Canım Ailem neden bitiyor?

Cuma, 30 Nisan 2010 - 05:00

Bir veda haberini vereyim hemen; Sensiz Yaşayamam bitiyor. Fox TV’deki iyi işlerden biriydi. Beğenmiştim ama ömrü başka şeylere bağlıymış...
Bir veda haberi de Canım Ailem (atv) cephesinden. Dizi fanlarından biri sete gitmiş, Uğur Yücel söylemiş kendisine. Neredeyse ağlayacak haberi verirken bana...
Nedeni senaristinin hamile olmasıymış. Başka biri yazsın istemiyorlar diziyi. Ezel’in başına gelenleri düşününce, “bu işleri sıkıntı yaratmayacak bir kalabalıkla yapmalı” diyorum ben. Üzülmesin insanlar...
Benim Annem Bir Melek için bitti bitecek gibi bir balon çıktı ama iki hafta sonrasının yayın akışında da görünüyor dizi. Zaten dört hafta sonra da sezon finali furyası başlıyor ekranlarda. Sıksa dişini herkes biraz, ne şiş yanacak ne de kebap...

Boğa canlı yayında itiraf etti!
Doktorum’da (Kanal D) bir boğa canlı yayına bağlandı. Alegori yapıyorum ama adam “Eşimle günde 10 kez birlikte oluyoruz, çok mu?” diye sorduğunda aklıma damızlık çağrıştıran başka bir şey gelmedi...
Stüdyo uğuldadı, doktorlar gülümsedi, sunucular akıllı davranıp “Eşinizi telefona verin, bir de onun görüşlerini alalım” diye işin sağlamasını yaptı ve sonuç aynı...
Kadın da eşinin bu halinin kendisine sıkıntı verdiğini filan söyledi. Ama en komiği, adamımızın tansiyon hapı kullanmaya başlamasıyla performansının yarı yarıya azaldığını söylemesi üstüne sunuculardan Aytuğ Kolankaya’nın “Hımmm, beşe düştü yani” demesiydi... İnanıştır ya, fazla konuşmayalım da bereketi kaçmasın. Hahahah...

Sadettin Teksoy nerededir?
KanalTürk’te yayınlanan Dolu Dolu Anadolu, önceki akşam Denizli’nin meşhur Keloğlan Mağarası’na girdi. İnanışa göre bu mağara kelliğe iyi geliyordu. Anlatıldı zaten... Ve fakat hafızam beş yıl öncesine uçuverdi o an. Aklıma ekran efsanesi Sadettin Teksoy ağabeyimiz düştü.
O da görevlerinden birinde gitmişti bu mağaraya... Ve Türk ekranlarının unutulmazlarındandır; köy ahalisinin alayını toplayıp o ünlü tekerlemeyi tribün gibi söyletmişti. “Saçım benim saçım beni, tarak tutmaz saçım benim...” Sahi nasıldı gerisi yahu?

Buzdağının altına bakın!
Uğur Dündar son bir haftadır haber bülteninde yaşamından anekdotları anlatıyor izleyicisine. Sonra da bir adres gösteriyor. Hayatının kaleme alındığı “İşte Hayatım” isimli Nedim Şener kitabını... İşte Hayatım, yanlış hatırlamıyorsam Uğur ağabeyin bir dönem televizyonlara hazırladığı bir programın ismi aynı zamanda. Nedim’in akıcı kalemi, TV dünyasının duayen habercisinin ömrüyle birleşip çok ilginç bir belgesel/an eseri çıkarmış ortaya... Uğur ağabeyin haber sırasında anlattıkları buzdağının görünen yüzü sadece. Kalanı ise bir hayli sarsıcı... Biliyorum daha birçok anekdotu tatlı diliyle anlatmaya devam edecek Uğur Dündar haberlerde. Ama acı gerçekleri görmek için mutlaka okumak gerekiyor kitabı. Şiddetle tavsiye ediyorum...

Ferhunde melek gibi kız!
“Ay içim acıdı kız”. Sanırım iki kadın aralarında konuşsaydı Ferhunde’nin önceki akşam yayınlanan iç döküşüne böyle yaklaşırdı...
Evet, Yaprak Dökümü’nde (Kanal D) Ferhunde annesine günah çıkarırken hayatı boyunca kazanamadığını, evliliğinde de hep dışlandığını söyledi. Ve ekledi; “Oysa çok şey istememiştim”... Yuh dedim içimden. Ferhunde neredeyse kanat takıp uçacaktı neredeyse. Artık ne içtiyse kızımız o gece, ben de istiyorum aynısından...

TOPBAŞ'IN BİR SORUNU MU VAR?
İstanbul bir üniversite cenneti oldu bildiğim kadarıyla. Ama önceki akşam İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş üniversitelerden yayın yapan Genç Bakış’a (Kanal D), Haliç Kongre Merkezi’nde katılmayı tercih etti... Aslında tercihi kendisi mi yaptı, yoksa herhangi bir üniversite, uygun bir salon bulunamadı mı, merakta kaldım. Belki nedeni programda açıklanmıştır ama ben bilmiyorum... Bileniniz varsa bana yazsın da, üniversitelerle yerel yönetim arasında bir sıkıntı mı oluştu anlayalım...

Görüntü muhteşemdi ama...
Barcelona, Şampiyonlar Ligi yarı finalinde (Star TV yayınladı) Inter’i yenmesine rağmen finale çıkamadı.
Fakat son zamanlarda izlediğim en zevkli karşılaşmaydı. Dinlediğim değil, dikkatinizi çekerim...
İlker Yasin anlattı, Hikmet Karaman yorumladı maçı. Yasin, sıklıkla sakat olan Iniesta’yı kadroya dahil etti; üstelik buz gibi oynayan Xavi yerine. Geçen yıl dillere dolanan “Iniesta Londra yasta” repliğinin çok etkisinde kaldığı belliydi yani... Hikmet Karaman’a gelince tam olarak niçin yorumcu koltuğunda olduğunu anlayamadım. Sesi gelmiyordu çünkü. Hani bazı sokak çekimlerinde kameraya arkadan el sallayan meraklılar olur ya; öyle bir şeydi hali...
Neyse ki maçta, yeni bir efsanenin doğumunu an be an izledik de, lezzetle kapattık geceyi!