Çık deyip kiracıyı çıkaramazsınız

Cuma, 30 Nisan 2010 - 05:00

15 Mayıs 2009’da evimi kiraya verdim. Kiracı kiralarını ödüyor ama elektrik ve su faturasını geciktiriyor. Bunların benim üzerime kalmasından korkuyorum. Şimdi 15 Mayıs yaklaştı. Bu tarih geldiğinde çıksın istiyorum ama niyetli görünmüyor. Çıkması için ne yapabilirim? U.D.

Bizim hukukumuzda, kiracıya ‘çık’ denildiği zaman kiracı çıkmaz. Yasalar böyledir. Kiracının çıkarılması için yasada yazılı tahliye nedenlerinden birinin bulunması lazım. Bunlar yoksa, “Sözleşme süresi doldu çık” diyemezsiniz. Sizin kiracınız da büyük bir ihtimalle çıkmayacaktır. Hem öyle her yıl taşınmak kolay mı?
Üstelik kirasını muntazam ödeyen birine çık demek de mantıklı değil. Bu çıksa da bir başkası gelse, bu yeni kiracı da kiralarını ödemese sizin için daha mı iyi? Bırakın adam otursun. Elektrik ve su parasına gelince. Bu kurumlarla sözleşmeyi siz yaptıysanız gidin sözleşmenizi feshedin, kiracı gidip sözleşme yasın.
Ondan sonra doğacak borçtan kiracı sorumlu olur, siz sorumlu olmazsınız. Bu kadar basit. Ancak bir gün gelir de kiralarını ödememeye başlarsa yine bana yazın. Ben size ne yapacağınızı anlatırım.

Amaç önemli şimdi tehlike yok
Annem üzerine olan gayrimenkulün intifa hakkını benim adıma yaptı. İleride kardeşlerim bu intifa hakkını bozabilirler mi? T.Ü.

İntifa hakkı demek bir malın (sizin olayınızda annenize ait gayrimenkulün) istifade hakkının bir başka kimseye aktarılmasıdır. İntifa hakkı sahibi bu gayrimenkulü ister kendi kullanır isterse başkasına kullandırır veya kiraya verir, kira bedellerini alır.
Böyle bir işlem anneniz hayatta iken bozulmaz. Ancak annenizin vefatı halinde vefattan sonra mirasçıları mağdur etme amacına yönelik olduğu iddiası ile dava konusu yapılabilir.
Ancak dikkat edin işlem bozulur demiyorum, dava açılabilir diyorum. Çünkü yapılan işlemin mirasçıları mahrum etme amacına yönelik olmadığı anlaşılırsa dava reddolunur. Dolayısı ile açılabilecek davanın sonucunun ne olacağını bilme imkanı yok.

Yargıtay’a gönderin
Satın aldığım dizüstü bilgisayar arızalı çıktı. Beş defa servise gitti yine onarılamadı. Tüketici mahkemesinde dava açtım. Davalının vekili davaya katılmadı. Davayı kazandım ama karar yazıldığında davalının vekilinin katıldığı şeklinde karara bir hüküm konduğunu ve ücret takdir edildiğini de gördüm. Bunu kime şikayet edeceğim? Karar verildikten sonra bunlar olabilir mi? T.A.

Bir avukat davanın her safhasında davaya katılabilir. Dosyada vekaletname varsa bu vekaletname duruşma arasında da konmuş olabilir. Ancak vekalet ücreti takdir edilirken vekilin harcadığı mesai de göz önüne alınır. Elbette sizin dosyanızda bir yanlışlık var mı yok mu bunu bir hukukçu gözü ile incelemek gerekir.
Ancak şayet herhangi bir hukuka aykırılık veya kasıt dışı bir yanlışlık varsa bunun bir de temyizi var. Dolayısı ile vakit geçirmeden temyiz nedenleri varsa sadece o konuyu temyiz nedeni yapmanızı ve dosyanın Yargıtay’a gönderilmesini sağlamanızı öneririm. Tabii ki istenilen, mahkeme kararlarında hiç hata olmaması veya hataların en aza indirilmesidir. Ancak içinde biri olarak söylüyorum ki hatalara makulün üzerinde bir oranda rastlıyoruz. Bunun da muhtelif sebepleri var, bunları bir başka zaman anlatırım.