Birikmiş notlar

Perşembe, 10 Haziran 2010 - 05:00

Önce şu, yağmur’a teslim olan şehire bakın.

Ne asfalt yapmışlar ama... ne biçim yol bunlar?

Bunlar ne biçim mühendis, müteahhit?

Ne biçim malzeme?

Ne biçim hesap kitap bu?

Acaba hangi okullardan mezun olmuşlar? İşi amele’ye bıraksalardı bundan alâsını yaparlardı.

***

Diğer notumuz, dışarıdan gazel okumaya dair.

Bizimkiler, İsrail Halkı’na sesleniyor: O hükümetten kurtulun.

İsrailliler de Türk Halkı’na sesleniyor: O hükümetten kurtulun.

Ne demokrasiye sığar, ne çağdaşlığa, ne uygarlığa, ne diplomasiye, ne de bağımsızlığa.

İsrail Hükümeti’nden bana ne, benim hükümetimden İsrailliye ne?

Ayıbın böylesini ilk def’a görüyorum. Hayrola... Kişisel iradelere iç müdahale yetmiyordu, bir de dış müdahale mi çıktı başımıza?

Ben bunu zûl addederim... Herhalde karşı taraf da öyle addeder.

***

Bugün son notumuz referanduma dair.

Galiba ot gibi, saman gibi, renksiz ve ruhsuz bir oylama olacak. Zira önemli maddeler uçup gidince, paket zaten kuşa dönecek.

Ama söyleyeceğim şey başka.

Şunda ısrarlıyım:

Referandum sonuçlanmadan işlem bitmeyeceğine göre, Anayasa Mahkemesi maçın ortasında sahaya girmemeli.

Paketin kanunlaşması, Referanduma bağlı... Peki, henüz kanunlaşmamış bir paketin nesini inceliyor mahkeme?