Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

BÜLENT ARINÇ'A SUİKAST GİRİŞİMİ

Pazar, 27 Aralık 2009 - 05:00

Gece saat 02 suları…
Evimin önünde beyaz bir araba bekliyor…
İçinde iki kişi var…
Şoför sakallı, uzun boylu hafif esmerce…
Diğerinin kafasında şapka var; o da sakallı, orta boylu…
Şapkalı olan elinde beyaz bir torbayla arabadan indi, bizim apartmana girdi…
5 dakika sürmedi arabaya geri döndü…
Elindeki poşeti bir yere bırakmıştı.
Arabaya bindi ve hızla uzaklaştılar…
“Hayırdır inşallah” dedim.
*
İçime bir kurt düştü…
Yarım saat sonra tekrar aynı araba bizim sokağa geldi…
Aynı yere park etti! Yine aynı şahıs arabadan indi…
Dikkatimi dağıtmak için bu sefer karşı apartmana girdiler…
O gece bir daha gelmediler.
*
Bir sonraki gün yine aynı araba yine bizim sokaktaydı…
“Belli ki keşif yapıyorlar” dedim.
Arka arkaya 4 gece uyumadım, takip ettim…
Gece yarısı olunca aynı araba, aynı şahıslar…
Sürekli binaları geziyorlar…
Ya bir yerlere dinleme cihazı ya da bomba yerleştiriliyor…
Hedefleri kim acaba?
Eski Genelkurmay başkanlarından biri oturuyor bizim sokakta!
Acaba hedef o mu?
Şakaya gelir tarafı yok…
Sonunda polisi aramaya karar verdim…
Kendimi tanıttım ve yardım istedim.
*
3 ekip birden geldi…
Özel harekâtçılar pusuya yattı…
Şüpheli araç yaklaşır yaklaşmaz ustaca bir operasyonla iki şahıs da kıskıvrak yakalandı…
Olay anını pencereden saniye saniye izledim…
Operasyon bitiminde polislerden biri yukarı çıktı ve kapımı çaldı.
Kapıyı açtım.
Polisin elinde o beyaz torba ve bir de beyaz kâğıt parçası vardı…
Polis memuru “ Şahısların üzerinden sizin isminiz, ev adresiniz bir de şu beyaz torba çıktı” dedi.
Buz gibi terledim! “Aman tanrım. Yani hedef ben miyim? Torbadaki bomba mı yoksa silah mı?” diye korkuyla sordum polise…
“Hiçbiri” dedi...
“O halde ne?” dedim.
“Kuzu şiş” dedi.
“Arkadaşlar yan taraftaki dürümcüden geliyorlarmış… Sipariş vermişsiniz de onu getirmişler” dedi.
*
Bu arada tedavim başlayalı 3 gün oldu.
Şimdi daha iyiyim.
Çok iyi bir psikiyatristim var…
Bana iki şey söyledi:
Birincisi “Yazılarınızı bir süre hastaneden yazmanız gerekiyor”
İkincisi “Endişelenmeyin, şu sıralar sizin gibi çok fazla hasta geliyor