Aytül Farquharson

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Birlikte yaşlanmanın yolları

Pazar, 25 Temmuz 2010 - 05:00

Bugünün dünyasında, uzun yıllar başarıyla yürüyen ilişkilerin öyle kolay rastlanır türden olmadığı şüphesiz. Ve bu tip ilişkileri yürütebilen çiftlerin ortak bir özelliğinin olduğu da: İLETİŞİM! Yani her iki tarafın da düzenli olarak birbirleriyle konuşabilme yeteneği. Sakin, suçlama katmadan, geçmişi geleceği deşip birbirine harmanlamadan. Tartışmalar, konuşarak sağlıklı iletişim kurabilen çiftlerin pek çok konuda birbirlerine tamamıyla açık olduklarını gösteriyor.  Peki ya sizin ilişkiniz sağlıklı bir iletişimden nasibini almış mı?

1 Birbirinize karşı beklentilerinizi açıkça ifade edebiliyor musunuz? Her ikinizin de ilişkiye etirdiği artıların farkında mısınız ve bu artıları onunla konuşurken açıkça kabul edebiliyor musunuz? Kabullenemeyeceğiniz davranış biçimlerinin neler olduğunu açıkça söyleyebiliyor musunuz ona? Bu sorulara verdiğiniz cevaplar ilişkinizin kendi kendini ayakta tutup tutamayacağını gösteriyor. “İlişkilerin uzun süre devam etmesine neden olan esasen aradaki sevgi değil, her iki tarafın da ilişkiye katkıları” diyor uzmanlar. İletişimden anlamamız gereken şu: Bizim beklentilerimizi partnerimizin verebilecekleri karşılar mı?

2 İlişkinizde kimliğinizi kaybetmemek, karşınızdaki tarafından anlaşılıp değer görmek ve olduğunuz gibi kabul edilmek için ihtiyacınız olan şeyleri partnerinize açıkça anlatabiliyor musunuz? İlişkilerde kronik olarak karşılanmayan ihtiyaçlar şiddetli hayal kırıklığına ve öfkeye yol açacaktır. Tarafların birbirlerinin ihtiyaçlarına gösterdiği saygı ilişkinin sağlıklı olarak uzun yıllar devam edebilmesinde gece ile gündüz arasındaki farkı yaratıyor.

3 Hassas olduğunuz konulardan rahatça bahsedebiliyor musunuz partnerinize? Mesela sizi kıran sözler, davranışlar veya tavırlar varsa bunları açıkça anlatabiliyor musunuz? Yoksa, bunu yapmaya cesaretiniz olmadığı için karşınızdakine öfkenizi onun açığını yakalayarak mı kusuyorsunuz? Kendi hassas olduğumuz konular hakkında konuşmak karşımızdakinin hataları hakkında konuşmaktan daha zor hiç şüphesiz. Duygusal olarak zayıf olduğumuz konularda konuşmak cesaret isteyen bir şey. Pek çoğumuzun da yaptığı büyük bir hata kendi hassasiyetlerimizden bahsetme cesaretimiz olmadığı için, karşımızdakini suçlamak ve kırgınlıklarımızdaki sorumluluğu partnerimize yüklemek.

4 Kabul edemeyeceğiniz şeylere karşı koyma cesaretiniz var mı? Sağlıklı iletişimi kurup sürdürebilmek için partnerinizin sizi üzen, kıran veya sıkan davranışlarının neler olduğunu açıkça anlatabilmeniz gerekiyor. Hiç şüphesiz romantik ilişkilerde partnerlerin birbirlerine gönderdikleri mesajların kimileri olumlu kimileri de olumsuz. Olumlu mesajlar kendimize güvenimizi arttırırken, olumsuz mesaj aldığımızda partnerimizin bizimle mutlu olmadığı, bizden şikayetçi olduğu kaygısına kapılıp reaksiyon göstermemiz mümkün. Fakat bu tip durumlarda hatırlamamız gereken, partnerimizi üzen durum bizimle alakalı olsa bile aslında onun geçmişindeki üzücü birtakım tecrübelerden kaynaklanıyor.

Uzun yıllar süren sağlıklı ilişkilerde partnerlerin paylaştığı bir başka özellik ise cinsellik. Paylaştığınız cinselliği daha iyi tanımaya hazırsanız işte size 4 soru:

1Onunla cinsellik hakkında sevgi dolu bir şekilde konuşabiliyor musunuz? Seks konusunda konuşmak herkes için kolay değil. Fakat sağlıklı bir cinsel paylaşım için partnerimizin cinsel ihtiyaçlarının neler olduğunu anlamamız şart. Ona verebildiğimiz ve veremediğimiz şeylerin adamakıllı bir değerlendirmesini yapabilmemiz için. Bu da ancak açık bir diyalogla gerçekleşebilecek bir şey.

