Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Daha temiz bir kent yoktur!

Cumartesi, 31 Temmuz 2010 - 05:00

Tokyo gezimizin ikinci gününde yaklaşık 100 km. uzaktaki Kumagaya çimento fabrikasını görmeye gittik. Siz orada yağmurla boğuşurken burada hava sıcaklığının 30 derece civarında olduğunu söylemeliyim. Çimento fabrikası da 1400 derece ısıyla çalışan bir yer. Ve yıllar önce Büyükçekmece’deki fabrikanın önünde yaptığımız çevreci eylemden hatırladığım kadarıyla da ortalığı toz duman içinde bırakıyor. Bir buçuk saatlik yoldan sonra geldiğimiz fabrikada her yer pırıl pırıl! Tokyo nasıl pırıl pırılsa burası da öyle. Üstelik burada belediyeden aldıkları çöpü yakıyorlar. Eski otomobil lastikleri, pet şişeler, evsel atıklar, ayrı ayrı yerleştirilmiş, yürüyen bantlarda fırına gidiyor. Yani ÇİMSA’cıların uygulamak istediği sistem. Başıma baret, ipekli elbisemin üstüne beyaz gömlek giyip 150 metre yükseklikteki platforma çıkıyorum. Çimentoya benzer bir şey yok ortada. İnsan da yok. Çimento üretimi, istihdam sağlamıyor ne yazık ki, o kadar az işçi var ki. Uzaklarda çok çok yüksek bacadan çıkan bembeyaz buhar gaz değil, is değil. Her yere girip, inip çıkıp geziyoruz. Toplantı odasına döndüğümüzde burada adet olduğu üzere sıcak nemli havlular veriliyor. Yüzümü, gözümü, elimi, hızımı alamayıp bacaklarımı bile siliyorum. Havlu bembeyaz kalıyor! Ne toz, ne kir! Çevre mevzuatına göre bacadan 1 m3’de 100 mg toz çıkmasına izin veriliyormuş, ama gerçekleşen bir, iki mg! Türkiye’de istenen 50 mg, gerçekleşen 15-20. Bunu torbalı filtre kullanarak Japonya’daki düzeye çekme azmindeler!

35 bin ton az karbondioksit!

Türkiye, imzaladığı Kyoto protokolü ile karbondioksit salınımını azaltma sözü verdi. Yakında uygulanmaya başlayacak ve sanayi kuruluşları kendilerine ayrılan kota kadar kirletme yapabilecek. Daha az kirleten şirketler ise kotalarındaki hakkı satacak. ÇİMSA, şimdiden yaptığı yatırımlarla hem karbondioksit salımını azaltıyor, hem de kotasından satış yapma şansını yakalıyor. Şaka değil, bu satın alınan teknolojiyle yılda 35 bin ton daha az karbondioksitten bahsediyoruz! Ayrıca çimento fabrikalarının katı atık, çöp yakma görevini üstlenebilecek olması da çok önemli. Hatta hiç bilmiyordum, kanalizasyon atıkları da kurutularak yakıt niyetine kullanılabiliyormuş. Oysa şimdi gübre olarak kullanılıyor ve bu erkeklerde kadınlık hormonlarının artmasına neden oluyormuş!

Çevre hepimizi etkiliyor

Çevreyle ilgili konular çok neşeli olmasa da çok önemli! Hepimiz, nasıl bir yakan, bir ıslatan havalara şaşıyor şikayet ediyorsak, bunun global ısınma, sera gazı etkileri yüzünden olduğunu bilmeliyiz. Japonlar, küçücük ülkelerinde bir mucize gerçekleştirmiş. Türkiye’nin iki katı kadar nüfus, göklere yükselen şehirde, disiplinli, organize ve refah içinde yaşıyor. Öğle saatlerinde sokakları dolduran çalışanlar kalabalığı hepimizi şaşırtacak kadar tek tip giysiler içinde: Beyaz gömlek, kravat, koyu renk kumaş pantalon, kısa saç. Başka türlüsüne izin yok. Kadınlar, bu sıcakta çoraplı ve topuklu iskarpinlerle. Öyle şıpıdık terlik filan yok!

Gece görüntüsü daha da renkli

Gökdelenler, hava trafiğini uyarmak için her taraflarında parıldıyan kırmızı ışıklarla gökten inmiş uzay gemilerini andırıyor. Büyük caddelerdeki neon ışıklı ilanlar ve renkli vitrinler NewYork’u aratmıyor. Bu renk cümbüşü ve gökdelenlere rağmen burası asla Amerika değil, hatta Asya da değil, tamamen kendine özgü bir ülke. Tokyo’da iki günde beni en çok ne etkiledi derseniz, temizlik, düzen ve zarafet. Sıcak kanlı ama kibar insanlar. İzlemeye devam!