A. Yavuz Kocaömer

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170743.a.yavuz_kocaömer_36.png

Engelli kardeşle büyüyenler

Pazartesi, 14 Eylül 2009 - 15:17

Engelli insanlarımızın sesi olabilmek, onlara destek olabilmek, yaşamlarını bir parça da olsa kolaylaştırabilmek için elimden geleni yaptım. Hiçbir maddi çıkarım olmadığı gibi, tam tersine gerektiğinde birçok insanın düşünemeyeceği kadar büyük maddi desteklerde de bulundum. Gerektiğinde gecemi gündüzüme kattım. ‘Kefenin cebi yok’ prensibini ilke edinerek, işlerimi daha da genişletip büyütmemek pahasına çalıştım. 

Bu süre içinde gerek devlet kademelerinde, gerekse özel sektördeki bazı kurum ve kişileri engelli insanlarımızın sorunlarını çözmede, onlarla insanlığa yakışır şekilde ilgilenmemeleri nedeniyle eleştirdim. Tartışmalar oldu. Sahtekarlığı, insanları sömürmeyi yaşam biçimi haline getirmiş bazı dernekler tarafından dava edildim. Hepsini kazandım! Çünkü kimseye, ama hiç kimseye ne hakaret ettim ne de elimde belge olmadan kamuoyu önünde bilgilendirme yaptım. 

ANLAMAK ZOR
Yeri gelmişken belirtmekte yarar görüyorum; gerek gazetemiz POSTA’da gerekse cumartesi günleri MİLLİYET Spor’da yazdığım yazılar için bugüne kadar bir kuruş dahi almadım. Benimki bir yaşam biçimi. Yaşamlarını kişisel hırsları ve maddi çıkarlarını ön plana çıkararak yaşayanlar için bu yaşam tarzını anlamak elbette zor. Bu geçen süre içinde eleştiriler aldım. Konu ile ilgili bazı bakanlarımız ve bürokratlarımız ile tartışmalarım oldu. Ancak bunlar hep medeni bir seviyede kaldı. Ne belden aşağı vurdum ne de vuruldum. Taa ki bundan bir süre öncesine kadar. Şimdi gelin aşağıdakileri hep birlikte okuyalım. Ve sizlerden rica ediyorum, kararı siz verin. 

ENGELLİ KARDEŞLE BÜYÜYENLER
* Ben profesyonel bir gazeteciyim. Yavuz Kocaömer gibi iltimasla oralara gelmiş bir insan değilim. 

* Vakıf başkanlığından başka ne gibi bir resmi görevi var? Onu da bilmiyorum. Eğer bir yerlere gelmek istiyorsa önce gelsin başkan adayı olsun, başkan olsun, ondan sonra bazı şeyleri istesin. 

* Şimdi Yavuz Kocaömer’in küçüklüğünden beri hakikaten bir engelli kardeşi var. Onunla beraber büyümüş. Bu nedenle de çok çabuk sinirleniyor. Engelli insanlarla büyüyen insanların böyle fevri davranışları olur. (İmza psikolog Bayatlı) 

* Olayları kendi açısına göre çeviriyor, yanlışlıklar yapıyor. 

TOGAY BAYATLI 
Bu sözler, bundan bir süre önce bir televizyon kanalının kamerasına Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Togay Bayatlı tarafından söylenmiştir. Bu TV kanalı sağduyu göstererek bu çirkin sözleri yayınlamamıştır. Ailemi, 41 sene evvel vefat eden rahmetli ağabeyimi, kişisel hırslarına alet edip kameralar önünde dile getirerek şahsımı yaralamaya çalışan Togay Bayatlı’nın bu davranışını üzüntü ile karşılıyor, değerlendirmesini spor kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum. Allah kimseye vermesin ama, keşke Togay Bayatlı’nın da bir engelli ağabeyi olsaydı da bazı konularda biraz daha hassas ve insancıl davranmayı öğrenebilseydi. 

