A. Yavuz Kocaömer

26 Şubat 2024, Pazartesi 07:00

Para sporcuların zafer haftası

Geçtiğimiz hafta, Para sporcularımızın gurur haftası oldu. Para sporcularımız dünyanın dört bir yanından madalya haberleriyle karşımızdaydılar. Fransa, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Mersin ve Çekya’dan gelen haberler geçtiğimiz haftanın en önemli olayıydı.

Para atletlerden 6 madalya

Güzel haber Birleşik Arap Emirlikleri’nden geldi. Başkent Dubai’de düzenlenen 2024 Para Atletizm Grand Prix müsabakalarının ilk gününde sporcularımız, 1 altın, 1 gümüş ve 4 bronz ile toplamda 6 madalya kazandı. Fatma Damla Altın, T20 uzun atlamada soyismi gibi altın madalyaya ulaşırken, Muhammet Atıcı, F20 gülle atmada gümüş madalyanın sahibi oldu. Hamide Doğangün, T53 100m & 800m, Muhsin Kaedi, F34 cirit atma ve Esra Bayrak, T20 uzun atlama branşlarında ise bronz madalyaya eriştiler. Bu güzel haberlerin hemen ardından bu sefer de Muhammet Khalvandi ciritteki 49.97’lik atışıyla F57 kategorisinde zirveye çıktı ve altın madalya kazandı.

Muhammet Khalvandi’den dünya rekoru

Dubai yarışlarının ardından, Mersin’de yapılan Seyfi Alanya Atmalar Kupası’nda gerçekleştirilen olimpik deneme yarışmalarında, Para Atletizm Milli sporcumuz Muhammet Khalvandi bu güzel haberleri bir de rekor denemesiyle taçlandırdı. Nevin Yanıt Atletizm Sahası’nda yapılan yarışlarda Muhammet Khalvandi cirit atmada 51.60‘lık derecesiyle, 51,42’yle Hamed Heidari’ye ait dünya rekorunu kırdı. Khalvandi aynı dereceyi Paris’te de yaparak rekoru tescillemek istiyor.

PARA ATLETLER SALONDA DA MADALYA YAĞDIRDI

Para atletizmde haftanın son güzel haberleri de Fransa’dan geldi. Fransa’nın Reims şehrinde devam eden 2024 Virtus Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda sporcularımız 4 altın, 4 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 10 madalya kazandılar. Şampiyonada ilk madalya Fatma Damla Altın’dan geldi. İlk gün piste çıkan milli sporcumuz pentatlonda altın madalyanın sahibi oldu. Şampiyonanın ikinci gününde ise madalyalar yağmur gibi geldi. Sporcularımız ikinci gün 2 altın, 4 gümüş ve 2 bronz madalya olmak üzere 8 madalya kazandılar. İkinci gün madalya alan sporcularımız şöyle:

19 Şubat 2024, Pazartesi 07:00

1924 Paris Olimpiyatları'ndan 100 yıl sonra madalyalar Eyfel'den!

Paris 2024 Oyunları’nda madalya kazanmak, her sporcunun hayalidir. Ancak bu seferki madalyalar sadece bir zaferin simgesi değil, aynı zamanda tarihi bir anın parçası olacak. Paris 2024 Paralimpik Oyunları, madalya tasarımıyla spor tarihinde benzersiz bir sayfa açıyor.

YAŞAYAN HATIRA OLACAK

Eyfel Kulesi’nin demirinden alınan parçalarla üretilen altın, gümüş ve bronz madalyalar, sadece sporcuların üstün başarılarını değil, aynı zamanda insan ruhunun sınırları aşan gücünü de simgeliyor. Bu madalyalar, kazananların boynunda sadece bir zaferin değil, aynı zamanda Paris’in kalbinden bir parçanın da asılı olduğu anlamına geliyor. Bu özel tasarım, madalyaları sadece birer ödül olmaktan çıkarıp, taşıyan her sporcuya ve onları destekleyen herkese ilham veren, yaşayan birer hatıra haline getiriyor. Eyfel Kulesi’nden alınan metalle hazırlanan bu madalyalar, sporculara ve onları izleyen herkese ilham veriyor. Türkiye’den Paris’e uzanan bu yolculukta, Para sporcularımızın boynunda parlayacak olan bu madalyalar, başarılarının yanı sıra insanlık tarihi için çok önemli olan birer hikâyeyi de barındırıyor olacak. Bu madalyalarla sporcularımız yurda, Paris 2024’ten, Eyfel Kulesi’nin bir parçasını taşıyarak dönecekler.

