Oral Çalışlar

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170725.png

AK Parti seçmeni ve Batı krizi

Cuma, 21 Temmuz 2017 - 05:00

Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, bugüne kadar alışık olmadığımız sertlikte eleştirilerde bulundu, yaptırımlardan söz etti. Gabriel’in çantasında “Alman firmalarına Türkiye'ye yatırım yapmama tavsiyesi” de var, turistlere “gitmeyin” çağrıları da. Türkiye konusundaki bu yeni yaklaşımın arkasında, Merkel’in de olduğu, belirtiliyor. Avusturya’nın etkili gazetelerinden Krone, haberi, “Türkiye’nin Avrupa ihtirasına, ölümcül Alman darbesi mi?” başlığıyla verdi.

Bir önceki yazımda, Türkiye'de “AB ile ilişkileri koparmaya yönelik” bir hava oluştuğuna değindim. İnsan haklarını savunan sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin tutuklanmasının bir gerilim yaratabileceğine dikkat çektim. Beklenen oldu. Tutuklananlar arasında bir Alman yurttaşının (Peter Steudtner) da bulunması üzerine, Berlin’in sabrı taştı. Türkiye yetkililerinin BASF ve Daimler gibi Almanya'nın önde gelen şirketlerini, “FETÖ destekçiliği” ile suçlaması da, etkili oldu.

AB ile ilişkiler, hızla, derin bir krize doğru ilerliyor. İktidara yakın çevreler, bunun yol açabileceği yıpratıcı sonuçları dikkatten kaçırarak “Batı'nın oyunu”ndan söz etmeyi, bir iç propaganda unsuru olarak kullanmayı tercih ediyorlar.

Batı’ya sırt çevirmek

Önceki yazım şu cümlelerle sonlanmıştı: "Ben Türkiye'nin Batı'ya sırtını dönebileceğini sanmıyorum (...) Umarım yanılmam..."

Böyle düşünmemin sebeplerden biri de, AK Parti seçmenini sağduyusu. Son olarak AK Parti’nin kendi yaptırdığı araştırmada, Kılıçdaroğlu'nun önderlik ettiği "Adalet" yürüyüşü, AK Parti kitlesinin yüzde 35'inin desteğini almış. Karşı çıkanların oranı yüzde 40. Neredeyse yarı yarıya bir durum söz konusu.

Son dönemdeki, tepki ve eleştirilere neden olan tutuklamalar, belli ki AK Parti seçmeninin önemli bir kesiminde sempatiyle karşılanmıyor. İktidar yanlısı basın ve parti sözcülerinin, “Adalet” yürüyüşüne, “FETÖ’cülük”, “teröristle işbirliği” gibi ağır ve sürekli suçlamalar yöneltmelerine rağmen; parti tabanı, onlarla aynı havada değil.

Anadolulu orta sınıflar

AK Parti'nin omurgasını oluşturan orta sınıflar; ticaret, üretim gibi temel ekonomik alanlarda, Avrupa ülkeleriyle yoğun ilişki içinde. Bu ülkelerde akrabaları var, eğitim için yolladıkları çocukları var. Ayrıca askeri/bürokratik vesayetle mücadele içinde, AK Parti seçmeni, bir değişim geçirdi, demokrasi kavrayışı gelişti. Hak ihlallerini onların önemli bir ağırlığının da hoş karşılamadığı ortada.

AB ile ilişkilerin kopmasının, Türkiye’nin altından kalkamayacağı sonuçları olabilir. Öfkeyi yükseltmek yerine, sağduyuya dönüp, gerçeklerle yüzleşmek, geleceğimiz adına önem taşıyor.