Birikmiş notlar

a
a
Pazartesi, 15 Kasım 2010 - 05:00

Önce özür:

Dünkü yazımın bir yerinde Yılmaz Güney diyeceğime Deniz Gezmiş demişim. Çok dikkatli ve titiz olmama rağmen bir seferinde de Deniz Gezmiş yerine Deniz Baykal demiştim.

Bereket arif olan anlıyor.

Yine de özür dilerim.

*** 

Devirdiğim en büyük çam nedir, bilir misiniz?

Adnan Kahveci öldüğünde, ardından yazdığım yazıyı toprağı bol olsun diye bitirmiştim. Tabii okuyucu, hemen bildirdi haddimi. Müslüman’a Toprağı bol olsun denir mi?

[[HAFTAYA]]

Okuyucu mektuplarından biri şöyle sitem ediyordu:

- Sayenizde merhum Kahveci’nin gayrimüslim olduğunu da öğrendik. Hangi millettendi acaba?

 ***

Mesleğe yeni başladığım yıllarda, nöbetçi olduğum bir gece, spor sayfasının başlığıyla birinci sayfanın manşetini birbirine karıştırmıştım.

Gazete şöyle çıktı:

Güreş Şampiyonası başlıyor.

Demirel rakipsiz.

Spor sayfası da şöyle:

AP’de Büyük Kongre.

Şike söylentileri var.

Önce kovuldum.

Sonra affedildim.

***

Yazıları daima birisinin okuması şart. Sırf hukuki sebeple değil. Çok şükür, hukuk sınırlarını hiç aşmam. Ama teknik hata olabilir, imla hatası olabilir, ya da dünkü gibi isim hatası olabilir. Her şey olabilir.

Elif Yılmaz’dan bana hayır yoksa da bu konuda şanslıyım. En iyi öğretmeni buldum. Betül Öğretmen derim ona... Betül Kabahasanoğlu. Yazıişleri Müdürü. Ricamı kırmaz, bütün yazılarımı önceden okur. Hem de aksi bir öğretmendir, virgül hatası bile kabul etmez.

İşte... O gün Betül Öğretmen gazetede yoktu.

Eğer olsaydı Yılmaz Güney yerine Deniz Gezmiş yazdığımı hemen fark eder, kulağımı çekerdi.