Ameliyat tek çözüm değil

40 yaşından sonra ortaya çıkan prostat büyümesi bazı ilaçlarla küçültülebiliyor. Sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, böbrek sorunları ve idrarda kanama şikayeti olmayan hastalar, ilaç tedavisi için en uygun adaylar. İlaca yanıt vermeyenlerde ameliyat şart

Perşembe, 07 Ocak 2010 - 08:00

Ameliyat tek çözüm değil

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Demirkesen anlattı:

İyi huylu prostat büyümesinin teşhisinde hangi tetkikler isteniyor? 

Prof. Dr. Oktay Demirkesen: Alt idrar yolları yakınmaları bulunan ve iyi huylu prostat büyümesi saptanan hastalarda yapılması gereken tetkikleri tanı anında ilk istenenler, gerekli görüldüğünde veya bazı özel koşullarda istenenler olarak sınıflandırmak mümkün. Öykü alınması, yakınmaların skorlama ile değerlendirilmesi, fizik muayene, tam idrar tetkiki, kanda PSA ve kreatinin değerinin ölçümü, işeme günlüğü, idrar akım hızı ve işeme sonrası geride kalan miktarın belirlenmesi tanı anında ilk istenmesi önerilen tetkikler. Tam idrar tetkiki, idrar yolu enfeksiyonları ve idrarda kanamanın olup olmadığının tespiti için önemli. PSA, prostat kanserini dışlamak için gereklidir. PSA ne kadar yüksekse kanser olasılığı o derece artar, bu nedenle yüksek PSA değeri olanlarda prostat kanseri mutlaka dışlanmalı. Ancak PSA yüksekliğine yol açabilecek prostat kanseri dışında başka durumlar da var. Prostat enfeksiyonu, yakın zamanda yapılmış prostat biyopsisi gibi girişimler ve ileri derece büyümüş iyi huylu prostat dokusunun varlığı da PSA yüksekliğinin nedeni olabilir. Kreatinin değerinin tespiti böbrek fonksiyonlarını kabaca değerlendirmek için lazım. İşeme günlüğü ise hastanın belli bir süre boyunca (örneğin 1 gün veya uzun) idrar sıklığını, her seferde çıkan idrar miktarını gece ve gündüz kaydetmesidir. Alt idrar yolları yakınmalarının daha iyi değerlendirilmesi ve sebebine yönelik önemli ipuçları vermesi açısından çok değerli bir tetkiktir. Ucuz, kolay uygulanabilir ve hastaya istenmeyen hiçbir etkisinin bulunmaması da önemli avantajlarıdır.
 
İdrar akış hızı testi nedir? 

Prof. Dr. Oktay Demirkesen: Bu tetkik isminden de anlaşıldığı üzere, idrar akış hızının bir cihaz aracılığıyla ölçülmesidir. Bunun için hastanın cihaza bağlantısı olan bir kaba işemesi yeterli. Basit ve kolay uygulanabilir bir test. İdeal olarak farklı zamanlarda 2 kez yapılmalı ve işeme miktarı 150 mililitre üstünde olmalı. Bu tetkikle saptanan tepe idrar akım hızı normal değeri erkekler için 20 ml/sn ve üstü olarak kabul edilir. Belli bir yaş aralığındaki erkek hastalar için tepe idrar akım hızının 10 ml/sn altında olması, büyük olasılıkla prostat büyümesine bağlı mesane çıkım tıkanıklığını düşündürür. 

Ultrason nasıl yapılıyor?

Prof. Dr. Oktay Demirkesen:
Ultrason gerekli görüldüğünde veya bazı özel koşullarda istenen tetkikler arasındadır. İki şekilde yapılabilir. Birincisi karından yapılan ve çoğunlukla böbrekler ile mesaneyi değerlendirmeyi amaçlayan suprapubik ultrasondur. İdrarda kanama, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, böbrek yetmezliği bulguları, geçmişinde idrar yollarında taş hastalığı, tümörü veya idrar yolları cerrahisi öyküsü bulunanlara mutlaka uygulanmalı. İkincisi ise makattan yapılan ve transrektal ultrason olarak adlandırılan bir yöntemdir. Prostat biyopsisi ve prostat hacim ölçümünün gerekli olduğu durumlar haricinde iyi huylu prostat büyümesi düşünülen hastalarda kullanılmaz. 

