Aytül Farquharson

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Cinsel zekânız ne durumda?

Pazar, 11 Ekim 2009 - 05:00

Size ‘cinsel zekanın öneminden’ söz eden birine “Hadi canım seksin de zekası mı olur!” diyenlerdenseniz, hemen bu konuda bilgi edinmenizin zamanı gelmiş derim! Hele seksin, pek çoğumuzun günlük hayatında önem piramidinin alt katlarına yerleşmiş oluşuna bakılırsa! Cinsellik her benim diyenin başarıyla rayına oturtabildiği bir şey değil, bu ortada. Yapılan istatistikler günümüzde evliliklerin ve evlilik harici beraberliklerin çoğunda çiftlerin bir süre sonra sekse veda ettiğini gösteriyor.

Peki ya beraberliklerini kaliteli bir cinsel yaşantı ile ‘lüks’ hale getirebilenlerin ne artısı var diğerlerine göre? İşin uzmanlarına bakılırsa cevap kısa ve öz: Cinsel zeka! Modern yaklaşıma göre zeka hayatın önemli alanlarında gösterdiğimiz bilgi ve yeterlilik kapasitesi olarak ölçülüyor. Yani Harvard veya MIT’den doktoranızı tereyağından kıl çeker gibi almış olsanız bile belirli bir alandaki üstün zekanız sizi her alanda süper yapmaya yetmiyor! Esasen cinsel zeka 3 bağlamda inceleniyor psikolojide:

 

Bilişsel (bilmeye, kavramaya ya da idrak etmeye ilişkin), duygusal ve sosyal. Bilişsel boyutu cinselliğin biyolojisi ve hayatımız boyunca geçirmesi gereken evrimler konusundaki bilgimiz, duygusal boyutu cinselliğin duygularımıza ne kadar yakından bağlı olduğunu anlayabilmemiz ve sosyal boyutu ise açıkça seks konusunda konuşabilme ve tartışabilme, partnerimize cinsel kişiliğimiz ve ihtiyaçlarımız hakkında dürüst olabilme kapasitemiz.

Cinsel zeka nasıl gelişiyor, nereden geliyor derseniz:

Cinsel kimliğimizin gelişimindeki en güçlü etken hiç şüphesiz ailemiz. Özellikle de anne babalarımız. Avrupa ülkelerinde ve ABD’de yapılan araştırmalar modern toplumda çocuklarıyla cinsellik üzerine konuşan ve bilgi veren ebeveyn sayısının yüzde 7’yi geçmediği, yüzde 50’den fazlasının seksin adını bile anmadığını gösteriyor. Buna ek olarak bir de kültürel faktörleri düşünecek olursak akla hemen din, eş dost çevresi ve iletişim araç ve yayınları geliyor. Büyüme çağındaki sağlıksız cinsel eğitim yetişkin hayatımızı olumsuz etkileyebiliyor. Baskı altında büyütülen ve cinselliğin tabu olarak görüldüğü evlerden çıkan çocuklar yetişkin hayatlarında cinselliği utanç ve suçluluk duygusu ile özdeşleştirebiliyor.

Cinsel zekamızın gelişimini etkileyen bir başka etken ise kendimizi nasıl gördüğümüz. Kozmetik endüstrisinin yerleştirdiği ideal güzellik kriterlerine uymadığı için cinselliği hak etmediğini düşünenler örneğin. Ya olumsuz tecrübeler? Yaşanan olumsuz cinsel tecrübeler birtakım korkuların yerleşmesine ve kendine güvensizlik duygusuna neden olabiliyor. Mesela acı veren sekse, yıkıcı veya aşağılayıcı sekse cevap verir hale gelmek.

Çoğumuzun içimizde sakladığımız cinsel kimlik dışarı sergilediğimiz kişilikle taban tabana zıt. O nedenle de saklama ihtiyacı ortaya çıkıyor. Fakat işin enteresan yanı, gizli cinsel kimliğimizin aslında gerçek ve tamamıyla bize ait sağlıklı dürtüler barındırdığı. Peki cinsel zekanın artması durumunda kazanç var mı?

Uzmanlara göre cinsel zeka tamamıyla umutsuz görünen üzüntü verici durumları 180 derece değiştirebiliyor. Genel olarak cinsellik konusundaki bilgilerimizin artışı ve kendi cinselliğimizi daha iyi tanıyıp kabullenmek, partnerimize karşı dürüst olabilmek cinsel yaşantıda çok büyük değişikliklere yol açabiliyor.