Bu satırların yazarının tek bir kavgası vardır. Bu ülkede engelli sporunun gelişmesine katkıda bulunmak. Bunu sağlamaya çalışırken de hiç kimseyi “Destek vermiyor” diye eleştirme hakkına sahip olmadığını bilir. Ama ortada uluslararası gerçekler varken, artık bir kent “Ben olimpiyat düzenlerim, Paralimpik Oyunları düzenlemiyorum” dediği zaman adaylık başvurusu dahi kabul edilmezse ve bu gerçekler saptırılırsa o zaman buna karşı çıkarız. 

DENETİM GEREKLİ 
Dünyanın birçok ülkesinde Ulusal Olimpiyat ve Paralimpik Komiteleri el ele, aynı çatı altında, birlikte çalışırken, Türkiye’de işlerin bu noktaya gelmesinin nedenlerini iyi analiz etmek lazım. Yıllardır “İstanbul’a olimpiyatları alacağız” diye yapılan masraflar, devletin harcanan paralarının hesabı yine devlet kurumları tarafından denetlenmelidir. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü müfettişleri, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’ni acaba kaç defa denetlediler? Son günlerde Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin içinde yaşananlar sadece bir kişisel çatışma mıdır? Değilse artık Türkiye’nin 21’inci yüzyılda uluslararası alanda yapılan değişikliklere uyum sağlamak için ne yapması gerekmektedir? 

TEK DOĞRU
Togay Bayatlı’nın tek doğru söylediği 22 yıl engelli bir kardeşle yaşamamdır. Onun bana öğrettiklerinden, ondan aldığım insanlık derslerinden dolayı geldiğim bugünkü konumumdan hiç de şikayetçi değilim. Darısı Togay Bayatlı’nın başına.. 

***

DUYURU 
Bu köşe ile ilgili yorumlarınızı www.tesyev.org sitesinden ‘Yazarlarımız’ bölümüne tıklayarak yapabilirsiniz. 

GÜZEL SÖZ 

Anlamak; değişmektir, kendini aşmaktır. / JEAN P. SARTRE 

***

ENGELLİLER DİLENCİ DEĞİL
İnsanlarımız cahil. Neden mi? Engelli ile dilenci ayırımı yapamıyor, sonunda fatura engelli camiasına çıkıyor. Arkadaşlar, çeşitli engel grupları var. Çeşitli hastalıklar var, engelli bir vatandaş gören sadaka verir gibi para veriyor. Dilenci başka, engelli başka, tabir-i caizse deli başka. Bunları ayırmalısınız. Engelli milletvekilimiz var. Engelli olan sanatçılarımız da var, acaba bunlar kader arkadaşları olduğunu biliyorlar mı? Ya da onlar için herhangi bir faaliyette bulundular mı? 52 yıldır namerde muhtaç olmamak için mücadele ettim ve ediyorum. Kimsenin malında ve kazancında gözüm yok. Biz insanlardan 3 şey isteriz; ilgi, bilgi sevgi. Biz engelli olabiliriz ama her şeyden önemlisi insanız. Bizi de engelimizle kabul etmenizi umut ediyorum. 

Erdem Ateş/Bursa 
Tel: 0534 408 66 39 
erdem-ates@hotmail.com 

KIZIMA VE BANA YARDIM EDİN
Kızıma ve bana yardım edin Kızım Figen Porgalı 27 yaşında ve yüzde 100 engelli. 13 yıl Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yattı. Şimdi evde ben bakıyorum. Babasından ayrıyım, sıkıntı çekiyorum. Psikolojim bozuldu, tedavi görüyorum. Çocuğum için ayakta kalmak zorundayım ama nereye kadar bilmiyorum. 1.5 yıl içinde üç ev değiştirdim. Çocuğum sinirlendiği an kafasıyla camlara, kapılara vuruyor, kırıyor. Hem maddi hem de manevi olarak çok sıkıntıdayım. Kızımın engelli maaşı neredeyse iki yıl olacak ama bağlanmadı. Yetkililerden gerçekten ilgilenmelerini önemle rica ediyorum. 

Şengül Özer/ İSTANBUL 
sengulozer1960@hotmail.com