Ürodinami testi nedir ve ne zaman gereklidir? 

Prof. Dr. Oktay Demirkesen:
Ürodinami, işemenin depolama ve boşaltım dönemlerini çoğunlukla laboratuvar koşullarında değerlendiren tetkiklerin tümüne verilen addır. İşeme günlüğü, idrar akış hızı tayini ve işeme sonrası kalan idrarın belirlenmesi de basit ürodinamik tetkikler arasındadır. Ancak bazen basınç akım testi dediğimiz idrar yaparken mesane basıncının ölçülmesini sağlayan teste gereksinim olabilir. Mesane işlev bozukluğunu düşündürecek bulguları olan hastalarda özellikle de cerrahi tedavi planlanıyorsa bu test yapılmalı. Örneğin yaşın 50’nin altında veya 80’in üstünde olması, işeme sonrası geride kalan idrar miktarının 200 ml’den fazla olması, tepe idrar akım hızının 15ml/sn üstünde olması, nörolojik hastalıklara bağlı idrar yakınmalarının olması, geçmişinde bu bölge ile ilgili cerrahi öyküsü olması gibi durumlar bu tetkikin yapılmasının gerekli olduğu durumlardır. 

Sistoskopi nedir? 



Sistoskopi nedir? 

Prof. Dr. Oktay Demirkesen:
Sistoskopi mesanenin endoskopik olarak değerlendirilmesidir. Mesaneye girerken idrar çıkış borusu ve prostat büyümesinin idrar yoluna yaptığı basıyı da görmek mümkündür. Ancak bu tetkik tedavi kararı verirken çok nadiren gerekli olur. 

Bilgisayarlı tomografi her zaman gerekli mi? 

Prof. Dr. Oktay Demirkesen:
Bilgisayarlı tomografi iyi huylu prostat büyümesi ve bu duruma bağlı mesane çıkış darlığı değerlendirmesinde gerekli değil. Ancak birlikte bulunan başka hastalıkları değerlendirmek gerekiyorsa o zaman bu tetkike ihtiyaç duyulabilir.
 
İyi huylu prostat büyümesi hastalığı tedavi ediliyor? 

Prof. Dr. Oktay Demirkesen:
Tedavi alternatifleri takipli bekleme, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavidir. Takipli beklemede hasta hayat tarzı değişikliği konusunda bilgilendirilmeli. Hastaya düzenli aralıklarla (örneğin 6-12 ay) takip yapılmasının gerektiği anlatılmalı. İlaç tedavisinde alfa blokerler, 5 alfa reduktaz inhibitörleri ve fitoterapi ajanları dediğimiz bitkisel kökenli ilaçlar kullanılabilir. 

Peki, tedavi ne zaman gerekli? 

Prof. Dr. Oktay Demirkesen:
Öncelikle hastanın cerrahi tedavi gereksimi olup olmadığı belirlenmeli. Bunlar tekrarlayan idrar yapamama durumu, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyon veya idrarda kanama, prostat büyümesine bağlı tıkanıklık nedeniyle gelişen böbrek yetmezliği, prostat büyümesi ile birlikte mesane taşları veya büyük mesane divertikülü (mesane duvarında fıtığa benzer çıkıntılar) bulunmasıdır. Ayrıca rahatsızlık derecesi yüksek yakınması olan veya ilaç tedavisine yanıtsızlık durumlarında da hastayla tartışılarak cerrahi tedavi uygulanabilir. Bunlar dışında kalan durumlarda takipli bekleme veya ilaç tedavisi önerilir. Takipli bekleme hafif ve orta derece yakınması olanlar ve bu durumdan fazla rahatsızlık duymayanlara önerilir. Cerrahi tedavi gereksinimi bulunmayan ve orta-ileri derece yakınması olanlar ve yakınmalarından rahatsızlık duyan hastalara ise ilaç tedavisi planlanır. 

İlaç tedavisi ne kadar sürer? 

Prof. Dr. Oktay Demirkesen: Hayat boyu sürebilir. Ancak kullanılan ilacın tipine göre 2-6 ay sonra bir fayda sağlanamamışsa tedaviye yeni ilaçlar eklenebilir veya başka bir tedavi önerilebilir.

HAZIRLAYAN: ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK

ozgur.celenk@posta.com.tr

YARIN: Prostat ameliyatları


40 yaşından sonra dikkat 

 

2