Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Dünyayla barış, şart ve vazgeçilemez

Salı, 28 Haziran 2016 - 16:00

Kasa tamtakır, ekonomik krizde sıkıntı vurdu RTE, bütün o heyheylenmelerini unutup İsrail ile anlaştı. Her ne kadar bu anlaşmayı bazıları “İsrail’e diz çöktürdük” diye yansıtacaklarsa da durum sadece kazan kazan durumu. Türkiye’nin iş yaptığı ülkelerle siyasi hesaplar nedeniyle kavga etme lüksü yok. Kendine yetemeyen bir ekonomisi var. Turizm barış ve iyi ilişkilere dayanır. Bunları elinin tersiyle itip sanki bir ABD, bir Kanada’ymış gibi höthötlenmek kime yaradı? Kimseye! Hem onurlu, hem barışçı olmak da mümkündü. Zararın neresinden dönülse kâr.

İsrail’den sonra Rusya

Bu satırları sabah yazmış ve demiştim ki “Şimdi sıra Rusya ile arayı düzeltmekte.” Akşamüstü haber geldi. Rusya’nın beklediği özür mektubu yazılmış! Çünkü beklemeye tahammül yok! Turizm için bu yıl kayıp maalesef ama çabalarsak hiç olmazsa önümüzdeki yılı kurtarmak mümkün. Türkiye, komşularıyla kavga ve krize dayalı dış politikasıyla batmanın eşiğine sürüklendi. Bir sektör battı! Suriye krizini kaşımak, Türkiye’ye bakmak zorunda kaldığı 2.5 milyon Suriyeli, ekonomisi batmış güney illeri, tamamen durmuş bir sınır ticareti bıraktı. Bütün bu yanlışların faturasını bir tek Davutoğlu mu ödeyecek? Başka hiç kimsenin suçu yok mu? En tepedekiler ellerini yıkayıp “Ah, ah, aldatılmışız” mı diyecek? Bu yazı basılana kadar Esad’la da barışır, “Bayram namazını birlikte kılalım, ister Şam’da, ister Sultanahmet’te. Pardon Şam’da cami kalmadı” derse hiç şaşırmam, şaşmam. Esad tabii, siz hâlâ Esed mi diyorsunuz

Kumluca’dan sonra Adrasan

Antalya’yı Belek, Kemer’den ibaret sananlar domatesin ve seracılığın merkezi Kumluca’nın turistik bölgeleri Adrasan ile Olimpos’u pek bilmez. Oysa buralar tarihi değerinin yanında carettaların da yumurtlamaya geldiği meşhur kumsallarıyla, deniziyle, ormanıyla kitle turizminin devamı değilse de daha küçük çaplı turizm merkezleri. Ne yazık ki bu yaz, Akdeniz’in laneti sürüyor. Siyasi krizin yarattığı boşluk, bir kaçı dolu olan otelleri de yangınla vurdu. Kaç gündür Kumluca’dan feryatlar yükseliyor. Seralar yandı. Toplanamamış domates, sebze yandı.

Çiftçilerin sigortası da yoktur, hayatları karardı! Tabii insan hep kendini düşünüyor ama Adrasan’da içindeki canlılarla orman yandı! Eğer buraları hakikaten imara açılmak için yakıldıysa gerçekten buna hiç izin verilmemeli, Bodrum’da yaşanan felaket burada tekrarlanmamalı! Ayrıca yangın söndürme çalışmalarındaki koordinasyon eksikliği, orman köylülerinin yardımına izin verilmemesi de eleştiriler arasında. Köylüler ormanın, evlerinin yanmasını içleri yanarak izlemekten çok şikayetçi. Bunların da hesabı verilmeli

DASK’ınız var mı, yoksa hemen yaptırın

Önce uyarılar geldi, deprem uzmanları, gerilimin çok yükseldiğini, 7.7 şiddetinde bir depremin Marmara’yı sarsabileceğini söyledi. Hemen arkasından mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklık artışı ve Yalova açıklarında iki kez 4.4 şiddetinde deprem yaşandı. Bunlar öncü de olabilir. Yetkililer ise vatandaşa Önlem alın diyor! Ne önlemi alacağız? Yer sarsıldığında ölmez sağ kalırsak, kaçacak bir boş alan bile bırakmamışsınız! İstanbul’un deprem sonrası ve şimdiki fotoğrafları arasında öyle bir yapılaşma artışı var ki. Depremde toplanma alanı olarak belirlenen yerlere hep kamu binaları yapılmış! Cami, okul, hastane, AVM!.. Bizim yapabileceğimiz tek şey var, DASK! Hayatta kalırsak hasarı toparlamak için hiç olmazsa bir sigorta yaptırın, varsa yenileyin. Tabii evdeki üzerinize yıkılabilecek eşyaları azaltmak ya da sabitlemek de ayrı. Bir deprem çantanız da olsun, el feneri, düdük, su filan.