Darısı başımıza

Pazartesi, 12 Temmuz 2010 - 05:00

İspanya’ya saygı duymamak mümkün değil. 2008’de Türkiye’nin Avrupa üçüncülüğünü elde ettiği turnuvada şampiyon oldular. 2 yıl sonra teknik direktör Aragones’i gönderdiler, yerine Del Bosque’yi getirdiler. Yine başarıları devam etti. Dün gece Dünya Şampiyonu olurken, bu rütbeyi analarının ak sütü gibi hak ettiler. Öyle bir 120 dakika izledik ki, maçın favorisi İspanya olmasına rağmen rakibi Hollanda da müthiş mücadele etti. Robben’in şutu Casillas’ın ayaklarına çarpmasa belki de Hollanda Dünya Şampiyonu olacaktı. Hollanda’yı da kutlamak lazım.

Milyarlarca insana futbolun bütün güzelliklerini, ciddiyetini seyrettirdiler. Ama şunu kabul edelim ki, İspanya çok farklı. Çok büyük yıldızları var. Biz Türkiye’de oynayan yabancı futbolcuları tartışıyoruz. Bunda da haklıyız. Dün sahaya çıkan İspanya’nın 11’indeki bütün futbolcular İspanya’da futbol oynuyor. Aralarında devşirme yok. Adamlar altyapıdan futbolcu yetiştiriyorlar. Onlarla ilgilenip sonuna kadar da sahip çıkıyorlar.

Sonuç ortada. İspanya işte böyle Dünya Şampiyonu oldu. Hollanda da aynı. Avrupa’nın en üst düzey takımlarına futbolcular gönderiyor. Biz bu adamlarla nasıl başa çıkarız? Her şeyleri bilinçli. İki takıma da teşekkür ediyoruz. Böyle bir final kolay kolay zihinlerimizden silinmeyecek.