CHP'de yeni dönem

Pazartesi, 31 Mayıs 2010 - 05:00

Deniz Baykal’ın kasetiyle başlayan CHP’deki yeniden yapılanma süreci, cumartesi günü toplanan Parti Meclisi’nin Merkez Yürütme Kurulu üyelerini seçmesiyle devam ediyor.

Yaklaşan Anayasa referandumu öncesi son rötuşlar yapılarak CHP önce referanduma daha sonra da 2011’de yapılacak genel seçime hazırlanacak.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarattığı rüzgarın CHP oylarını yükselttiği tartışılmaz.

Ancak rüzgarın devam etmesi için yapılması gereken daha çok iş var.

***

CHP yönetimini daha ilk günden eleştirmek istemiyoruz.

Ancak MYK’daki görev dağılımını gördükten sonra gözden kaçan bazı detayları yazmak gerekiyor diye düşünüyoruz.

CHP, yerel yönetimlere hâlâ gerekli ilgiyi göstermiyor.

Bihlun Tamaylıgil’in geçen dönem yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan yardımcısı olduğunun, Genel Merkez dışında kimse farkında bile değildi.

Gördüğümüz kadar bu dönemde “Yerel Yönetim” sorumluluğu bir genel başkan yardımcısının yan dal çalışması olacak.

Yerel yönetimlerde başarılı olmadan Türkiye’de iktidar olmak mümkün değil.

Yerel yönetim hedefi olmayan ilçe örgütlerini ne seçim dönemi çalıştırabilirsiniz ne de seçim sandığına sahip çıkabilirsiniz.

Siyasetin temelini yerel yönetimlerin oluşturduğu gerçeğini görmek için kitap karıştırmaya gerek yok.

Özal döneminde ANAP’ın daha sonra da AKP’nin başarısının arkasındaki gerçeğin yerel yönetimlerdeki organizasyonu olduğunu herkes biliyor.

CHP’deki oylarında son dönemde görülen artışın temelinde de Kemal Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin ve Prof. Alper Ünlü’nün İstanbul’da yaptığı yerel seçim kampanyası olduğunu tüm kamuoyu gördü.

CHP bu yerel yönetim rüzgarıyla İstanbul’da Kartal, Maltepe, Sarıyer, Adalar gibi AKP’nin kaleleri ilçe belediyelerini almakla kalmadı İstanbul’daki oy oranını da yükseltti.

AKP’ye en büyük şoku Antalya’da yaşattı.

Türkiye’deki oy dağılımında CHP’yi sadece Ege-Akdeniz sahil partisi yapan en önemli gerçek CHP’nin İç Anadolu, Karadeniz, Doğu ve Güney Doğu Anadolu’daki yerel yönetimlerde de olmaması.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi’nde yaptığı konuşmada “Artık Ankara’ya bağlı kalmayacağız. Anadolu’ya, halka gideceğiz” demesi boşuna değil.