Biterken

Pazartesi, 10 Temmuz 2017 - 05:00

Yürüyüşün getirdiği başka çağrışımlar da var. “Adalet” denince, bunu sadece mahkeme kararları’ndan ibaret sanmayın.

- Her yerde adalet.

Siyasette, ticarette, rekabette. Sınavda, tayin ve terfide, günlük hayatta, trafikte bile adalet.

Aşkta adalet.

Kavgada bile adalet.



Zaten “adalet” kelimesinin cazibesi buradan geliyor.

Mesele sırf yargıyı kapsamıyor ki. Katılımcıların çoğu, hayattaki çeşitli haksızlıklar’a da direniş için oradaydılar. Dicle Nehri’nin kenarında kuzusunu kaybeden garibanlar da oradaydılar.

- Okulda adalet.

- İş yerinde adalet.

- Vergide adalet.

- Ödülde bile adalet.



Yani bu iş, hakim ve savcıları hedef almakla bitmiyor. Kaldı ki, binlerce hakim ve savcıyı aynı potanın içine atmak, bizatihi adaletsizlik olur.

- Seçim Sistemi’nde adalet... Hani?

- Partiler Kanunu’nda adalet... Hani?

Neler var, neler.

Özeti: Düzen değişikliği değilse bile “düzene çekidüzen.”

Bütün mesele bu.

Yani, daha derinlerde.



Yürüyüşün olaysız geçmesi, demokrasimiz adına büyük olgunluktur.

Hele Hamburg’taki dehşeti gördükten sonra, kamu düzeni adına büyük disiplindir.

Güvenlik güçlerimiz adına ise, dört dörtlük bir başarıdır. Kutlarız.

Not:

G20 fotoğrafına bakınca görüyoruz ki, liderlerin çoğu çaylak. Bu bakımdan... İçlerinde bizimki duayen sayılır.