Biraz karışık

Salı, 09 Şubat 2010 - 14:17

Hatırlayınız...
Dindarları eleştirenler dinsiz diye suçlanınca, cız, eleştirmekten vazgeçtiler.
Bir süredir de darbecilerle darbe karşıtları çatıştı durdu. Asker dostu
- Asker düşmanı gibi sıfatlar havada uçuştu. Ne kadar ucuz laf bunlar.
Vatan hainleri’ni vatansever’lerden nasıl ayırabildilerse, gönüllerince kategorize ettiler.
- Tek Parti...
- Sivil vesayet...
- Askeri dikta.
Laf.
Hepsi boş.

***

İlk seçimde, halkın karşısına çıkıp ne diyecekler?
- Bana oy ver, çünkü ben laik’im.
- Bana oy ver, ben ulusalçıyım.
- Hayır, bana ver ben Askerciyim.
- Hayır, bana... Çünkü ben
Asker karşıtıyım.
Hiçbiri sökmez.
Bunların hiçbiri tek başına bir şey ifade etmez.
Bildiğiniz eğilimlerin hepsi eskimiştir... Seçime kadar daha da eskiyecektir. Hatta bıktıracaktır.
Yeni kozlar, yeni malzemeler lâzım.

***

Demek ki, siyasi partiler, oturup başka bir söylem ve eylem plânı hazırlayacaklar. Çare yok.
Anayasayı değiştireceğim diyerek, vatandaşa noterden senet bile verseniz, vatandaşın umurunda değildir Anayasa... Günlük hayattan ne haber? Vatandaş ona bakar.
IMF’yi ister sev, ister kov... Vatandaş iş ve aş’a bakar. Bir trafik kanunu, bir plaka düzenlemesi, bir vergi indirimi, Anayasa’dan daha çok ilgilendirir onu.

***

Şuraya gelmek istiyorum.
Her seçimde bize ille bir öcü gösterirler, ona göre oy isterler.
Bu seçimde bir öcü gösteremeyecekler. Bilakis, ışık ve umut göstermeye mecburdurlar.
En çok kapı çalan, en çok gönül alan, en çok sevgi dağıtan, en çok moral veren, insanı insan yerine en çok koyan, kârlı çıkacaktır. Aslında
en zor değil, en kolay seçim bu.