Bir de bu var

Pazar, 27 Haziran 2010 - 05:00

Şehit Anneleri ağlıyor da, peki, dağdaki çocukların anneleri ağlamıyor mu?

Şehit Anneleri her cenazede komutanların yanına gidip durdurun şu kanı, yeter diye hıçkırıyor da, peki, dağdakilerin anneleri, Öcalan’a, Karayılan’a, şuna buna yeter artık evlatlarımızı ateşe atmayın diye seslenmiyor mu?

*** 

Sahi... Onlar niye susuyor?

Dağdakilerin, 26 yılda 29 bin kayıp verdiğini biliyoruz.

29 bin can bu.

Peki, anne yüreği buna nasıl dayanıyor?

Niye bunlar terörü protesto etmiyor?

Niye hiçbiri gidip BDP’nin kapısında yardım edin, bitsin bu şiddet diye bağırmıyor? Niye o anneler Habur Kampı’na doğru seslenip silahı bırak, oğlumu geri ver diye avazı çıktığı kadar haykırmıyor?

***

Anne, her yerde annedir. Anne, her yerde kutsaldır... Anne, çocuğunun üstüne kapanır... Fedakârlık timsalidir o... Dayanamadığı tek şey evlat acısıdır. Nitekim Şehit Anneleri’nin gözyaşları dinmiyor, dinmez... Allah sabır versin.

Peki, dağdakilerin anneleri ne hissediyor? Niye bunlar sesli veya sessiz bir gösteri yapmıyor? Bunlar niye yollara düşüp Kandil Dağı’na bir mesaj yollamıyor? Çocukları -henüz ölmediyse bile-her an ölümle karşı karşıyadır. Öyleyse o anneler niçin hâlâ hareketsiz? Niçin

***

Bu ülkede her tehlikeyi önce kadınlar sezmiş ve bayrak açmıştır.

Şiddeti durdurmak için yine kadınların öncülüğüne ihtiyaç var.

Dağdakilerin anneleri de bu toprakların kadını olduklarına göre, onlardan eşyanın tabiatına uygun refleksler bekliyoruz.

26 yıl rötarla olsa dahi.