2 Birlikte kurduğunuz bu hayatta cinsellik ne kadar önemli? Bu noktaya nasıl ulaştınız ve nereye doğru ilerlemeyi arzu ediyorsunuz? Pek çok çift zaman içinde gitgide önemi azalan cinselliği iletişim olarak kullanmaktan vazgeçiyor. Oysa ilişkinin cinsel boyutu üzerinde konuşmak, beklentilerin neler olduğunu belirlemek, ilişkinin sağlığı açısından çok önemli.

3 Şimdiye kadar paylaşılan cinsellikte en iyi anlar nelerdi? Bu soru hiç şüphesiz sizi eski tecrübelere döndürecek iyi ve kötü anları tekrar yaşatacak. Tabii bu egzersizdeki hedef iyi anları keşfederek cinsel yaşantınızın gelecegini belirlemek.

4 Cinsel beraberliğimizi nasıl tanımlayabiliriz? Her çiftin cinselliği tiplemelere göre tanımlanabiliyor. Bazı ilişkilerde cinselliğin bu tiplemelerin bir karışımı olması da mümkün tabii. Fonksiyonel: Eğer cinsellik size zevkten daha çok bir görev gibi geliyorsa o zaman hic şüphesiz ait olduğunuz tip bu. Vahşi: Tutkuyla dolu, aynı anda orgazmın rahatça başarılabildiği, göz kontağının ve dokunmanın fazlasıyla hakim olduğu bir cinsellik türü. Hayvani: İç güdülerle yönetilen bir cinsel ilişki. Patneriniz size kullanılacak bir obje gibi geliyor ve parnetinizi arzu veya cinsel isteklerinize göre kullanıyorsunuz. Temaslarınız kısa şiddetli, gürültülü, yüzeysel, ter döktürücü ve rahatlatıcı türden. Derin: Cinsel arzunun ilahi bir ritüelmişçesine yaşandığı ilişkiler. Değerlendirmenizi yaptıktan sonra keşfettiğiniz tiplemeden memnun musunuz? Partnerinizle tecrübe etmek istediğiniz bir başka cinsel tipleme var mı yoksa?

Birlikte olduğunuz kişiyle ilişkinizi gözden geçirirken üzerinde durmanız gereken başka bir nokta: Birlikte yaşlanmanız mümkün mü? Bu konuda da kendinizi tanımanız için size 4 soru:

1 Eğer çocuk yapmak istiyorsanız veya daha önceden çocuklarınız varsa birlikte annelik babalık yapmak arzu ve isteğinde misiniz? Eğer çocuk yetiştirmek gibi uzun vadeli ve zahmetli bir işi birlikte göğüsleyebiliyorsanız, birlikte yaşlanma şansınız da yüksek demektir.

2 Çocuklarınız sizin için hayatınızdaki önceliği mi oluşturuyor? Çocukların kişinin hayatında öncelik sahibi olması kişinin çocuklarını önemsediğini ve çocuklarının yetişmesinde elinden gelenin en iyisini yapacağını gösteriyor. Bu da fazlasıyla olumlu bir tavır. Fakat çocukların anne babanın yegane uğraşısı haline gelmesinin bir sağlıksızlık göstergesi olduğu da kesin. Bu tip ilişkilerde çocuk ilişkideki 3. şahıs haline geliyor. Birlikte sağlıklı yaşlanabilmek için seçtiğiniz ebeveynlik stillerinin de her iki tarafı memnun etmesi gerekiyor. Partnerinizle bu konuda da açıkça konuşmanız gerekiyor.

3 Şimdiye kadar birlikte geçirdiğiniz yıllarda herhangi bir sorunla karşılaştığınızda veya neşenizi kaçıran bir olay olduğunda sakin bir şekilde konuşup anlaşmanız mümkün oldu mu? Partnerlerin sakin ve medeni bir şekilde konuşmayı başarabildiği ilişkiler her türlü fırtınaya göğüs gerebiliyor. Üstelik bunlara aldatma, ilgisizlik vs de dahil! Ne konuda olursa olsun sakin ve medeni şekilde konuşarak çözüme ulaştırılan anlaşmazlıklarda o sayfayı kapatıp yenisini açmak mümkün olabiliyor. Aksi taktirde sürekli eski defterleri karıştırıp “Sen vakti zamanında da bana bunu yapmıştın...” mantığıyla yaşayan biriyle yaşlanmak pek mümkün olmayacaktır.

4 Kendinizi partnerinizle birlikte yaşlanırken hayal edebiliyor musunuz? Hiç kimse mükemmel değil. Önemli olan da mükemmellik değil zaten. Uzun hayat yolculuğunda partnerinizle birlikte ilerliyor olabilmek önemli. Unutmayın ki; başka birini değiştirmeniz pek mümkün değil ama kendinizi değiştirmeniz mümkün. Kendi hatalarımızı görüp kendimizi daha iyi bir insan haline getirebilmemiz o ilişkide büyümemiz demek olacaktır. Karşılıklı partnerlerin büyüdüğü bir ilişkide hiç şüphesiz büyüyecektir.