Ayşe Mine Yaman

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

15 yıllık zaman tüneli

Cumartesi, 03 Nisan 2010 - 05:00

Dekorasyon meraklılarının yıllardır elinden düşürmediği aylık dekorasyon dergisi Maison Française 15. yılını kutluyor

Her ay mekanları farklılaştıran yeni fikirlerle karşımıza çıkan Maison Française Nisan sayısında birbirinden özel konuları ile 15. yaşını kutluyor. Bu konulardan biri de ev dekorasyonunda tarzların 15 yıllık değişimi. 1990’lı yıllarda minimalist bir duruş sergileyen ürünler, ibreler 2000’i gösterdiğinde etnik bir kostümle çıkıyor sahneye.

1995-2000’li yıllar Minimalist

Pusulalar 1995- 2000’i gösterdiğinde, sır saklamayan, net, keskin çizgileri ile minimalist ürünler vitrinlerde boy gösteriyordu. 1900’lü yılların başında modern kelimesi hayatımıza girdi ve sadelik öne çıktı. Modern stilin kökleri 1930’lardaki Alman ve İskandinav tasarımlara uzanıyor. Akıcı, geometrik şekillerin sıkça yer aldığı ve asimetrik yerleşimlerin gözlendiği modern stilde beyaz, krem gibi renkler ile siyah öne çıkıyor.

Krom ve metal, sert ve sivri kesim detaylar bu tarzın belirgin özelliklerinden. Yalın tasarlanmış mobilyalar, modanın etkisiyle, rüzgârın estiği yöne doğru değişim gösteriyordu. 1980’li yıllarda gelişmeye başlayıp 1990’lı yıllarda yoğun olarak yaşanan ve günümüze kadar uzanan minimalizm, en az malzeme ile en yüksek kaliteyi elde eden bir akım olarak karşımıza çıktı.

2000-2005’li yıllar Etnik

Farklı coğrafyaları evlere taşıyan bu dönemde patchwork desen buluşmaları, Afrika’nın figürleri, Uzakdoğu’nun mistik etkisi ya da Amerika’nın çok renkliliğini yansıtan etnik tasarımlar göze çarpıyor. Temel olarak iç mekanlara barış, denge ve huzur kazandırmayı amaçlayan Asya stili, sadeliği ve düzeni temel alırken, kalite ve el işçiliğini en önemli enstrümanlar olarak kullanıyor.

Asya stilinin en karakteristik özelliklerinden biri güçlü renk kullanımı olarak bilinir. Mobilyalarda ise ağırlıklı olarak ayna gibi parlayan lake siyah renk tercih ediliyor.

Afrika stili, aslında bu uçsuz bucaksız kıtanın farklı bölgelerine göre şaşırtıcı derecede değişiklikler gösteriyor. Fas ve Libya gibi kuzeydeki ülkeler daha çok Ortadoğu ve Arap etkilerini taşırken, güneydeki ülkelerde Batı’nın sömürgesi oldukları dönemlerden kalma Avrupa etkileri hissediliyor. Safari teması özellikle sömürge ülkelerini hatırlatırken, Afrika deyince hepimizin zihinlerinde çağrışımlar yapan kabile sembolleri, el yapımı ahşap heykeller ve maskeler ise Uganda gibi Doğu Afrika ülkelerinin stillerini yansıtıyor.

Son zamanlarda çağdaş mekânlarda giderek daha da popüler olan Latin tarzı ise kaynağını tropikal doğadan alıyor. Oldukça hızlı yetişen bambu, rattan, tik ve abaka, Latin tarzının en önemli dekorasyon malzemeleri olarak biliniyor. Güneşin sıcak ve aydınlık tonları, beyaz, açık mavi, bej ve bronzun yanısıra, mercan, okyanus mavisi, sarı, oranj, fuşya gibi egzotik renkler bu stilin vazgeçilmezleri arasında.

2005-2010’lu yıllar: Ekolojik

Ekolojik tasarım konusunda bilgi arttıkça yeni ve yaratıcı ürünler ortaya çıkmaya başladı. XXI. yy.’da tasarımcılar için en büyük mücadele doğaya hiç etkisi olmayan ya da etkisi minimum seviyede olan ürünler geliştirmek.

Ekolojik tasarımın en önemli önerilerinden halihazırdakileri değerlendirerek hizmet tasarımına yoğunlaşmak. Bu nedenle kullanım ömrünü tamamlamış atık ürünlere farklı bir fonksiyon ve ikinci bir hayat veren ‘ready made’ tasarımlar günden güne daha popüler oluyor.

2