www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN89,6140 %-0,07
  • BIST80313 %-0,65
  • EURO2,8455 %-0,11
  • USD2,1595 %-0,14

Tozu bile kıymetli

Altın işleyen kuyumcu atölyelerinde, ustaların eline yapışan veya işleme sırasında yere dökülen altın tozu farklı yöntemlerle değerlendiriliyor

11 Aralık 2012 - 16:47
Yazı Boyutu:

Altın işleyen kuyumcu atölyelerinde, ustaların eline yapışan veya işleme sırasında yere dökülen altın tozunun farklı yöntemlerle değerlendirilmesiyle bir atölyeden yılda ortalama 1,5 kilogram altın yeniden kazanılıyor. Altın işleme sektöründe önemli bir yer tutan Adana’da, kuyumcu atölyesi ustaları mesai saatinde, molalara dahi ellerine yapışan altın tozlarından arındırılarak çıkıyor.

Altın işleme sırasında ortaya çıkan atıklar, değerlendirilerek tezgahtaki yerini yeniden alıyor. Adana Ticaret Odası (ATO) Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı ve altın işleme atölyesi sahibi Ali Demirkıran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, altının günümüzde değer artışıyla birlikte önemli bir maden haline geldiğini söyledi.

Değerlenmesiyle birlikte altın imalatında geri dönüşümün öneminin de arttığını dile getiren Demirkıran, imalat sırasında ortaya çıkan altın tozunun kazanılması için çeşitli önlemler aldıklarını anlattı. Demirkıran, imalathanelerin zemininin plastik mazgallarla kaplandığını belirterek, tezgahlarda demir saclarla kapatılmış çekmeceler olduğunu ve çalışma sırasında ortaya çıkan tozların burada biriktirildiğini bildirdi.

EL YIKANAN LAVABONUN ALTINA ÖZEL DÜZENEK 

Altın tozlarının sadece tezgah üstüne veya yere dökülmediğini ifade eden Demirkıran, şu bilgileri verdi: "Bir kilo altının işlenmesi sırasında çıkan toz yaklaşık 300 gramdır. Bu ciddi bir oran demektir. 100 kilo altın işlesek, bunun çekmeceye döküleni yani 30 kilosu altın tozu demektir. İşleme sırasında ortaya çıkan altın tozunun yüzde 10’u elimizden kaçsa 3 kilo altın yapar.

Bunun önüne geçmek için elemanlarımız, özellikle altını eğelerken ya da testere yaparken ellerine yapışan tozları, boyacı fırçalarıyla temizliyor. Ancak yine de kılların arasına ya da tırnak aralarına altın tozları yapışıyor. Bütün iş bittikten sonra ya da personel mola vereceği zaman el yıkama kovalarında deterjanla ellerini yıkıyorlar.

Haftada bir defa süzülen sudan çıkan altınları topluyoruz. Ellerini yıkadıkları lavabonun altına da özel bir düzenek bulunuyor. Burada biriken altın tozlarını da haftada bir defa toplayarak tarttıktan sonra görevlendirdiğimiz kişiye teslim ediyoruz. Bu yöntemlerle yılda ortalama 1,5 kilo altını geri kazanıyoruz." Altın tozlarının iş yoğunluğuna göre, aylık ya da haftalık olarak toplandığını belirten Demirkıran, tozların ramathane adı verilen ve ayrıştırma işleminin yapıldığı atölyelerde 2 bin dereceye kadar ısınan potalarda eritildiğini ve yeniden altına dönüştürüldüğünü anlattı.

'Gelişen teknolojiyle kaybımız azaldı'

Altının parlatılması sırasında dahi toz kaybının ortaya çıktığını vurgulayan Demirkıran, kaybın azalması için yeni yöntemler aradıklarını söyledi. Atölyelerde kullanılan polisaj makinesinde elektrikli süpürge mantığıyla çalışan bir düzenek olduğunu kaydeden Demirkıran, şöyle devam etti: "Altın, bizim çocukluk dönemimizde bu kadar değerli değildi.

Eskiden altın tozlarına bu kadar dikkat etmezdik. Cila makinelerinin vakumları dahi yoktu. Cila makinelerindeki düzenek, altın parlatma işlemi sırasında ortaya çıkan tozu emerek topluyor. Filtrede biriken altın tozlarını haftada bir defa temizleyerek yine ramathaneye gönderiyoruz. İçine başka yabancı madde karışmayan bu altın tozunun geri dönüşüm oranı yüzde 95’i buluyor.

Gelişen teknolojiyle birlikte altının geri dönüşüm oranı yükseldi. Altın, günümüzde takı olmasının dışında değer artışıyla çok önemli bir maden haline geldi. Bunun için geri dönüşüme büyük önem veriyoruz. Ustalarımız bu konuda titizlikle çalışıyor."

AA


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun