Oral Çalışlar

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170725.png

Bu bir siyasi meseledir

Cuma, 16 Haziran 2017 - 05:00

Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasını, müebbet hapse mahkum edilmesini kabul etmek, sindirmek mümkün değil. Bu kararın asıl nedeninin hukuki olduğunu iddia etmek de mümkün değil.

Baştan söyleyeyim: MİT TIR'ları operasyonu bir FETÖ operasyonudur. Dönemin iktidarını alaşağı etmek amacıyla hazırlanmış bir tezgahtır. O zamanlar bunu bu şekilde saptamış ve eleştirmiştim.

Enis Berberoğlu kararı, bu olaya bağlanarak mazur görülemez. Ana muhalefet partisi genel başkan yardımcılığı yapmış bir milletvekilinin, çok dolaylı soyut iddialarla casusluktan mahkum edilmesi, henüz karar kesinleşmeden, hukuki aşamalardan geçmeden tutukluluğa dönüştürülmesi, toplumsal bir mesele sayılır. Siyasi bir problem sayılır.

15 Temmuz sonrası

Uzun zamandır 15 Temmuz sonrası bazı uygulamaların hatalı olduğunu söyleyip duruyoruz. FETÖ'yle mücadele yapacağız derken, geniş kitleleri mağduriyetlere mahkum eden işten çıkarma ve tutuklamaların, sorunu daha içinden çıkılmaz hale getirdiğini görüyoruz. Siyaset alanının daralmasına ve otoriterleşmeye neden olduğunu söylüyoruz.

Burada çok sözünü ettiğimiz Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının tutuklanmasını hatırlatmak isteriz. İddianameyi gördük, iddiaları gördük. "FETÖ'cülerin kumpas davalarından bu davanın ne farkı var?" diye sorduğumuzda şöyle bir cevap alıyoruz: "Onlar delil üretiyorlardı, bu iddianamede o bile yok."

CHP'nin "yeter artık" noktasına gelmesi, önemli bir uyarı olmalıdır. Bunca sorunla boğuşan bir ülkede ana muhalefet partisini düşmanlaştıran bir yönelim tehlikelidir, risklidir. Muhalefeti sindirmekten bir fayda elde edilemez.

FETÖ'yle mücadele ediyoruz derken, CHP'yi hedef koymaktan iktidar ne elde edebileceğini düşünüyor olabilir ki! Hep söylüyoruz, bu ülkenin zorluklarının altından kalkabilmek için ortak bir irade oluşturmaya gerek var. Ortak irade ancak daha demokratik bir ortam yaratmakla mümkündür. CHP'yi köşeye sıkıştır, muhalif gazetelerin yönetimini içeriye at, üniversiteyi baskı altına al, yargıyı hazırola geçir, böyle bir tablodan iddia edildiği gibi "ortak irade" çıkmaz.

Hukuk ve adalet nazik bir konudur. FETÖ kumpaslarından çok çektik. Benzer tecrübeleri yeniden yaşamak geçmişten daha sorunlu tablolar ortaya çıkmasına yol açabilir.

Sınırları zorlayan uygulamalarla yüz yüzeyiz. Rahmetli Demirel'in deyimiyle "usulet ve suhuletle" hareket etmeliyiz.

Öncelikli olarak iktidarın, ortamın yumuşamasını sağlayaycak yeni bir inisiyatif göstermesine gerek bulunuyor. Umarım, Berberoğlu'nun tutuklanması bir hukuk hatası olarak görülür ve kısa sürede düzeltilir.