PARİS’TEN BİR PARÇA TAŞIYOR

Bu yılki oyunların organizasyon komitesi başkanı Tony Estanguet, “Bu madalyaların gerçekten benzersiz olmasını, Paris 2024 imzasını taşımasını istedik” dedi ve ortaya eşsiz bir hikâye çıktı. Oyunların en güçlü sembolü olan madalya, Paris ve Fransa’nın nihai sembolü olan Eyfel Kulesi ile birleşti. Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda da; daha önceki oyunlarda olduğu gibi, etkinlikler arasında daha fazla katılımı teşvik etmek amacıyla, olimpiyatlarla aynı meşale, amblem, maskot ve stadyumlar kullanılacak. Bu küçük detay bile biri olmadan diğerinin olmayacağını güçlü bir şekilde hatırlatıyor bizlere. Bu amaçla, her iki oyun için de madalyalar, tasarımlarına emanet edilen, ilk kuyumcu olan Chaumet’in izniyle ortak bir görünümü paylaşacak.

100 YIL ÖNCEKİ DARPHANEDE BASILDI

Madalyalar, Chaumet’in Place Vendòme’deki Paris atölyesinde tasarlandı ve 100 yıl önce Paris 1924 Olimpiyatları için madalya üreten Fransa’nın resmi darphanesi Monnaie de Paris’te yapıldı. Altın ve gümüş madalyalar, Sorumlu Mücevher Konseyi (RJC) tarafından, yüzde 100 geri dönüştürülmüş olarak onaylanmış metal kullanılarak yapılırken, bronz madalya ise Monnaie de Paris’in kendi üretiminden elde edilen hurdalar kullanılarak yapıldı.

12 Şubat 2024, Pazartesi 07:00

Olimpik ve paralimpik oyunlara ev sahipliği için atılan adımlar

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Para Şampiyonaları BV, 2027 Şampiyonalarını düzenlemek üzere başvuruda bulunan iki potansiyel aday ev sahibinden teklif aldığını resmi bir şekilde duyurdu.

ADAYLIĞIMIZ RESMEN DUYURULDU

Bu duyuruda şu cümleler yer alıyordu: “Avrupa Para Şampiyonaları ilk konseptinin arkasındaki kuruluş olan Avrupa Para Şampiyonaları BV, 2027 Şampiyonalarını düzenlemek üzere başvuruda bulunan iki potansiyel aday ev sahibinden teklif aldığını duyurmaktan gurur duyuyor. 2023’de Rotterdam’da ilki düzenlenen şampiyonanın kayda değer başarısı üzerine inşa edilecek bu çoklu spor etkinliği 2027’de merakla beklenen ikinci organizasyonuna hazırlanıyor. İki Avrupa ülkesi 2027 Şampiyonalarına ev sahipliği yapmak üzere resmi tekliflerini sundu. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi teklifini sunarak Türkiye’nin Para sporları teşvik etme konusundaki kararlılığını ortaya koydu. Aynı şekilde Almanya da teklifini sundu ve ulusal makamların coşkusunu ve bağlılığını gösterdi.”

KARARLILIĞIMIZA VURGU YAPILDI

Bu cümleler Türkiye’nin 2027 Avrupa Para Şampiyonası adaylığının resmiyet kazandığını ifade ediyordu. Dikkatli baktığınızda ise satır aralarında bir şeyi de hatırlatıyordu bu resmi açıklama... Özellikle de ‘Türkiye Milli Paralimpik Komitesi teklifini sunarak Türkiye’nin Para sporları teşvik etme konusundaki kararlılığını ortaya koydu’ ifadesi. İşte bu kararlılığın temelinde Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin vizyonu ve misyonu yatıyor. Kurulduğu günden bu yana Paralimpik hareketin toplumda farkındalığının oluşturulmasını ve benimsenmesini sağlamak olan Komite Türkiye’de Paralimpik Harekete liderlik etmek, engelli bireyleri Para sporlara teşvik etmek ve Para sporcuların sportif başarıya ulaşması için spor federasyonları ve ilgili paydaşlarla iş birliği yapmak için yoğun bir faaliyet gösteriyor.

HAYALLERİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRME ADIMI

Bu vizyon ve misyon doğrultusunda uluslararası spor etkinliklerine, konferanslara, çalıştaylara ev sahipliği yaparak bu farkındalığı ve bilinci oluşturmayı öncelikleri arasında ilk sıralara koyan Türkiye Milli Paralimpik Komitesi bu kapsamda, 2027 Avrupa Para Şampiyonaları ve 2025 Avrupa Para Gençlik Oyunları adaylıklarıyla ülkemizin spor geleceği ve vizyonu konularında da önemli adımlar atmaya devam ediyor. TMPK’nın bu adımları, Türkiye’nin engelli sporlarına verdiği önemin bir göstergesi olmanın ötesinde, spora olan inancın ve kültürün bir yansımasıdır.

