ailelerin çocuklarını ezen bir sonuç ortaya koyacak. Eğitimde var olan eşitsizlikleri daha da artıracak. Milli Eğitim Bakanlığı’nın amacı; öğrencileri tanımak, ilgi, yetenek ve becerilerini öğrenmekse öğretmenler bu yönde çalışmaları halihazırda gerçekleştiriyor.

Prof. Dr. Bengi Semerci Çocuk-Genç ve Erişkin Psikiyatristi:

“ÇOCUKLARA ZARAR GETİRİR”

Çocukların zekaları ölçülerek yetenek ve becerileri belirlenemez. Zeka ölçerek yapılacak sınıflamalar yanlış değerlendirmelere, ayrımcılığa ve çocukların hak ettikleri eğitim ve ilgiyi alamamalarına neden olur. Çocuklar için yarar yerine zarar getirir.

Damgalamaya, akran zorbalığına, duygusal istismara hatta eğitim hakkından mahrum kalmaya giden bir sürece neden olur. Zeka testi gerekli durumlarda, geçerliliği olan testlerle, o testleri yapma becerisi kazanmış uzmanlarca yapılabilir. Bir tarama aracı olarak kullanılamaz, yetenek ölçmez, çocuğun yeteneğine göre yönlendirme sağlamaz.

“ÇOCUĞUN YETENEKLERİ ERKENDEN KEŞFEDİLMELİ”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 800 bin öğrenciye uyguladığı Türkiye’nin ilk yerli zeka ölçeği Anadolu-Sak Zeka Ölçeği’ni (ASİS) geliştiren ekibin başında olan Prof. Dr. Uğur Sak ‘zeka taraması’ ile ilgili sorularımızı yanıtladı:

Zeka taraması neden yapılıyor?

Zeka taraması ile zihinsel gelişimi ileride olan çocukların yanı sıra zihinsel gelişim yönünden risk taşıyan, okul yıllarında öğrenme sorunu yaşayabilecek çocuklar da belirlenebiliyor. Çocukların erken tanılanması erken müdahale için gerekli. Özel yeteneği olan bir çocuğu erken yıllarda tanılar ve özel yeteneğine göre eğitim farklılaştırmaları yaparsak, bu çocuğun özel yeteneklerini okul yıllarında kaybetme olasılığı azalır. Zihinsel yönden öğrenme güçlüğü çekebilecek çocukların da erken yıllarda tanılanması çocuğun öğrenme becerilerini geliştirir.

Taramanın sonuçları nerede ve nasıl kullanılacak?

Tarama sonuçları, Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Araştırma Merkezleri, okul rehber öğretmenleri ve Bilim Sanat Merkezleri (BİLSEM) tarafından kullanılıyor. Elde edilen sonuçlar, komisyonlar tarafından kullanılıyor ve çocukların özel eğitimlerine yönelik kararlar alınıyor. Bazı çocuklar özel eğitim sınıflarından, bazıları zenginleştirilmiş eğitim programlarından, bazıları ise okul sonrası eğitim merkezlerinden yararlanıyor.

Hangi kriterlere göre öğrencilerin zekası taranıyor?

Öğrencilerin özel yetenekleri çeşitli yönleriyle ölçülüyor. Bunlar arasında genel zeka, sözel yetenek, görsel yetenek ve bellek becerileri de bulunuyor.

Öğrenciye uygulanacak testler için velilerden izin alınıyor mu?

İzinler; Milli Eğitim Bakanlığı, il milli eğitim müdürlükleri ve rehberlik ve araştırma Merkezleri tarafından çocukların devam ettikleri okulları aracılığıyla alınıyor.

Uygulamaya yönelik yapılan eleştiriler için neler söyleyeceksiniz?

Çocuklarımız okula başladıklarında çocuğun okul ortamına adaptasyonuna ve öğrenme yeterliğine daha çok önem veririz. Çünkü çocuğun gelecekteki bütün yaşamı bir şekilde okul yıllarındaki yaşamı ile ilişkili. Hepimiz çocuklarımızın başarılı ve mutlu yetişkinler olmasını isteriz. Çocukların zihinsel gelişimlerinin taranması bu nedenle önemli.


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...