Cumhurbaşkanı Gül yükselen tansiyona müdahale etmeli

a
a
Perşembe, 04 Şubat 2010 - 05:00

Bir bu eksikti. Günlerdir akıl almaz kavgalarla çalkalanan Türkiye şimdi de peygamber atışmasının içinde buldu kendini. Asker- sivil tartışması, anayasa ve diğer siyasi konulardaki uzlaşmazlıklar yetmiyormuş gibi hiç olmayacak bir meseleyi kucağımızda bulduk. En fazla 24 saat sonra bu konu da kapanır, bir ay sonra belki kimse hatırlamaz ama yazık değil mi kaybettiğimiz şu zamana ve enerjiye.

Oysa ne kadar büyük sorunlarımız var.

2009’da dünyayı sarsan ekonomik krizin Türkiye’ye etkilerini en somut şekilde şu aylarda hissediyoruz. Tekel işçileri, eczacılar, doktorlar, bakkallar derken toplumun farklı kesimleri büyük gerginlik yaşıyor. Bunlara muhtemelen yenileri eklenecek.

Bu yıl otomobil satışlarının yüzde 10 ila 20 arasında azalması bekleniyor. Türkiye’nin en büyük sektörü olarak kabul edilen otomotivde de benzer sıkıntılar yakında yaşanacak demektir.

Ekonomi ve reel sektör küçülme eğilimi gösterdikçe sokağın da ateşi yükseliyor. 2010’da ekonominin düze çıkacağına dair somut bir işaret de yok. Diğer taraftan Türkiye seçime doğru yaklaştıkça farklı meslek topluluklarının seslerini daha fazla yükselteceği hissediliyor.

Siyasetin ülkenin temel meselelerine çözüm üretemediği bir döneme girdik. Son dönemde görülmemiş bir tıkanıklık yaşıyoruz.

Türkiye’de neredeyse bütün kurumlar birbiriyle kavgalı. Yargı ikiye bölünmüş durumda. İstihbarat örgütleri birbirlerine çelme takmanın fırsatını kolluyor. Siyasetçiler birbiriyle çatışıyor. AK Parti’den CHP’ye MHP’den medyadaki yazarlara kadar eleştirilerin ortak hedefi ise asker. Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un istifa etmesini isteyenlerden tutun da askerin neredeyse silahlarını bırakmasına kadar uzanan çeşitli talepler sıralanıyor.

Sokağın ve toplumun yükselen tansiyonu en sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne de (TBMM) sıçradı. Meclis’te AK Partililer ile MHP’liler arasında yumruklaşmaya varan tartışmalar bu birikimin sonucunda oluştu. Türkiye, yakın zamanda bakanlarla milletvekillerinin ceketi - gömleği sıyırıp kavgaya tutuştuğu bir dönem yaşamamıştı.

Şahin de ağırlığını koymalı

Tansiyonu düşürecek bir akil adamın müdahalesine ihtiyaç var. AK Parti içinde Cemil Çiçek bütün kritik zamanlarda olduğu gibi bu kez de gerginliğin yatıştırılması için çaba harcıyor. Çiçek sadece AK Parti’de değil diğer siyasi gruplarda da sözü dinlenen, saygı duyulan bir isim. Devletin hassasiyetlerini çok iyi biliyor olsa da bu süreçte Çiçek’in yapabilecekleri sınırlı.

Bu aşamada Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin, siyasi parti temsilcilerinin sağduyulu hareket etmesi yönünde daha fazla ağırlığını koymalı.

Türk devlet yapısı, ülkenin yönetiminde ağırlıklı rolü yürütmenin başı sıfatıyla Başbakan’a veriyor. Ancak siyasetin bu kadar ağır tıkanıklık yaşadığı bir ortamda ben Cumhurbaşkanı’nın atacağı adımların giderek daha fazla önem kazandığını düşünüyorum.

Yasama, yargı, yürütme ve askeri kurumları içine düştükleri kaostan çıkarmak için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün acil ve net müdahalelerine ihtiyaç var.