27 Mayıs yazısı

Perşembe, 27 Mayıs 2010 - 05:00

Tam 50 yıl olmuş.
27 Mayıs hâlâ konuşuluyor.
Bir kesim, inanılmaz bir nefretle anıyor Menderes’i ve arkadaşlarını...
Ne kinmiş bu?
Öbür kesim ise, Yassıada sürecini insanlık dışı olarak görüyor ve yüreğinde hâlâ bir sızı duyuyor.
Darbeden daha büyük bir tahribat bu...
Yeni yetişen çocuklar “Menderes’i niye astılar” diye sorduklarında, acaba sağlıklı bir cevap alabilirler mi?
Sordukları adama bağlı.
*
Ondan sonraki bütün müdahaleler, 27 Mayıs’ın açtığı çığırdan kaynaklanıyor.
12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat...
Bunların hepsine 27 Mayıs yeşil ışık yakıp cesaret verdi.
- Yol oldu.
Teslimiyetçi ve davetkâr siviller de zaten tüy dikti.
Daha birkaç ay evveline kadar Ordu Göreve yazılı pankartlar görmedik mi?
Ordu bu işe noktayı koydu ama darbe sayıklayan siviller, hâlâ var. Hangi tarlada yetiştikleri bilinmiyor.
*
Darbenin iyisi kötüsü olmaz. Sadece konjonktüre uygunu olur.
12 Eylül sabahı -ben dahilmüdahaleyi onaylayan insanlar, bugün darbenin d’sini bile duymaktan nefret ediyor. Çünkü demokrasi bilinci artık iyice yerleşmiştir.
Bunu konuşmak bile ayıp.
- 12 Eylül, 30 yıl geride kaldı.
- 12 Mart, 40 yıl geride kaldı.
- 27 Mayıs, 50 yıl geride kaldı.

Kelaynaklara rağmen o defterleri kapadık, yeni bir sayfa açtık.
Önümüze bakalım.