Mehmet Ali Birand

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Artık yeni bir yaklaşım gerekiyor

Çarşamba, 17 Şubat 2010 - 05:00

Her şey 27 Nisan 2007 muhtırasıyla değişti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın tek başına yazdığı, TSK sitesine konan mesaj, AKP’ye oy verilmemesini istiyordu. Oysa, tam tersi sonuç alındı. 2007 genel seçimlerinde AKP, oy oranını rekor düzeyde yüzde 47’ye çıkardı. Türk siyasetindeki, asker-sivil dengesindeki dönüm noktası, hem bu seçimlerin sonucu, hem de yüzde 47 oy almış bir partinin kapatılmaktan kıl payıyla kurtulmasıyla yaşandı. TSK, hem siyasetteki gücünü, hem de kamuoyundaki dokunulmazlığını kaybetme sürecine girdi. Askerin saygınlık ve prestij erozyonu Ergenekon soruşturmasıyla artmaya başladı.

Ardı ardına gelen iddialar, gözaltılar, iddianameler ve darbe iddialarıyla dolu senaryolar.

Bu süreci tek başına, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ göğüsledi.

Topraktan silah çıktı, medyayı topladı lav silahını gösterip yalanladı... Gözaltılar oldu, ıslak imza tartışması çıktı tepki gösterdi... Balyoz senaryosu patladı, demeçler ve konuşmalarla sesini yükseltti.

TSK, psikolojik savaşı kaybediyor

Ancak, yaşananlar Org. Başbuğ’un dediği gibi, bir psikolojik savaş ise, TSK bu savaşı kaybediyor. Dışarıdan bakıldığında, Genelkurmay Başkanı’nın demeç ve konuşmalarla tepkilerinin artık etkili olmadığı sonucu çıkıyor. Eğer bu süreç değiştirilmek ve yeni bir başlangıç yapılmak isteniyorsa, TSK’nın söylemini ve tutumunu temelden değiştirmesi gerekiyor.

Sert tepkiler, sözlü tehditler değil, kamuoyunu yeniden kazanacak somut adımlar gerekiyor. TSK’nın kurmayları kadar da bu değişimin nasıl ve ne olmasını hesaplayacak başkası yoktur.

Sonunda belki de iddiaların küçük bir bölümü doğrulanacak ve büyük bölümü boş çıkacak. Ancak, sürekli sert tepki gösterilir, hiç somut adım atılmaz ve sadece içeriden belge sızmaması için önlemlerle yetinilirse, kamuoyu iddialardaki o küçük bölümü de affetmez. Bunun yerine, TSK kendi içindeki çürük elmaları ayıklamak üzere harekete geçer ve gerçekten de, kadrolarını değiştirir, değişen Türkiye’de kendilerinin de değiştiğini gösterirse, kamuoyunun kalbine yeniden taht kurabilir. Sevgi kalesine kavuşabilir.

Bugünkü tutum, TSK’ya bir şey kazandırmaz. Aksine, kadrolarda gerilimi arttırır, siyasi iktidarlarla ve yargıyla sürtüşme getirir. Bu şekilde ne TARAF gazetesi susar, ne Ahmet Altan’ın ve medyanın sert eleştirileri durur, ne de iktidar ve yargı tutum değiştirir. Org. Başbuğ’un görev süresinin bitmesine sadece 6 ay var. Yukarıda sözünü ettiğimiz büyük değişimin kolay bir şey olmadığını biliyorum. İlker Paşa da, böylesine bir sorumluluğu almak istemeyebilir. Yeni Genelkurmay Başkanı’na bırakabilir veya giderken en güç işi üstlenir ve yükü Org. Işık Koşaner ile paylaşır. İşin bu yanı onlara kalmıştır.

Alışacağız, hepimiz alışacağız...

Hepimizin bilmesinde yarar olan bir gerçek var. O da, sivil-asker ilişkilerinin tekrar eskiye dönmeyeceğidir. Ak Parti iktidarı kaybetse, yeni yasalarla yargı askeri konuların dışına çıkarılsa dahi asker-sivil ilişkileri artık yeni bir sürece girmiştir.

Eskisi gibi, bir açıklamayla politikacıya boyun eğdiren, politika oluşturan, iç ve dış politika mühendisliği yapan komutanlar dönemi kapandı. Asker de değişecek.

Atatürk ilkelerinden ödün vermeden...

Ülkenin bölünmesine göz yummadan...

Demokratik-laik sisteme inancını koruyarak...

Değişecekler... Eleştirilere alışacaklar...

Hesap vermeye alışacaklar...

Siyaset mühendisliği yapmamaya alışacaklar...

Bu arada bizler de bazı şeylere alışacağız.

Örneğin, askerimizi kışkırtmaktan vazgeçmeye alışacağız... İşimize geldikçe ona şikayette bulunmamaya alışacağız... İktidara el koyabilmek için yardım istememeye alışacağız...

Anlayacağınız, bu yolu birlikte yürümek zorundayız. Sadece askeri suçlayarak, sadece onları sorumlu görerek bir yere varamayız.

Bu değişim sürecini iyi yönetemez ve hoyratça davranırsak, TSK’yı kaybederiz.

Pakistan ordusunun nereden nereye geldiğini düşünün. Son derece disiplinli bir ordu, bugün paramparça. Kurum parçalanınca, ülke de istikrarsızlaşıyor. Hep beraber dikkatli davranmamız, yeni bir başlangıç yapmamız gerekiyor. Yanlış mı düşünüyorum?