Bedelli askerliğe yeşil ışık

Cuma, 10 Haziran 2011 - 05:00

Başbakan Tayyip Erdoğan, bedelli askerlik konusunda “Önümüzdeki dönemde Genelkurmay’la konuşup mutabakat sağlarsak adımlarımızı atarız. Sırtımda küfe var.

Şehit ailelerinin de belli bir adım atması lazım. Bunun belli bir çözüme kavuşması lazım. Milli Savunma Bakanlığı’nın da bu konuda çalışması var” diye konuştu.

CNN Türk’te önceki akşam canlı yayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırladık. Erdoğan, benimle birlikte CNN Türk Haber Koordinatörü Yavuz Oğhan, CNN Türk Ankara Temsilcisi Hande Fırat ve Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Metehan Demir’in sorularını yanıtladı. Elazığ mitinginden Ankara’ya dönen Başbakan Erdoğan programın yapıldığı AK Parti Genel Merkezi’ne kızı Sümeyye Erdoğan ile birlikte geldi. Sümeyye Erdoğan reklam arasında babası Tayyip Erdoğan’ın yanına gelerek bazı raporlar ve haberler hakkında hatırlatmalarda bulundu.

23.00 civarında başlayan programda 2 saati aşkın sürede dış politikadan ekonomiye, Kürt meselesinden yeni bakanlıkların oluşumuna kadar pek çok şeyi konuştuk.

[[HAFTAYA]]

Başbakan Erdoğan bir hafta kadar önce de Doğan Grubu’ndan Kanal D Televizyonu’nda Mehmet Ali Birand’ın sorularını yanıtlamıştı. CNN Türk’te Hande Fırat’ın başarıyla yönettiği programda Başbakan Erdoğan, “A’den Z’ye kamuoyunu ilgilendiren her şeyi sorabilirsiniz” diyerek konuşmaya başladı.

Erdoğan ile yaptığımız sohbetten öne çıkan soru ve cevaplar şöyle:

Mutsuz olduğunuz bir miting oldu mu?

Evet, Hakkari oldu. Nedenlerini de zaten biliyorsunuz. Halk tehdit edilmemiş olsa, esnafa kepenk kapattırılmamış olsa... Bugün de açıkladım, düşünün benim Hakkari’de merkez ilçe başkanım şu an infaz edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Ama billboardlara baktığınız zaman bağımsız adaylar “demokrasi ve özgürlük” diyorlar. Nasıl demokrasi, nasıl özgürlük bu? Daha önce benzer bir yaklaşım Yüksekova’da da yaşanmıştı.

Seçimden sonra yapacağınız balkon konuşmasında hangi mesajları vereceksiniz?

Sürecin bir özeti olacak. Türkiye’nin geleceğine dair mesajlar yer alacak. Ülkemizin geleceği için özgüveni daha da yükselten bir konuşma olacak.

Gücün sizi yanlış bir yere sürükleyebileceğinden endişe duyuyor musunuz?

Bizim gücümüz halktan ve insanların teveccühünden geliyor. Şahsımdan kaynaklanan bir şey değil. Tayyip Erdoğan mütevazı bir insandır. Bunu çevremdeki arkadaşlarım da bilir. Gurur ve kibir, en nefret ettiğim özelliklerdir.

“Kadın mı kız mı ben onu bilemem” gibi bir değerlendirmeniz olmuştu. Buna benzer konularda pişmanlık duyduğunuz, “Bu kadar sert olmasaydım keşke” dediğiniz bir söz var mı?

Sertlik başka bir olay. Bir de seçilen kelimeler kavramlar var, bu da farklı bir olay. Benim hitabet tarzım farklıdır. Birisi gümür gümbür konuşur, birisi yumuşak tarzda konuşur. Benim konuşma tarzımda gümbür gümbür konuşma vardır. Kız veya kadın ifadesi noktasında kadın dersem kızsa hakaret telaki eder, kız dersen bunu bu şekilde hakaret telaki eder. Bunun farklı yerlere çekilmesinin bir anlamı yok.

