Açılan dava nedir?

Perşembe, 24 Haziran 2010 - 05:00

 Bir zamanlar Diyarbakır’da oturuyordum. Bu tarihlerde bir bankadan kredi kartı talep ettim reddettiler. Derken İstanbul’a göç ettik, burada da banka kartı talep ettim, bu kez kabul ettiler ama banka kartı Diyarbakır’a gönderilmiş. Benim elime geçmedi, oradan birinin eline geçmiş ve bunu kullanmış, birçok borç yapmış. Bu yüzden bana icra geldi ve durumu öyle öğrendim. Şimdi benim duruşmam varmış, mahkemeye çağırıyorlar. Banka bunu incelemek zorunda değil mi? Benim imzam olmayan bir yerde beni nasıl borçlu çıkarırlar? S.B.

Bankalar öyle sizin bildiğiniz gibi inceleme araştırma yapan kurumlar değildir. Onlar alacakları için sıkı takip yaparlar, borçlunun borcu olup olmadığı konusunda inceleme yapmazlar. İcra takibine başvururlar, bu işlere avukatları bakar. Hatta şimdilerde avukatları bile yoktur, bu işleri takip için kurulmuş şirketler var, onlar alacaklarını bu şirketlere temlik eder, bu şirketler de alacaklarını bankalardan devraldıkları hali ile takip ederler. Sizin için ne davası açılmış bunu bilmem lazım. Daha doğrusu sizin bilmeniz lazım; çünkü banka alacağı için bir takip yapıldı ise avukatları takibi kesinleştirir ve haciz işlemi yapar, ancak siz takibe itiraz ederseniz iş dava safhasına geçer. Bu nedenle size gönderilen dava dilekçesinin ne olduğunun bilinmesi şart. Ancak her ihtimale karşı tavsiyem, sizin ‘menfi tespit davası’ dediğimiz bir davayı açmanızdır. Bu dava ile siz bankaya borcunuzun bulunmadığını iddia edeceksiniz ve gönderilen kartı almadığınızı, elinize geçmediğini, dolayısı ile bankanın kusuru ile birilerine teslim edildiğini ispatlayacaksınız ve böylece borçtan kurtulacaksınız. Zaten menfi tespit davası, borcun bulunmadığının tespiti anlamına gelir.

Ümit az ama!..

1984’te babam yurt dışında, dayım Türkiye’de. Dayım burada uygun bir arsa alacağını söyleyip babamdan 40 bin mark alıyor. Arsa aldığını söylüyor ama olay öylece kalıyor. Bugün elimizde arsa falan yok. Bir noter satış sözleşmesi var, ancak sözleşmede adı geçen arsa başka birilerine ait. Şimdi bu parayı dayımdan mı alacağız yoksa arsanın peşine mi düşeceğiz? B.S.

Doğrusu sonuçtan çok ümitli olmamakla birlikte öncelikle elinizdeki noterden yapılmış satış sözleşmesini bir meslektaşıma inceletmenizi önereceğim. Noterden satış sözleşmesi dediğiniz şey bir gayrimenkul satış vaadi sözleşmesidir. Bir gayrimenkul alımı öncesinde yapılan geçerli bir sözleşmedir. Ancak sözleşme konusu arsaya sahip olabilmek için satışın vaad edildiği tarihten itibaren on yıl içinde hukuki işleme konu yapılması lazımdır. Siz ise neredeyse otuz beş seneden söz ediyorsunuz. Dolayısı ile söze pek ümitli olmadığımdan başladım. Bu süre bayağı uzun. Ancak ‘hiçbir sonuç çıkmaz’ deyip kesip atmayın, sözleşmeyi bilen biri ile birlikte inceleyin, bakalım ne tarihte ne vaad edilmiş, tapuya şerh verilmiş mi? Bütün bunlar sonucu etkileyecek hususlardır.

İhtimaller lehinize

İşyerine dokuz sene önce girdiğimde bana boş senet imzalatmışlardı. Şimdi işime son verdiler ama senedimi iade etmiyorlar. Ne yapabilirim?  E.D.

Boş senet denilince tabii ki akla senedin ne kadarının boş olduğu sorusu geliyor. Çünkü tamamen boş bir bono imzalatıldığı gibi bazı hallerde sadece vade ve değer hanesi boş bırakılmış bono olabiliyor. Bir ihtimal senedin üzerinde düzenlendiği tarih yok ise zaten bu bono vasfında değildir. İşleme konsa bile geçersizdir. İkinci ihtimal düzenleme tarihi yoktur ama işleme koyacak olanlar bunu kendileri tamamlamış ise bu halde de suç işlemişlerdir. Böyle bir düzenleme resmi senette sahtecilik suçunu oluşturur ki bilmem, buna cesaret ederler mi? Bir başka ihtimal bono üzerinde vade tarihi varsa bile dokuz yıl geçmekle artık keşideci aleyhine bonoya has özel takip yapılamaz, olsa olsa adi takip dediğimiz ilamsız takip yapılır ki bu yolla alacaklı oldukları iddiası pek tutmaz. Yani muhtelif ihtimaller değerlendirildiğinde size pek zararı dokunacakmış gibi gelmiyor ama ileride kullanmak üzere isterseniz şimdiden noter kanalı ile bir ihtarname göndererek bononun iadesini isteyin. Gelecek yanıta göre de belki bir menfi tespit davası dediğimiz borcunuzun bulunmadığı davasını önermek gerekecektir. Ancak yukarıdaki değerlendirmelere göre bunu uzak ihtimal olarak görüyorum.