Baklayı çıkarın

a
a
Pazar, 28 Kasım 2010 - 05:00

Kediye kedi denmesi...
Füze kalkanı...
12 mil meselesi...
3 general’in açığa alınması...
- Hangisini sayalım?
Herbiri diğerini unutturdu. Gündem o kadar hızlı değişiyor ki.
Siz HSYK’da mı kaldınız hâlâ?
Bekleyin.
Yarın sabaha kadar bir iki şok daha yaşarız elbet.
Olay olay olay...

[[HAFTAYA]]

*

Fakat, kaynayıp gitmeden ben şu 3 general hakkında son sözümü söylemeliyim.
Bunların terfiinde neden ısrar edildiğini anlamakta güçlük çekiyormuş Başbakan.
Öyleyse ikna edilmeliydi.
Genelkurmay niçin çıkıp şunu söylemiyor:
- Bu 3 general, çok değerli komutandır... Görevlerini fevkalâde yürütmüşler, üstün hizmet vermişlerdir. Onları feda edemeyiz.
Niçin söylemiyor?

 *

Aynı Genelkurmay, Dursun Çiçek meselesinde de böyle yaptı.
Çıkıp deseydi ya:
- En parlak subayımızdır. Ondan vazgeçmeyiz... Hatta kabahatli olsa bile onu mazur görürüz.
Bunlar söylenmediği için, kafalar karışıyor.
Karışınca da işte Başbakan, bu 3 generalin terfiindeki ısrarı anlayamıyor. 

*

Tabii bir de plağın tersi var. Başbakan şunu diyor mu:
- Bu 3 general, çok kabiliyetsizdir. Görevlerini iyi yapamadılar.
Hayır.
Başbakan da bunu demiyor.
O zaman lüzumsuz bir inatlaşma manzarası doğuyor.
Farkındaysanız Balyoz’dan falan bahsetmedim. O iş yargıda.
Bizim konumuz ise sadece terfi... ;
Ve açığa alma...
İşte bu sebeple... Bu satırlar... Arşivlere geçsin istedim.