Böyle olduk

Çarşamba, 25 Ağustos 2010 - 05:00

İpe un sermek isteyenler hep derlerdi ki:
- Hele şu bayram bir geçsin de
bakarız.
Şimdi çifte mazeret var:
- Hele şu referandum bir
geçsin de bakarız.
Olur. Bakarız.
Borç mu verecek, iş mi verecek,
randevu mu verecek... Hangisiyse artık:
- Hele şu referandum bir geçsin.
*

Beyaz yalanlar ciltlere sığmaz.
- Görüşelim. Özledim.
- Bir akşam bekleriz.
Elbette.
Şu referandum bir geçsin.
Hayatımızda ne değişecekse,
geçsin bakalım, pekalâ.
Yalancılığa ben de başladım.
Başımda ne kadar angarya varsa,
hepsini referandum ertesine öteledim.

Siyasette çok çetin dönemler
gördüm ama bu kadar ağır lâfları
ilk duyuyorum. Hem de Mübarek
Ramazan günü.
Uzağa gitmeyin.
Numan Kurtulmuş’u iftar sofrasında
protesto etmek, geleneklerimizin
tamamen tükendiğini gösteriyor.

Tokar’dan mektup

Dün yine bir cenaze kaldırdık.
Eski bir dostu yolcu ettik.
Gazeteye döndüğümde Berna
Tokar
’ın mektubunu buldum.
Mektup değil, kısa bir makale
sayılır. Tam da üstüne geldi...
Şöyle diyor:
Artık cenazeler, ne yapıyorsun,
ne ediyorsun, gidip bir yerde
yemek yiyelim
diyen insanların
buluşma mekânı oldu:
Müslüman Kokteyli.

.........

Evet...
Saygı için değil, sanki saygısızlık
için geliyor insanlar cenazeye.
Bu durumda, iftar vakti masaların
devrilmesi, tabakların kırılması,
tuzlukların havada uçuşması da
normaldir artık.
Mitinglere bakar mısınız:
- Şerefsiz, namussuz, alçak.
Az bile.
Kelime dağarcıkları ne kadar da
fakir yarabbi...