Demokratik Açılım sürüyor, dağda işiniz ne?

a
a
Çarşamba, 06 Ocak 2010 - 05:01

Hüseyin Çelik mayıs ayındaki kabine değişikliğinde Milli Eğitim Bakanlığı görevini Nimet Çubukçu’ya bırakmıştı. Şimdi AK Parti’nin Tanıtım ve Medya’dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Van doğumlu Çelik, kabinede olduğu dönemlerde Doğu ve Güneydoğu politikalarını en yakından takip eden isimlerden biri olarak dikkati çekiyordu. Bugün de Demokratik Açılım sürecinin kamuoyuna doğru aktarılmasında Hüseyin Çelik’in başında bulunduğu bölümün kritik önemi var. Zira Çelik zamanının önemli bölümünü hükümetin bu alandaki politikalarını anlatmakla geçiriyor.

AK Parti Genel Merkezi’nde dün Hüseyin Çelik’le son gelişmeleri konuştuk.

Hüseyin Çelik, Demokratik Açılım’ın hiçbir kesintiye uğramadan devam edeceği görüşünde. Türkiye’de bütün meselelerin çözümünde anayasa değişikliğinin belirleyici rolü olduğunu vurgulayan Çelik, buna karşın toplumsal ve siyasal mutabakat eksikliği nedeniyle anayasa değişikliği yapmanın zorluğuna dikkati çekiyor.

Hüseyin Çelik’e göre, terörden zarar gören vatandaşlara ödenen tazminat devletin vatandaşıyla el ele sorunu çözme yolunda attığı çok önemli bir adım.

Çelik, Doğu ve Güneydoğu’da yaşananlardan ötürü mağduriyet yaşayanlara 2005 yılından bu yana ödenen rakamın 1 katrilyon 200 milyar liraya ulaştığını açıkladı. Bu rakam 2010 sonunda 2 katrilyon lirayı bulacak.

Bakan Çelik “Açılım politikaları icra organı olduğu için doğal olarak hükümet eliyle uygulanıyor. Ancak istihbarat kurumlarından valiliklere kadar devletin bütün birimleri sürecin içindedir” diye konuştu.

Seçimin 2010 yılında olması için neden yok PKK’nın “Silahlı mücadele etmeseydik Türkiye bu adımları atmazdı” yönündeki propagandasının gerçek dışı olduğunu söyleyen Çelik “Demokratik Açılım her manada bir devlet projesidir” diyerek bu iddialara yanıt verdi. Açılım yönünde iyi niyetli adımlar atılırken dağdakilerin Türkiye’yi tehdit etmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Eski Bakan Çelik Türkiye’nin demokratik bir ülke olarak standartlarını yükseltmeye kararlı olduğunu, açılımı sadece Kürt kökenlilere yönelik gibi algılamamak gerektiğini Hıristiyan vatandaşların ve Alevilerin taleplerini karşılamak yönünde de bir irade olduğunu ifade etti.

Kürtçe televizyon ve radyo yayınlarının yanında Kürtçe tiyatro oyunlarının da devlete ait sanat kurumlarında sahnelendiğini hatırlatan Hüseyin Çelik il ve ilçelerin isimlerinin değiştirilmesi için ise kanun değişikliği gerektiğini söyledi. Bayrak, sınır, üniter yapı ve etnik kimliğin anayasaya taşınması gibi konuların tartışılamayacağının altını çizen Hüseyin Çelik burada Mevlana’nın “Aynı dili değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir” sözünü hatırlattı. Yasal düzenlemelerden çok zihniyet değişikliğinin önemli olduğunu vurguladı.

Hüseyin Çelik “2010’da seçim olabilir mi?” sorusu üzerine “Zaten 5 yılda bir yapılan seçimler 4 yıla çekildi. Şimdi bunu da 3 yıla indirmek istiyorlar. Ben seçimin yapılabilmesi için makul bir neden göremiyorum” diye konuştu. CHP’yi kastederek “Yenilen pehlivan güreşe doymazmış” ifadesini kullandı.