24'üncü onbir

a
a
Pazartesi, 15 Kasım 2010 - 05:00

Rekor 1980’li yılların başında Fenerbahçe’yi çalıştıran Rausch’ta. Alman teknik adam görevde kaldığı süre içinde tam 55 ayrı ilk onbirle çıkmıştı maçlara. Tabi hiçbir halt da olmamıştı Fenerbahçe’den. Schuster, meslektaşının ve hemşehrisinin rekorunu kırar mı bilmem ama 12 Lig, 10 Avrupa, biri ön eleme olmak üzere 2 Ziraat Türkiye Kupası maçı toplam 24 maça 24 ayrı onbirle çıkmış Beşiktaş. Rotasyona tamam ama bu kadar değişken oyuncunun birbirini tanımadan bir başka maça çıkması sıkıntının birinci maddesiydi Beşiktaş’ta. Gençlerbirliği maçında da santrfor yoktu.

[[HAFTAYA]]

Aslında kenarda ve dışarda böyle oyuncular var fakat Schuster böyle bir oyun biçimini tercih ediyor. Gençlerbirliği maçında camia skor bekliyordu. Ben de bu yüzden futbolu eleştirmeyeceğim kafama takılan bir kaç husus var. Mesela şu Tabata, her oynadığı maç en fazla koşan, en fazla terleyen, ama hiçbir pozisyon üretemeyen doğru dürüst bir asist yapmayan bir oyuncu .

Doğru karar olan penaltı pozisyonunda nasıl olduysa orada bulunmuş. Murat, onu koluyla itmese gol de olmazdı sanıyorum. Bir de Holosko var. Adam çarpışan otomobillere benziyor. Rakibinin üstüne düşen, bu kadar yetenekli bir oyuncunun günden güne geri gitmesi acaba nedendir? Futbola yeni başlayan oyuncu bile böyle acemi işler yapamaz.

Şu Quaresma olmasa Beşiktaş’ın karşı kaleye gitme şansı bence sıfırın altında eksi 36 olurdu. Don ve öl daha iyi. Maçın en iyi tarafı Tabata- Necip değişikliği ve ikinci Beşiktaş golünde üç pasta atılan goldü. Elbette şu yerinden atılan taç atışları dikkatimi çekti bir de. Aziz Yıldırım, TV’ye çıkıp bunu söylemese, başta Abdullah Yılmaz olmak üzere hakemler taçları nereden attırırlardı acaba?