100 bin Ermeni

Perşembe, 18 Mart 2010 - 05:00

Bilmiyorum, sayıları o kadar var mı? Ama 50 bin bile olsa mühim.
Sınırdışı edersek kaçak oldukları unutulur “vay, yine mi tehcir” diye önümüze yeni bir fatura konur.
Olur mu olur.
Batılı siyasetçiler tarih yazmaya bayıldıkları için, 100 yıl sonra bu da olur.
*
Fakat... Üzerinde durduğum mesele o değil.
Bu 100 bin Ermeni, ekmek yedikleri Türkiye’yi vatan bellediklerine göre yüreğimiz nasıl razı olacak onlara gülegüle demeye?
Sonraa.
Kaçak çalıştıklarına göz yuman bir devlet, şimdi başkalarına kızıp Ermenilere kapıyı gösterir mi?
Dilerim ve umarım, Başbakan fevri konuşmuştur.
Keşke şöyle deseydi:
- Türkiye’de kaçak çalışan binlerce Ermeniye -herşeye rağmen- çalışma izni vereceğim.
Ne hoş olurdu.
Dünya’ya en güzel ders buydu.
*
Yine de fırsat kaçmış değil.
Ermenistan’a bunu bir koz olarak kullanmak yerine zarif bir jest yapamaz mıyız?
Yapabiliriz.
Tabii sonradan başlarına kakmadan...
Hani şu İsrail’e kızıp kızıp Türk Yahudilerini 500 yıldır size kucak açıyoruz diye sürekli incitmeden.
Evet.
Türkler ruhen asil insanlardır.
Almanlar Türk işçilerine kem gözle baksalar bile, biz hiçbir Tanrı Misafiri’ni rencide edemeyiz.
Vaktiyle verdiğimiz kırmızı pasaportları Talabani’nin ve Barzani’nin bile yüzüne ikide bir çarpmak bize yakışmaz.
Timur Kuban derdi ki:
- Yardım et... Karşındaki lâyık olmasa bile yardım et.