Beyin göçünde son durum

a
a
Salı, 14 Eylül 2010 - 05:00

TÜBİTAK, Türk beyin gücünü yurda döndürmek için Aralık ayında Amerika Birleşik Devletleri’ne çıkarma yapmaya hazırlanıyor. ‘Destination Turkey’ (Hedef Türkiye) sloganıyla düzenlenecek büyük çaplı etkinlikte, Avrupa Birliği ve TÜBİTAK fonlarıyla ülkeye geri dönmesi hedeflenen süper beyinlere, Türkiye’nin üniversite ve sanayi kuruluşlarının imkânları sunulacak. Öğrendiğimiz kadarıyla Avrupa Birliği fonlarıyla bugüne kadar 100’e yakın Türk araştırmacı yurda döndü.

[[HAFTAYA]]

Beyin göçü 1960’lı yıllarda başlayan, önce doktorlar, mühendisler ve sonra bilim adamları arasında yaygınlaşan bir durum. Aslında beyin göçünü iç ve dış beyin göçü olarak ikiye ayırmak gerekir. Devlet üniversitelerinden vakıf üniversitelerine öğretim üyesi transferleri iç beyin göçüdür. İç beyin göçünün ülke açısından pek fazla zararı yoktur. Dış beyin göçü ise iyi yetişmiş yetenekli işgücünün gelişmiş ülkelere akışıdır ve ülkeye zararı çok büyüktür.

Yapılan araştırmalara göre Türkiye, beyin göçü en fazla olan 34 ülke içinde 24’üncü sırada yer alıyor. Maalesef ülkemiz iyi eğitim gören yüz kişiden 59’unu elinden kaybediyor. Beyin göçü sadece Türkiye’nin değil dünyanın da önemli bir sorunu. Beyin göçünün fazla verildiği ülkeler arasında Hindistan, Pakistan, Çin, Filipinler, Cezayir, Fas, Tunus, İran, Mısır, Nijerya, Türki Cumhuriyetler yer alıyor. Önemli ölçüde beyin göçü alan ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya, Afrika, Almanya, Fransa başı çekiyor.

AB fonlarını kullanarak Türkiye’ye dönen Türk araştırmacıların söylediklerine baktığımızda Amerika ile Türkiye arasında deneysel araştırma olanakları arasında dramatik denecek bir fark yok. Ama Türkiye’nin bu alana ayırdığı ekonomik kaynakların kısıtlı olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Amerika, özellikle deneysel araştırma yapmak isteyen bilim adamları için bir cennet. Çünkü bu işe ayrılan kaynaklar, yaratılan olanaklar diğer ülkelerle kıyaslanamayacak kadar çok. Bu da Amerika’nın araştırmalar açısından cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Ancak, Türk bilim adamlarının ülkelerine fayda sağlamak için buradaki şartları zorlamaları gerektiğine inanıyorum.

Bu hafta birinci sınıflar ve bazı okullar ders başı yapacak. Ülkeye yararlı çok sayıda değerli beynin yetişeceği, eğitim alanında sorunlardan çok çözümlerin ve başarıların konuşulacağı bir eğitim-öğretim yılı olmasını diliyorum.