Bu seviyeden demokratik açılım çıkmaz

Perşembe, 26 Kasım 2009 - 05:00

Demokratik Açılım Süreci’yle ilgili tartışmalar Türkiye’nin bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor. Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk ve arkadaşlarının İzmir’deki gövde gösterisinden sonra yaşananlar, sürecin kötü yönetilmesi halinde bizi hangi tehlikelerin beklediğini gösterdi.

Öncelikle şunu merak ediyorum, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün çok hassas bir dönemde İzmir’de partililerle konvoy oluşturarak tur atması şart mıydı? Ahmet Türk deneyimli bir siyasetçidir. Provokasyona açık bu tip etkinliklerin nelere yol açacağını çok iyi biliyor olması gerekirdi.

Şu sıralar Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye Diyarbakır’a gitmesi için bazı gruplar tarafından baskı yapılıyor. Sertlik yanlısı kimi DTP’liler de el altından “İzmir’in intikamı alınacak” gibi misilleme tehditleri savuruyor.

Geçmişte hassas konuları sağduyuyla yöneten Devlet Bahçeli’nin Diyarbakır’a gidip şov yapmak isteyeceğini hiç sanmıyorum. Bahçeli bugüne kadar partisi içinden ya da dışından gelen akıl dışı yönlendirmelere hiç prim vermedi.

Diğer taraftan DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın, İzmir’deki olayları eleştiren Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı “Başbakan kafayı yemiş” ifadesi çok çirkindi. Kaplan o sözünü bir an önce geri almalı ya da özür dilemeli. İşi bu kadar sokak ağzına dökerseniz bir süre sonra kışkırmaya çalıştığınız sokaklara hakim olamazsınız.

Hasip Kaplan’ın, 2011 nüfus sayımında insanlara etnik kimlikleri sorulsun sözleri de beni rahatsız etti. Etnik kökenlerimizi öğrenince ne olacak? Belli kökenden insanların Türkiye’den ayrılmasının demografik meşruiyetini mi sağlayacağız?

Gama’nın başarısı Türkiye’nin gururu

Gama Holding’in kuruluşunun 50. yılı nedeniyle Ankara Hilton Oteli’nde verilen yemeğe katıldım. Nilüfer’in şarkılarıyla renk kattığı gecede 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kısa ama çarpıcı bir konuşma yaptı ve 50 yılda atılan adımların Türkiye’yi bugünkü seviyesine getirdiğini anlattı. Aralarında Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ve İngiltere Büyükelçisi David Reddaway’in de bulunduğu bazı davetlilerle ayak üstü sohbet etme imkanı bulduk. 1959’da İzmir’de Çiğli Havalimanı’nı inşa ederek yola koyulan Gama’nın Yönetim Kurulu Başkanı Erol Üçer’le konuştuk, çok mutluydu. Anlattıklarından etkilendim. Türk sanayisinin duayenlerinden, devlet üstün hizmet madalyası sahibi Erol Üçer, Gama’nın dünyanın her yerinde aktif olarak iş yapmaya devam ettiğini söyledi. Gama bazı alanlarda küresel çapta ilk 10 şirket arasında yer alıyor. Türkiye’nin en önemli ulaşım projelerinden Marmaray’dan Ürdün’deki 1 milyar dolarlık içme suyu projesine kadar onların imzası var. Rusya’da, İrlanda’da ve daha başka pek çok ülkede güç santralleri, rafineriler kuruyorlar.

Davetliler arasında Rönesans İnşaat’ın patronu Erman Ilıcak da vardı. Ilıcak başarılarını yıllardır dikkatle izlediğim genç kuşağın en dinamik isimlerinden biridir. Ilıcak, 1994 yılında Rusya’nın Saint Petersburg şehrinde kurduğu şirketini 15 yılda tam 1000 kez büyüttü ve Türkiye’nin beşinci büyük inşaat şirketi haline getirdi. Rönesans, bugün dünyanın en büyük 85. inşaat şirketi durumunda.

Türkiye’nin dünyada ilk 17 ekonomi arasına girmesinde, Ankara’da gözlerden uzak, mütevazı şekilde yaşayan ve sadece işlerine konsantre olan bu insanların büyük rolü var.