Emmanuel Macron ne demek istedi?

Cumartesi, 02 Eylül 2017 - 05:00

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Le Point dergisinde yayımlanan söyleşisinde uluslararası sahnede havalı gençlerden biri olmaya çalışıp çalışmadığı sorusuna, “Küresel arena pek de havalı bir yer değil” diyerek yanıt vermişti.

Örnek vermesi istenince, “10 günde bir Erdoğan’la görüşmek zorunda kalan benim!” demişti. 39 yaşında Fransa Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Macron’un sözlerinden biraz acemilik biraz da şaşkınlık sezdim.

Macron’a şunu söyleyebilirim. Fransa büyük bir devlettir. Böyle kalmaya devam etmesini istiyorsanız siz de dünyanın büyük ülkelerinin liderleriyle yakından temas kurmak zorundasınız. Macron için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek zor geliyorsa eminim ki ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya lideri Vladimir Putin ile görüşmesi de kolay değildir. Hatta Macron’a Erdoğan ile görüşmekten endişe duyacağına Merkel’e dikkat etmesini öneririm. Erdoğan görev süresi itibarıyla Chirac ve Sarkozy’yi eskitmiş bir lider.

Ayrıca Türkiye’den Fransa’ya bir zarar gelmez ancak Avrupa’nın tek hakimi olmak isteyen Almanya için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Her ne kadar Fransa ve Almanya komşu ve müttefik olarak görünse de arka planda büyük bir ticaret savaşı yaşanıyor ve Fransa sürekli zemin kaybediyor.

Fransa Avrupa’da etkili olma trenini büyük oranda kaçırdığına göre Macron’un gözünü Afrika, Ortadoğu ve Asya’ya çevirmesinde fayda var. Bu süreçte de kendisi Erdoğan ile yakın işbirliğine giderse bundan iki ülke de yarar sağlar. Macron’a bütün bu işler zor ve sıkıcı geliyorsa Lüksemburg, Avusturya vb gibi ülkelerin liderleriyle zaman geçirebilir. Ancak bundan Fransa ne çıkar sağlar bundan pek emin değilim.

  ★

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Ankara ve Berlin arasındaki krizde sakinleştirici açıklamalar yapacağına her gün daha ileri ve sert sözler ediyor. Basın mensupları kendisine ne zaman Türkiye konusunu açsa “Vatandaşlarımızın bu ülkeye gidişini tehlikeli görüyorum...” gibi laflar ediyor. Sigmar Gabriel’in akıldışı açıklamaları Alman turizmcileri bile rahatsız etmiş.

Alman Turizm Ekonomisi Birliği Başkanı Michael Franzel ve Alman Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Norbert Fiebig yayınladıkları açıklamayla Gabriel’i sorumlu davranmaya çağırdılar. Almanya ve Türkiye arasındaki bağlar sıradan olsaydı bu ifadelerin pek önemi olmayabilirdi fakat iki ülke birçok alanda etle tırnak gibi yakın durumda.

Oradaki 3 milyon Türkiye kökenli insan, dev ticaret hacmi ve şirket ortaklıklarını düşününce sorumlu davranmak devlet adamı olmanın gereği gibi görünüyor. Ankara ve Berlin arasındaki diyalog inişli çıkışlı seyrediyor olsa bile ilişkilere kalıcı zarar vermemenin yolu bulunmalı.