 İşadamı İnan Kıraç’la ilgili söylediğiniz “Risk alıyor” ifadesi yanlış mı anlaşıldı?

Ben o ifadeyi yine kullanırım. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir holding yahut da bu tür işadamları kalkıp o ülkenin siyasi hareketleri üzerinde genellikle çok açık beyanda bulunmazlar. “Şöyle olacak böyle olacak” demezler. Böyle bir riski üzerine alamaz, ben bunu söyledim.

Burada risk nedir peki?

Örneğin beni açılışına davet ediyor. Gitmem!

TÜSİAD’ın duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

TÜSİAD’ın ne olduğu belli değil. Ne zaman ne yaptığı belli değil. Ama konumu belli zaten. Biz bunu biliriz. Bir anayasa çalışması yaptılar mesela... Niye bunu sahiplenmiyorlar, sormak lazım. “Bu bilim adamlarının görüşü, bizi bağlamaz” dediler.

Seçimden sonra İmralı’dakinin serbest kalabileceği yönündeki iddialara ne diyorsunuz?

İddia sahibi kim? Bahçeli. O zaman bu iddiasını ispatla mükellef değil mi? Peki bugüne kadar siz Bahçeli’den “Filanca ile görüştü, şu sözü verdi” dediğini duydunuz mu? “Abdullah Öcalan’ı bırakmayı planlıyorsunuz” gibi saçma sapan bir şey uydurdu. AK Parti döneminde böyle bir şey beklemesinler. Bunun artık kararı bitmiştir, kesinleşmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkumdur.

Devlet Bahçeli’nin Diyarbakır’a gidip miting yapmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Siyasetin içerisinde olan tüm partilerin bölgede gidip siyasi faaliyette bulunmaları, parti teşkilatlarını hareketlendirmesi bölge barışına katkı sağlar.

Bahçeli, Kürt yurttaşlarımıza hitaben “Anadil karnınızı doyuracak mı?” demişti? Siz hangi noktadasınız?

Biz Türkçe’nin dışında resmi dil tanımıyoruz. Ama anadil konusunda kursların açılmasının önünü biz açtık. Gidip oralarda eğitimlerini alabilirler. Biz üniversitede önünü açtık ama orta ve lisede bu mümkün değil. Bugüne kadar üniversitelerde böyle bir adım var mıydı? TRT Şeş yayın yapıyor, olağanüstü hali kaldırdık. Çekiç Güç’ü gönderdik. CHP Genel Başkanı, Kürt kelimesini ağzına alamazken Tayyip Erdoğan, “Kürt kardeşlerim” diye bangır bangır her meydanda bunu konuşmuştur. Bizi ayıramazlar. Bizim dönemimizde inkar ve asimilasyon söz konusu değildir.

Bazı generallerin “Balyoz” soruşturması kapsamında tutuklanması Yüksek Askeri Şura’da (YAŞ) sıkıntı yaratır mı?

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde herhangi bir aksama söz konusu değil ve kimsenin yeri de bu noktada boş değil.

Türkiye, asker-sivil ilişkileri anlamında normalleşmeye gidiyor mu?

Türkiye’de demokrasi güç kazandı. Asker-sivil ilişkileri de şu anda iyi bir noktada ama bu konuda bazı çevreler, özellikle de bazı medya kuruluşları tahrik rolü üstleniyor.

Nasıl bir medya sizi şikayetlerinizden arındırabilir?

Nuray Mert, Abbas Güçlü gibi isimlerle ilgili sözlerinizi, Hasan Cemal ve Taha Akyol gibi isimler eleştirdiler? Niye? Siz medya mensubusunuz, sınırsız özgürlük mü var? Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümetine “Dersim’de yapılan yollar, harekat için yapılan yollardır; barajlar güvenlik için yapılmıştır” denmesini bizim makul karşılamamız mümkün değildir.

İnternet erişimine ilişkin düzenleme sınırlama getirmiyor mu?

