Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Dijital teknoloji ile hayatınız değişebilir

Pazar, 15 Nisan 2018 - 05:00

Ne olacak memleketin hali diye karardığımız bir akşam TTGV Başkanı Cengiz Ultav ve arkadaşlarıyla buluştuk, moral bulduk: “Bizim petrolümüz gençlerimiz” diyordu.

“Muhteşem gençlerimiz var. Her biriyle tanıştıkça gurur duyuyorum. Yarını İnşa Et programına 9-10-11. Sınıf öğrencileri katılıyor. 2500 öğretmen 10 bin öğrenciyle birlikte iki günlük kamplarda teknolojiyle buluşuyor, inovasyon yapıyor. Bu takımlar enerji, çevre, akıllı şehirler başlıklarında büyüklerin yapmadığı projeleri yapıyor.”

Özel sektör, kamu işbirliğiyle kurulmuş olan Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın projesiyle 35 bine yakın çocuk proje üretip yarışacak. Bugün ilk etapta başarılı olanlara ödülleri verilecek. “Bugün çocuklara verilmekte olan eğitimle fazla bir ilerleme olamayacağına da dikkat çekiyor ki hepimizin şikayeti bu değil mi? Yarını İnşa Et programının 500 TL tutarındaki çalışma kitinin tutarını ödeyip bağış yapmak mümkün.



Geleceğin meslekleri çok farklı olacak. Dijital dönüşüm istihdam piyasasını ve işgücünü belirleyecek. Türkiye’nin en büyük zenginliği olan genç nüfusun da bu zenginliğini ancak dijital eğitimle arttırmak mümkün. TTGV’nin bir başka etkinliği ise İDEANEST. Fikrin varsa hayata geçirmek için bağış bazlı kitle fonlama. Her tür tez çalışmasından akademik yayına İDEANEST’te fonlama şansınız var.

​Hadi ne duruyorsunuz? Fikir sizden fon onlardan, çalışın, üretin. Dijital teknoloji, sadece oyun oynamaya, sohbet etmeye değil, iş geliştirmeye yarasın!

Antalya’ya Caz Festivali geliyor

  Kadir Dursun’u Fazıl Say’ın menajeri olduğu dönemden tanırım. Fazıl’ın yeri ayrıdır gönlümde, Kadir’in yeri ayrı! Birlikte Sivas’a, Antep’e mi gitmedik, Fazıl piyanosunu çalacak, Anadolu dinleyecek diye.


Fazıl gibi olağanüstü yetenekli, bir o kadar hiperaktif bir sanatçıyı yönetmek Kadir’i de yordu. Memleketine, Antalya’ya çekilip kendini tarıma verdi. Dut bahçeleri, dut pekmezi, dut reçeli derken bambaşka bir alana yelken açtı, burada da çok başarılı oldu.

Antalya’nın piyano festivalini de yapan, Akdeniz’in incisi bu güzel kente, klasik müziği sevdiren ikilinin yolları bir kez daha kesişmeli, Kadir, Antalya’da tekrar müzikle ilgilenmeliydi. Nitekim Antalya’nın en eski otelci ailelerinden Barutlar, Kadir’i ikna etmiş, Antalya Akra Caz Festivali hayat buluyor.

2 Mayıs’tan 12 Mayıs’a kadar cazın içine Akdeniz sızmış olanı, Akdeniz’in en güzel manzarasında, Akra Otel’de olacak. Bir çok yabancı sanatçının yanı sıra Fazıl Say da son iki albümü ve Serenad Bağcan, Güvenç Dağüstün’le birlikte yer alacak. Antalya, sadece doğası, güneşi, deniziyle değil, antikitesi ve festivalleriyle de güzel. Yeni bir festival, yeni bir heyecan demek. Kentin en güzel mevsiminde Antalya’ya gitmek için bir neden de Caz Festivali olacak!

Sinema ufuk açıyor

  İKSV Film Festivali’nin vefalı bir seyircisi var, salonlar yine doldu taştı. Normal zamanlarda seyredemeyeceğimiz yüz küsur film, bir çok sinemada birden büyük bir olanak.

Ben ancak iki film seyredebildim: Mutlu Prens, ünlü İngiliz yazar Oscar Wilde’ın yaşam öyküsü. Diğeri Mısırlı şarkıcı Ümmü Gülsüm, Arap dünyasının en ünlü sesi, divası. Gazeteciliğe başlayıp ünlüleri tanıdığım günden beri şunu düşünürüm: Kimi çok seviyorsam, tanımayayım daha iyi.

Gözünde büyüttüğün, ikon yaptığın kim varsa, insan olarak tanıyınca gökden yere iniyor. Oscar Wilde da öyle. Biri Batının, biri Doğunun iki ünlü sanatçısını, sinemanın gözünden izlemek ilginçti. Ümmü Gülsüm’ün yönetmeni de gösterimdeydi ve sorulara yanıt verdi.

Bir biyografi çekmemiş elbet. Ama tıpkı filmdeki gibi, bir sanatçının bir başka sanatçının filmini çekerken kendini de bu kadar ortaya koyması doğru mu?

19 Nisan’da Ankara Uluslararası Film Festivali başlıyor. Sinema heyecanı on gün boyunca Ankaralıları saracak. Hadi biraz da Ankaralılar siz başka ufuklara!