Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Aldatırken aldanan erkekler

Cumartesi, 19 Eylül 2009 - 10:03

Erkekler aldatılma ihtimalini
hiçbir zaman akıllarına getirmez.
Ortada çok kesin deliller olmadığı
sürece eşlerinin peşine düşüp
“Acaba beni aldatıyor mu,
aldatmıyor mu?” diye arayış
içine girmezler. Çünkü bir erkek
aldatılabileceğini kendisine asla
kondurmaz. Kadınlarsa bu ihtimali
her zaman göz önünde bulundurur.
Bu yüzden ortada hiçbir şey
olmamasına rağmen, eşlerinin
telefonunu karıştırmayı, ceplerine
bakmayı, hatta eve geldikleri
zaman çaktırmadan koklamayı
ihmal etmezler. Erkekler kadınların
bu araştırmalarını hissetmez bile.
Zaten kadın hissettiriyorsa, ortada
keskin bir şüphe var demektir.
Bu durumda da ihaneti ortaya
çıkarmamaları imkansızdır. Çünkü
her kadının bu tarz bir takibi sonuç
verir. Peki ya kadın takibi
kesiyorsa? Eskisi gibi eşini kontrol
etmiyorsa? Telefonunu açmadığı
zaman o kadar kızmıyorsa? İşte bu,
bir erkeğin aldatılıyor olabileceğinin
en önemli işaretidir.

***

NTV Genel Yayın Yönetmeni
Ömer Özgüner’in yazdığı
“Başkasını Seviyorum” adlı
romanı okuyorum. Romanın baş
karakteri Yavuz, eşi Hande’yi, bir
dizi oyuncusu olan Aylin ile
aldatıyor. Roman da işte bu
aldatmayı çarpıcı bir dille anlatıyor.
Yavuz, önce bir kaçamak olarak
gördüğü Aylin’e bir süre sonra aşık
oluyor. Romanda, Yavuz’un Aylin
ile buluşabilmek için karısına nasıl
yalanlar söylediğini, ne tür dolaplar
çevirdiğini okuyoruz. Ben romanın
sonuna henüz gelmedim. Ancak
başta Yavuz’un her hareketini
kontrol eden, sürekli hesap soran
eşi Hande, bu süreçte değişiyor ve
aramaz sormaz, hatta umursamaz
hale geliyor. Ve bu da Hande’nin
Yavuz’u aldatıyor olabileceğini
gösteriyor. Kitabın ilerleyen
bölümlerinde benim bu düşüncemin
doğru olup olmadığını anlayacağım.

***

Ömer Özgüner, kitabın
tanıtımında “Erkeklerin neden
aldattığını anlatmak için kitabı
yazdım” dese de aslında roman
erkeklerin eşleriyle ilgili nasıl bir
aymazlık içinde olduğunu bütün
çıplaklığıyla gösteriyor. Bu açıdan
evli erkeklerin kesinlikle okuması
gereken bir kitap olduğunu
düşünüyorum. Kitabın kahramanı
Yavuz, ne zaman Hande’den
ayrılmayı düşünse hep “Hande
bensiz yaşayamaz” düşüncesiyle
kendini frenliyor. Bir erkek için ne
kadar zavallı bir düşünce tarzıdır
bu... Elbette yaşar, hem de öyle bir
yaşar ki şaşırırsınız. Kadınların her
ihtimali göz önünde tutan düşünce
yapıları ile erkeklerin sadece hedefe
odaklı düşünce tarzları arasındaki
fark budur işte. Her neyse,
aldatan her erkeğin aldatırken
aldanabileceği ihtimalini
unutmaması gerektiğine
inanıyorum. Eşiniz size aldatma
iznini veriyorsa, bilin ki orada
çifte ihanet var demektir.