Bizim internetle ilgili bir sınırlamamız yok, tam tersine daha önce gayri ahlaki yayınların yayımlanması noktasında vatandaşımız tutuyordu, ücretli olarak müracaatını yapıyor, orada bir filtrasyon istiyordu. Şimdi biz, ücretsiz bunun yapılabileceğine dair düzenleme yaptık ve ağustos itibarıyla yürürlüğe girecek. İsteyen filtrasyonu kullanır, istemeyen kullanmaz.

5393’e göre belediyelerde çalışan 4B’liler kadroya alınacak mı?

205 bin kişiyi 4B kadrosundan 4A kadrosuna aldık. Belediye ve KİT’lerde çalışan 107-108 bin civarında 4B’li ile ilgili seçim sonrasında çalışma yapılacak.

Öğretmen atamalarında durum nedir?

Bu yıl 30 bin öğretmen ataması yaptık. 10 bin atama daha yapacağız. 1 Eylül itibarıyle 40 bin öğretmen işe başlayacak.

Bedelli askerliğe nasıl bakıyorsunuz?

Genelkurmay’ın düşüncesini önemsiyoruz. En büyük endişemiz, şehit aileleri. Onların da belli bir noktaya gelmesi lazım. Böyle bir karar alacaksak, adil olacağız. Ama çözülmesi gerektiğine de inanıyorum. 40-50 yaşında olup da askerliğini yapamamış olanlar var. Önümüzdeki dönemde yine konuşuruz, müzakere eder, mutabakat ararız, adımı atarız. Benim sırtımda küfe var.

Suriye ile ilgili ekstra nasıl gayret sarfedilebilir?

Şu anda cumayı ve pazarı çok önemsiyoruz. Hatay, Gaziantep, Mardin tarafında tedbir alındı. Halep bölgesinde maalesef büyük sıkıntı var.

Azınlıkların ibadetleriyle ilgili önemli adımlar attınız ama Heybeliada Ruhban Okulu hala kapalı. Seçim sonrasında okulun açılacağını müjdeleyebilir misiniz?

Azınlıklar konusunda da muhataplar aynı adımı atmadı. Diyelim ki, Ermeni vatandaşlarımızın şahsında biz bunları yapıyoruz, siz ne yapıyorsunuz? Gelin Karabağ sorununu çözelim, kapıyı ne zaman açacaksınız? Ne kapısı? Karabağ konusunda olumlu yaklaşımını göster, biz bu adımları atalım. Karabağ ile bu kapı olayı birbiriyle bağlantılıdır. İkinci konu ruhban okulu. Biz bu konuda olumluyuz, bakın bunu da söyleyebiliyoruz: Biz kalkacağız Sümela’da ayin yaptıracağız, Almanya’daki Hristiyanlar Tarsus’la ilgili özel müsaade isteyecekler, onlara müsaade edeceğiz. Yetimhaneyi bizzat Patrik’le gezdik, gördük. Ondan sonra bitirip teslim ettik. O da bitti. Bizim Atina’da bir cami sorunumuz var. Orada iki tane tarihi camimiz var, bize hep söz veriyorlar, hâlâ açılmış cami yok. Son dönemde Batı Trakya’da hoş olmayan gelişmeler var. Örneğin, Gümülcine’de baş müftü seçimini orada müslümanların yapması lazım, Yunanistan kendisi atıyor. Burada patriği biz mi atıyoruz? Buradaki patriği, Lozan’a göre bizim vatandaşımız olan Sen Sinod meclisi üyelerinin ataması lazım. Son olarak Karamanlis’e ve Yorgo’ya söyleyin, vatandaşlık müracaatı yapsınlar, Lozan’a uygun hale gelsin. Hâlâ bizi oyalama taktiği yapıyorlar. Onlarda olumlu adım görelim ki biz de gerekeni yapalım.

Sizin ortaya attığınız yerli otomobille ilgili gelişme var mı?

Bu işi kendi aralarında konuşmaya başladılar. Bu iş tutacak. 2023 projesinde göreceğiz.