Bu zihniyetle kazalar bitmez

Cumartesi, 02 Ağustos 2014 - 05:00

Geride bıraktığımız kış üst üste otobüs ve minibus kazaları meydana gelmiş, çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Bütün uyarılara rağmen karlı ve buzlu yollarda giden araçların çoğunda kış lastiği yoktu.

[[HAFTAYA]]

O günlerde kaleme aldığım yazıda “Bu kazaların sonu gelmeyecek, benzer olaylarda insanlar ölmeye devam edecek” demiştim. Nitekim söylediğim gibi oldu. Haftalardır neredeyse her gün otobüs ve minibüslerin yol açtığı facialara tanık oluyoruz. Çünkü zihniyet aynı, kafa aynı. Buradan bir kez daha tekrar ediyorum, biz bu ölümleri durduramayız. Türkiye güvenlik kültüründe az gelişmiş, 3. dünya ülkesidir.

Bugüne kadar hangi olaydan ders aldık? Her gün bir otobüs yol kenarında yanıyor. İşte yaşanan son hadise. İstanbul’un göbeğinde otobüs yoldan çıkıp, önce taksiye, sonra yayalara sonra bir büfeye dalıyor. Onlarca kişinin ölmemesi tam mucize. Kazanın ardından gelen haberlere baktım, “otobüsün freni boşaldı” yada “sürücü direksiyon hakimiyetini kaybetti” falan gibi ifadeler vardı. Medyamızın bu konulardaki cehaleti feci boyutta. Sürücünün söylediklerini aynen alıp gerçekmiş gibi haberlere taşımakla iş bitiyor mu? Açıp bir üniversite hocasına sorsanıza. “Fren boşalması” diye bir şey yoktur. Bu açıklama, sürücülerin kusurlarını teknik sorunlara bağlamalarının ucuz bir yoludur.

Ağır bir vasıtayı yüksek süratle ve uzun süre kullanırsanız balatalar fonksiyonlarını yapamamaya başlar ve bu durumda istediğiniz gibi fren yapamazsınız. Kazanın olduğu caddeye bakın, dümdüz yol, yağış yok. Koca otobüsle insanların üzerine dalan bu kafa kış aylarında en olmayacak türde kaplama lastiği aracına takan kafadır. Memlekette önüne gelen direksiyona geçiyor, cezaevi kaçkınları taksi ve minibüslerin tepesinde. Hayatında bir kez ehliyet alana durumu ve becerileri hakkında bir daha soru sorulmuyor. Zaten ehliyet kurslarının fali bir felaket.

İstanbul’da kamyonlar, otobüsler ve minibüsler yollarda yarış ediyor. En işlek caddelerde inanılmaz hareketlerle slalom yaparak trafiği tehlikeye atanların bir kere bile yakalandığına tanık olmadım. Yol güvenliğinin üç ana unsuru eğitim, denetim ve ceza ilişkisinde Türkiye bütünüyle sınıfta kalmıştır. Yolcu taşıyan şirketler çok sıkı denetlenmediği ve hata yapanlar ağır cezalara çarptırılmadığı sürece daha çok insan ölür.