Oral Çalışlar

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170725.png

15 Temmuz’u anlamak

Cuma, 14 Temmuz 2017 - 05:00

Bir yıl önce bugün, bir tehlikenin eşiğinden döndük. Toplumun darbeye ve darbecilere karşı edindiği birikim, bu felaketin önlenmesinin en önemli unsurlarından birisiydi.

Daha da önemlisi, darbenin sosyolojik tabanı yoktu... Hedefine ulaşmış darbelere baktığımızda, bir “kamuoyu boyutu”nun olduğunu görebiliyoruz. Toplumu bunaltan bir siyasi kargaşa, yoksullaşmaya neden olan ekonomik kriz; normalde, “darbe için elverişli ortamı yaratan temel etkenler” arasında sayılabilir. Geçmişteki darbeciler, darbe ortamının oluşmasını kışkırttıkları gibi; aynı zamanda, “kurtarıcı” olarak algılanabilecekleri zamanı kollamış, yani zamanlamaya özen göstermişlerdir.

Darbenin bir tiyatro olduğunu söylemek gerçeğe sırt çevirmekti.

15 Temmuz darbecilerinin uzun bir hazırlık dönemi geçirdikleri anlaşılıyor. Darbeye kalkışan örgütün karakteri gereği, daha çok, “devlet kurumlarını içeriden ele geçirerek hedefe ulaşmak” amaçlanmış. Bu nedenle de, kamuoyu nezdinde bir prestijin olmaması, toplum içinde, “darbe destekçisi” olabilecek bir sosyolojinin bulunmaması, önemsenmemiş... Önceki darbelerin hemen hepsinde, toplumun en azından bir kesimi, darbeyi meşru görebilmişti. Bu kez, toplumdaki direnişe ek olarak, Meclisteki dört parti de, darbeye ve darbecilere tavır aldı. Çoğulcu bir medyanın varlığı da, toplumun direnişe aktif/pasif destek vermesinde, rol oynadı.

15 Temmuz sonrası

Darbenin püskürtülmesi bir demokrasi başarısı.İktidarıyla muhalefetiyle, sıradan insanıyla, askeriyle, bürokratıyla; tüm ülkemiz yurttaşları, başarı öyküsünün kahramanları.

Türkiye, 60 yıllık çok partili rejim yolculuğunda, tecrübeler biriktirdi. Askeri yönetimlerin ağır bedellerini ödemiş bir ülkede, bu tür bir "vatan kurtarıyoruz" aldatmacası tutmaz. Darbe önlenebildiyse, arka plandaki 60 yıllık demokrasi birikiminin rolünü ve gücünü görmek gerekir.

15 Temmuz'da, darbeyi önleme başarısını gösteren birikim, aynı zamanda, siyasetin kimyasını da sarsıcı etkiler yaptı: İktidar, "darbecilerle mücadele"nin sınırlarını "tüm muhalefetle mücadele"ye yaymayı tercih etti.

Tutuklamalar, işten atmalar... Daha çok darbeciliğin değil, hak ve özgürlüklerin de hedef alındığı bir atmosfer... Türkiye, darbeyi demokratik birikmiyle aşabilmişti. Şimdi, ne yazık ki, OHAL ve KHK'larla demokratik, hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı bir ortamı yaşıyoruz...

15 Temmuz'u gerçekten anlamak, demokrasinin ipine de sıkıca sarılmaktır.
Yandex.Metrica