Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Diplomasinin magazini

Pazar, 27 Eylül 2009 - 13:03

Hadi bakalım, biraz bilgi yarışması yapalım:
G 20 zirvesinin ne olduğunu biliyor musunuz?
Kimlerin katıldığını, nerede yapıldığını ve daha
önemlisi ne yapıldığını? Eminim ki ilk iki üç
soruyu bilseniz bile 3. sünü bilmiyorsunuz!
Ukalalık etmek için değil, paylaşmak için
yazıyorum, çünkü ben de bilmiyorum! G 20’lerin
galiba dünyadaki en gelişmiş 20 ülke olduğunu,
bu kez yaz zirvesi için Pittsbourgh’da
toplandıklarını, ev sahibi olarak Obama
ve Michelle gözüktüğüne göre demek ki
bu şehrin ABD’de olduğunu çıkarabiliriz.
İlk üç zor soruyu hallettik. 20 devlet ve
hükümet başkanı, ABD’de toplanıp
konuştular. Ne konuştular, ne yaptılar, ne
çıktı bu toplantıdan? Vallahi sizin gibi ben de
bilmiyorum! Ama iyi bildiğim başka şeyler
var: Emine Erdoğan lider eşlerinin birlikte
çektirdiği fotoğrafta gördüğüm kadarıyla
bu toplantıdaki en kapalı kadındı. Saçları
ve boynu sımsıkı örtülüydü, hatlarını
saklayan uzun kollu bir ceket ve bol bir etek
giymişti. Bu görüntüsüyle diğerlerinden
en farklı oydu. Ya objektiflere takılan ve
dünya basınının da konuşma balonlarıyla
hareketlendirdiği diğer ayrıntılar neler?
ABD Başkanı Barack Obama, Fransa
Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin karısı
İtalyan şarkıcı ve model Carla Bruni’yi
tam 4 kez öperken eşi Michelle kıskanarak
izlemiş! (Oysa bence Barack,
Fransızların 4 kez öpüştüğünü
bildiğini göstermek istemişti…) Bunun
yanı sıra Michelle’in güzelliğini görünce
iltifatlarını esirgemeyen ve çapkınlıklarıyla
ünlü İtalyan Berlusconi’nin tavrı da
Barack Obama’nın hoşuna gitmemiş. Oysa
ikinci karede ikilinin el sıkışması gösteriliyor,
aralarına çamaşır asılabilecek kadar uzak
duruyorlar! Yani bence kimsenin kimseyi
kıskanmasına gerek yok. Ayrıca birbirleriyle
sadece iş için arada bir bir araya gelen ve sıkı
bir protokol içinde beraber olan insanların
gerçekten dost olmasına, birbirlerine ilgi
duymasına imkan var mı? Ben en çok
“sohbet ettiler” lafına bayılıyorum.
Bildiğimiz kadarıyla Başbakan Erdoğan’ın
İngilizcesi artık dünya siyasi tarihine geçmiş
“one minute” ile sınırlı. Emine Hanımın da
İngilizcesinin parlak olmadığı, Barack
Obama’nın fotoğraf çekilirken “tamam
hanımlar, siz şöyle kenara çekilin de
bir de biz erkekler çekinelim bakalım”
demesini bile anlamayıp ortada bir trafik
karmaşası çıkarmasından belli. E nasıl oluyor
bu kanka muhabbeti? Bir de “yandaş”
gazetelerin olayı bir halkla ilişkiler çabasına
dönüştürme gayretine. Örneğin Obama çifti,
tam 3 saat kapıda ayakta durarak bütün
konukları karşılıyor. Ama bizimkiler bunu
“Obama çifti Erdoğan’ları kapıda
karşıladı” diye veriyor. Belki de diğer
medyanın korumaların otel kapısında
kapışması ve protokol skandalını fazla
büyütmesini hafifletmek için. Ya, her iş bitti
de bir buna mı kaldık diyorsanız, vallahi bu
Münevver Karabulut cinayeti mavrası
beni o kadar sıktı ki ille de geyik yapacaksak
biraz da bu konuya değinelim dedim!
Hiç olmazsa uluslar arası ilişkiler!

***

Türkiye 2050’de zengin olacak!
Bizi bu en zengin ve gelişmiş ülkeler
toplantısına neden çağırdıklarını pek
anlayamıyorum ama son yaşadığımız
ekonomik krizin dünyadaki tüm dengeleri
bozduğu ve geleceğin en zengin ülkelerinin
Çin, Hindistan ve Türkiye olacağını
açıklayan bir rapor yayınlandı. 2050 yılında
Türkiye’de milli gelir de kişi başına 60 bin
dolar olacakmış! Biz göremeyeceğiz ama
çocuklarımız uzak ara sonunu yakalar belki
diye sevinmek lazım. İnanmak lazım mı?
İnanmak istiyorum! G 20’lerin Dünya
Ekonomi Zirvesi’nde ekonomik kriz
yüzünden bozulan gelir dengesi,
silahlanmaya ayrılan para ve günümüzün
vebası işsizlik gibi sorunlarda ne
konuştuklarını, ne karar aldıklarını da bilmek
isterdim, ama konuşa konuşa krize yol açan
finans yöneticilerinin maaş ve primlerinin
kısıtlanmasını konuşmuş ve yüksek
kalmasına karar vermişler! Obama’yla
Erdoğan’ın 15 dakikalık özel görüşmesinin
ise Ermenistan’la ilişkilerin düzeltilmesi
ve Kuzey Irak konusunda olduğu biliniyor.
Herhalde Obama, ev ödevlerinin yapılıp
yapılmadığını sordu!