Aziz Yıldırım'ın ilk kupası!

Cumartesi, 05 Haziran 2010 - 05:00

Ve nihayet Aziz Yıldırım bu sezonki ilk kupasını kaldırdı. Daha önce voleyboldaki şampiyonlukta yanına getirilen kupayı sponsor Acıbadem’in Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’a “Ben futbol kupasını kaldıracağım. Bunu sen kaldır” diyerek ayıp olmasın diye kenarından tutan Yıldırım, bu dileği gerçekleşmeyince erkekler basketboldaki şampiyonluk kupasını doya doya havaya kaldırdı.

Kader işte. Kaçan şampiyonluktan sonra “İkincilik başarıdır” açıklamasıyla taraftara moral vermeye çalışan, kendisini kurtarmaya uğraşan Aziz Yıldırım’ın 2008 yılında yine kaçan bir şampiyonluktan sonra Fenerbahçe Tv’de İhsan Topaloğlu ile yaptığı canlı röportajından bir bölüm aktaralım o zaman: “Futbolcularımız iyi konsantre olmamaları, pazar payını artırmak için Avrupa’ya konsantre olmaları, bir türlü içeriye konsantre olamamaları nedeniyle kaçırdılar şampiyonluğu. Bizim için Türkiye’de şampiyon olamamak her zaman başarısızlıktır. Bütün hedefimiz Türkiye’de her zaman şampiyonluğa oynayan, şampiyon da olan bir kadro oluşturmaktır. Çünkü kadro, yönetim ve camia olarak Türkiye’nin bir numarasıyız. En iyilerin olduğu yerde ben şahsen başarısızlığa tahammül edemiyorum. Her şeyiniz varken başarısız iseniz bir yerde eksiklik vardır. Biz bu eksikliği biliyoruz ve onu düzelteceğiz.”

Demek ki, iki sene önce şampiyon olamamak başarısızlık iken, şimdi ikincilik birden başarı haline gelivermiş. Çünkü verilen 3 yıl üst üste şampiyonluk sözü var. Bu sözün tutulamamasının verdiği mahcubiyet var. Ki yönetici arkadaşları geçen yıl seçim kongresinin startında verilen bu vaat öncesi Yıldırım’ı “Başkanım bu çok iddialı bir söz. 3 yıl üst üste Şampiyonlar Ligi’ne katılacağız, diye söz verin. Bu daha mantıklı” diye uyarmışlar, ancak dinletememişlerdi.

Parkelerdeki şampiyonlukları çimlere taşıyamayan, futbolda 3 yıl şampiyonluk sözü verip, son 3 yıldır şampiyonluk yüzü göremeyen Aziz Yıldırım’ın kaybı aslında çok büyük. Kaybettiği şey güven. Kendisini her koşulda destekleyen taraftarla arası artık pamuk ipliğine bağlı. Bundan sonra en ufak şeyde tribünler, teknik direktöre, futbolcuya, hakeme veya malzemeciye çıkarmaz faturayı. Direkt olarak başkana ödetir. Milyonlarca dolarlık transferler de pek kesmez insanları, çünkü her şeyin bir fiyatı vardır, ama güvenin yoktur.