En tehlikeli horlama

Uykuda nefes kesilmesinin eşlik ettiği horlama yüksek tansiyon, kalp krizi ve ani ölüm riskini yükseltiyor

Perşembe, 08 Temmuz 2010 - 05:00

En tehlikeli horlama

Göztepe Medical Park Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Nalan Kayrak anlattı:

Horlama kimlerde sık görülür?

Doç. Dr. Nalan Kayrak: Kilosu fazla olanlarda ve yaşlılarda horlamaya daha sık rastlanır. Ama büyük burun kıkırdağı, geniz eti, bademcik büyümesi, küçük dilin büyük olması, çenenin küçük ve geride olması gibi nedenlerle horlama, normal kilolu, genç kişilerde de ortaya çıkabilir. Alkol ve sigara kaslarda gevşeme yaratarak horlamayı artırır. Başta yatıştırıcılar olmak üzere kasları gevşeten ilaçlar da horlamaya sebep olur

Değişik tipleri var mı?

Doç. Dr. Nalan Kayrak: Evet. Basit horlama dediğimiz tip, daha çok sırtüstü yatarken ortaya çıkar, yorgunlukla artar ve kesintisiz bir sese yol açar. Basit horlama hastadan çok, yarattığı gürültü nedeniyle eşin uykusuna zarar verir. Horlama bazen de soluk alıp verme düzensizliğiyle birlikte görülür. Bazı hastalar bu durumu aniden tıkanarak uyanma, boğulma hissi şeklinde yaşar. Bazen de hastalar durumun farkında olmaz; horlamaların arasında ortaya çıkan ‘apne’ dediğimiz solunum durmalarını eş fark eder. Soluk durmaları hastanın derin, dinlendirici ve sürekli bir uyku haline geçmesine engel olur.

Apne tehlikeli midir?

Doç. Dr. Nalan Kayrak: Uyku apnesi sinsi bir şekilde ilerler, gittikçe kötüleşir. Başlangıçta gece boyunca tek tük ortaya çıkan apneler zamanla artış gösterir. Örneğin 1 saatlik uykuda 100-200 defa tekrarlayabilir, süresi de 1-1.5 dakikaya kadar çıkabilir. Apne sırasında kanda oksijen düşmesi olur. Bu durum kalpte, damarlarda zorlanmaya yol açar. Apneler kalp ritim bozukluğu, kalp krizi, felç ve yüksek tansiyonun ortaya çıkışını kolaylaştırır.

Belirtileri neler?

Doç. Dr. Nalan Kayrak: Hastalar sırtüstü yatmakta zorlanır, yatakta sık sık dönerler; uyurken baş ve boyun bölgeleri terler, gece sık idrara çıkarlar. Sabah uykudan zorlukla kalkarlar, bazen uyandıklarında baş ağrısı çekerler, gündüz de uyuklamaları olur. Bazen uyuklama olmaz ama halsizlik, yorgunluk, keyifsizlik, kolay sinirlenme, unutkanlık, dalgınlık, dikkatsizlik gibi yakınmalar olur. Bu belirtilerin tümünün birlikte görülmesi şart değil.

Nasıl tedavi ediliyor?

Doç. Dr. Nalan Kayrak: İlaçla tedavisi yok. Üst solunum yollarındaki darlıkların giderilmesi için cerrahi yöntemlerden yararlanılır. En etkili tedavi yöntemi ise CPAP adı verilen bir çeşit hava kompresörüdür. Bu cihaz, hastanın burnuna takılan bir maske yardımıyla uygun bir basınçla, sessiz bir şekilde hava üfler. Böylece hava yolu açık tutulur. Cihazın uyku boyunca takılması gerekir. Bu tedaviyle gündüz aşırı uyku hali ve sabah yorgun uyanma belirtileri hemen düzelir.

HAZIRLAYAN: Özgür Gökmen ÇELENK