Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Eğitimde din baskısına HAYIR!

Cumartesi, 14 Şubat 2015 - 05:00

Eğitim-Sen ve Birleşik Haziran Hareketi laik eğitim için 13 Şubat’ta alternatif eğitim protestosu yaptı. Zorunlu din dersi, dinci eğitim, imam hatipleşme, ana okullarında bile mescit ve giderek toplu namaz baskısına karşı çıkan Aleviler, muhaliflerin oluşturduğu veliler çocuklarını okula göndermedi. Öğrenciler boykota katılan öğretmenlerin sunduğu alternatif eğitimi alacaklardı.

Daha eylem yapılmadan korkutma ve engelleme için öğrenci velileri bile gözaltına alındı! Dünyanın bütün demokratik ülkelerinde protesto haktır. Karşı çıkmak, eylem yapmak, şiddete başvurmadan yapılacak her türlü protesto önlenemez. Daha “iç güvenlik paketi” denilen bir tür sürekli olağanüstü hal paketi mecliste tartışmaya bile açılmamışken, uygulanan polis şiddeti, bu pakete gerek kalmadan olağanüstü halin hayata geçirildiğini gösteriyor. İzmir’de gözaltına alınan Birleşik Haziran Hareketi İzmir İl Koordinasyon Kurulu’ndan Onur Kılıç’ın, ifadesi bile alınmadan ‘slogan attı’ diye tutuklanması ise artık adaletin kalmadığının göstergesi! Seçimlere 3 ay kala bile böyle.

[[HAFTAYA]]


Bunlar daha yasa çıkmadan!


Bütün Türkiye, polisin polisi ensesinden tutup küfür kafir zorlayarak esnafa gaz sıktırmasını konuşuyor! Bu görüntüler onlarca kamera önünde yaşananlar. Ya kapalı kapılar arkasında olanlar?.. O kafa, yapmak istemeyeni işkence yapmaya da zorlar, dayak atmaya da, silah sıkmaya da! Sanki düşman kuvvetleri karşısında vatan müdafaasında. ‘Sen öldürmezsen o seni öldürecek, öyleyse öldür’ mantığı! Gaz sıkmak istemeyen polisin şaşkın ördek gibi ama giderek artan dozda sıktığı gaz da tarlada haşere öldürmek için sıkılan zehirli ilaç kıvamında! Amire soruşturma açılmış, bir-iki günlüğüne işten el çektirilmiş ama kamuoyunda kıyamet kopmadan önce amirleri o davranışı savunuyordu, çünkü zihniyet bu. Sesini çıkaran, karşı çıkan herkesi sustur, döv, gözaltına al, dava aç, hapse at, hastalansın ilgilenme, ölsün arkanı dön, hatta devlet malına zarar verdi diye tazminat iste! Bu mu Yeni Türkiye? Trafik polisinin kelepçelediği sözde zanlının kalp krizi geçirip ölmesi tesadüf mü? Neden bu ülkede eli silahlı ayrılıkçı Kürt hareketine gösterilen anlayış ve şefkat, hükümetin antidemokratik uygulamalarına karşı çıkanlara gösterilmiyor, tam tersine ‘vurun kahpeye’ anlayışıyla ötekileştirilip adeta linç ediliyorlar? Mutlak iktidar olamaz, muhalefete alışacaksınız. Karşı çıkanı düşman görmeyecek, kulak vereceksiniz. Yoksa açık konuşun padişahlık mı istiyorsunuz!

Aşkı nasıl yaşamak istersiniz?


14 Şubat Sevgililer Günü’nü bir tüketim çılgınlığı haline dönüştürmek için pazarlamacılar çırpınadursun, ilginç projeler de yok değil. İstanbul Modern’de çok özel, aşk temalı eserler turuna ne dersiniz? Müzede sanat turu yerine SPA’da iki kişilik afrodizyak masaj tercih edenlere şaşmam! Ya da daha radikal bir tercihle evlenmeyi. Beyoğlu Belediye Başkanı Demircan “Beyoğlu Aşk Dolu” sloganıyla saat 14.00’de tarihi tramvayda bir çiftin nikahını kıyıyor. Kadıköy Belediyesi ise “Gülümse Sevgili” diyerek caddeleri ünlü şairlerin sözleriyle süsledi. Akşama da CKM’de ücretsiz İlhan Şeşen ve Kürşat Başar konseri var. Ortalıkta böyle ‘kendini aşka adamışlık’ varken bu yıl kalpli dekorasyon malzemesi üretilmemesinin nedeninin camilerde okunan “Sevgililer Günü günahtır, caiz değildir” hutbesi olduğunu Tahtakale’de süs püs ararken öğrendim! Sevgi günah, şiddet, baskı, dayak, gaz mubah! Hayırlar olsun!