Bunlar da var

Perşembe, 13 Mayıs 2010 - 05:00

Ayıp’a bakın.

Bazı eylemleri üstlenen, bazı eylemleri üstlenmeyen gizli bir örgütün merkezi sanki Pensilvanya’daymış gibi.

Adı ister cemaat olsun ister camia olsun, o insanları böyle bir konuma oturtmak, kasetten de komplodan da daha seviyesiz bir davranıştır.

Böyle bir hakareti iltifatmış gibi sunmak ise, ancak sinsi korkaklara yakışır.

Nitekim yakıştı bile.

*

Şimdi konuya devam edebiliriz.

Ne diyor Baykal:

- Halk isterse dönerim.

Nasıl anlayacak halkın istediğini?

Tecrübeli siyasetçidir. O anlar... Yolda giderken, çarşıda yürürken, havalimanlarından gelip geçerken... Mektuplardan, telefonlardan, taksi şoförlerinden, selam duran polislerden... Bir çok yerden anlar bunu Baykal...

Yâni delegelerin alkışıyla yetinmez. Ama garsonun su getiriş tarzını bile gözlemler.

*

Diyorum ki...

Eğer, bunlar da yetmezse, halkın dön deyip demeyeceğini, bir referandumla anlayabiliriz.

Hazır, önümüzde bir referandum var. Zaten Baykal meydanlara ineceğim demiyor muydu?

Öyleyse?..

Biz bu referandumu, hükümet için bir güvenoyu’na dönüştürmekten vazgeçip Baykal gitsin - Baykal kalsın’a çevirelim.

Bundan iyi ölçü olur mu?

Referandumda anayasa paketine evet derseniz “Baykal gitsin.”

Hayır derseniz “Baykal kalsın.”

*

Her neyse.

Bir tebessümle bitirelim bu kaset faslını.

Dün Mehmet Barlas’ın yazdığı fıkraya çok güldüm.

Kilisede bir kadınla uygunsuz vaziyette yakalanan Rahip’e tuu diye tükürmüş bir adam.

Rahip başını kaldırmış:

- Şu elimdeki işi bitireyim, kiliseye tükürmenin hesabını soracağım senden.