Ben küçüktüm Karadeniz

Pazar, 20 Haziran 2010 - 05:00

Olcay Sönmez, damak tadına düşkün olduğu kadar yemek yapmayı seven biri. Datça’ya tepeden bakan yazlık evinde elcağızıyla hazırladığı nefis yemeklerin keyfini, bilen bilir. Olcay, daha önce İnkılap Kitabevi’nde yayımladığı ‘Bizim Balıklarımız’ ve ‘Şarap ile Doğayı Yudumlamak’ kitaplarından sonra bu kez ‘Ben Küçüktüm Karadeniz’le huzurunuzda. Çocukluğunu geçirdiği şirin Fatsa’nın, lezzetleri, sofraları, gelenekleri ve çok sevdiği güzel insanlarını bizimle paylaşıyor. Ailelerin harcını hazırlayıp mahalle fırınında pişirttikleri, yöresel adıyla ‘yağlı’ olarak bilinen açık ya da kapalı peynirli, kıymalı üzerine bolca tereyağı sürülen, yumurta kırılan Karadeniz pidesiyle açılıyor bu yeni kitabın sayfaları. Ardından, sevimli komşuları Haykaz Amca’nın ‘bıldırcınlı pilavı’ ve ‘kuzu budu’, Leon Ağabey’in ‘kaz dolması’, Uzun Osman’ın ‘kiremitte palamut’u, Mümin Amca’nın ‘kefal pilakisi’, Dayı Ahmet’in ‘yumurtalı pırasa’sı, Hafız Ahmet’in ‘yayla çorbası’ ile yadedilen daha nice yemekler, bol resimli tarifleriyle birlikte bu resmigeçide dahil oluyor. Olcay’ın kitabı sadece bir yemek kitabı değil; çünkü gerçek çocukluk anılarının doğal sıcaklığında pişmiş... Günlük yaşama tanıklık eden silik siyah-beyaz fotoğrafların süslediği çocukluk anıların lezzeti, yemek tariflerine karışıyor. Size de bu ‘Rengarenk Tatlar ve Sofralar’ a konuk olmanızı öneririm. (İnkılap Kitabevi, İstanbul, 2010)

BALLI YAZILAR

Bal düşkünleri, hepinize Matro GASTRO dergisinin 10. Yıl özel sayısını almanızı öneririm. Bu sayıya ek olarak verilen ‘Ballı Yazılar’ 400 sayfalık şahane bir kitap çünkü. Gastro’nun çalışkan editörü Nilhan Aras’ın hazırladığı bu kitapta bala dair her şeyi bulabilirsiniz. Her biri kendi alanında uzman olan Ahmet Uhri, Arif Bilgin, Mary Işın, Nazlı Pişkin’den Kan Tekinşen, Aslı Elif Sunay, Nuray Şahinler, Osman Kaftanoğlu’dan Tijen İnaltong’a ve diğerlerine, hatta ‘içinden bal geçen’ sinema filmlerine, bu ortak esere dahil olan makalelerden neler öğreniyoruz neler. Çünkü bal, sadece doğanın bir mucizesi değil aynı zamanda insanın tatlı bir serüveni. (Metro Kültür Yayınları, İstanbul, 2010)

KADİM ŞEHİR GAZİANTEP

Gaziantep’in köklü ailelerinden Akten Köylüoğlu’nun yıllarca süren araştırma tutkusu ile bir kanaviçe gibi sabırla işleyip bize sunduğu ‘Kadim Şehir Gaziantep’, dev bir eser. Bir kentin etnografyası, içinde doğan bir kişi tarafından, ancak bu kadar güzel yazılabilir. Tanışmak onuruna erdiğim bu gerçek hanımefendinin nezaket ve mütevaziliğinden de etkilenmemek mümkün değildi. Giyimden, evlenme törenlerine, cenaze törenleri ve taziyeye, bebek hazırlıklarından lohusaya; bayramlara, hamam geleneğine, Antep çıbanına bilgiler, anılar ve resimler... Gaziantep’e özgü ‘kutnu’ kumaşı, altıntel işleme, eski Antep evleri ve eski yaşam biçimi, üzüm pekmezinin ardından, gelenekler, sofralar, ziyaretler, halk oyunları, halk deyimleri ve maalesef kaybolan meslekler... Antep’i ‘gazi’ yapanların kahramanlık öyküsü de var. ‘Nasıl edinebiliriz?’ diye sonralara, İstanbul Gaziantepliler Derneği ya da Gaziantep Şehit Kamil Belediyesi Kültür Müdürlüğü’ne başvurmalarını salık verebilirim.