05 Şubat 2024, Pazartesi 07:00

Gözündeki ışığı hayallerine taşıyan adam

Atletizm pistleri onun için sadece zemin değil, aynı zamanda bir umut ve ışık kaynağı. Gözlerindeki kararmaya rağmen, Mikail Al’ın hedefleri hep aydınlık. 2001 Şırnak doğumlu olan bu genç atlet, çocukluğundan bu yana sporun içinde. Fakat onun hikayesi, sadece spor salonlarında geçen saatlerle sınırlı değil. Mikail, gözlerindeki ışığın azaldığı anlarda bile hayallerinin peşinden koşmayı bırakmadı. Sporla geçen bir çocukluk, atletizme geçiş ve ardından gelen başarılar... Mikail’in öyküsü, bize engellerin üstesinden gelmenin sadece fiziksel bir çaba olmadığını, aynı zamanda büyük bir ruh ve kararlılık işi olduğunu hatırlatıyor. Gözlerindeki karanlığa rağmen, pistlerdeki ışığını hiç kaybetmedi. Şimdi ise, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi temsil edecek ve madalya hedefiyle koşacak. Mikail’le, çalışmalarına devam ettiği Burhan Felek Atletizm Pisti’nde konuştuk.

PARA ATLETİZMİN YÜKSELEN DEĞERİ

 Mikail, senin görme kaybın galiba daha sonradan ortaya çıktı değil mi?

MİKAİL AL: Aslında bu durum, çocukken, daha çok kapalı alanlarda ve hava kararmaya başladığında kendini gösterdi. İlk başta ne olduğunu anlamadım. Sonra yapılan sağlık kontrollerinde, halk arasında tavuk karası olarak bilinen rahatsızlığı taşıdığım ortaya çıktı. Ailemde, özellikle annemde de benzer bir durum olduğu için genetik olabileceğini öğrendim.

Bu teşhisten sonra atletizme nasıl devam ettin ve Paralimpik sporlara geçişin nasıl oldu?

M.A: Teşhisten sonra bir süre ne yapacağımı bilemedim, ancak çok şanslıydım ki harika bir spor hocam vardı. Beni atletizmdeki potansiyelim konusunda cesaretlendirdi ve Paralimpik sporların farkına varmamı sağladı. Hocam Muhammet Uğur Çakır’ın yönlendirmesiyle Para atletizme adım attım ve hayallerimin peşinden koşmaya devam ettim.

RAKİPLERİ YAKINDAN TAKİP EDİYOR

29 Ocak 2024, Pazartesi 07:00

Atasözleri ve deyimlerimizde engelliler-3

Bedensel engelli bedensel engelliyle, görme engelli görme engelliyle, uzun boylular uzun boylularla, kısa boylular kısa boylularla, şişmanlar şişmanlarla, zayıflar zayıflarla, kadınlar kadınlarla, erkekler erkeklerle, esmeri, sarışını, kumralı kısacası her insan kendi benzeriyle arkadaş olacak desek ne düşünürsünüz? Elbette bunun olmasına imkân olmadığı gibi hiç kimse de kabul etmez. Peki, bunu kim mi söylüyor? ‘Bir kişi, kendine denk ve uygun olan kişiyle arkadaş olur’, şeklinde açıklaması olan ‘Baz bazla; kaz kazla, kel tavuk topal horozla’, diyen atasözü de bunu demek istiyor. İnsanları ötekileştiren ve ayrımcı bir yaklaşım gösteren atasözlerinden bir tanesi de budur.

LİSTE UZAYIP GİDİYOR

Engellilerle ilgili olan bu tür atasözleri ile deyimler bu şekilde uzayıp gider. Bunlardan birkaçına da kısaca değinmek gerekirse...

Bekâr gözü, kör gözü: Bekâr erkek, evlenme istek ve heyecanı içinde olduğundan alacağı kızın kusurlarını göremez.

Caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur: Kendisini büyüten, yetiştiren, besleyen kimsenin ya da bir kamu kurumunun malına hıyanet eden, el uzatan kişi onmaz, cezasını bulur.

Eli ayağı düzgün birini bulmak: Eli yüzü düzgün, çirkin olmayan güzel olan.

Gece işi, kör işi: Gece yapılan iş, körlerin yaptığı iş gibi özensiz olur. Çünkü ışık yetersizliği, işin bütün incelikleriyle yapılmasına olanak vermez. Bu nedenle işlerimizi gündüz yapmayı yeğlemeliyiz.

Gittiğin yer kör ise gözünü yum da bak: Akıbetinin ne olacağını bilmediğimiz durumlarda erdemli insanlar gibi davranmalıyız. Sonunu ve gidişatını bilemediğimiz durumlarda daha yavaş hareket etmeli, kalıcı ve yapıcı olmalı, çok fazla çırpınmadan manevi olarak sonumuzu görmeye çalışmalıyız.

22 Ocak 2024, Pazartesi 07:00

Neden bir engelli bakanlığı kurulmalıdır?

Bir toplum, en dezavantajlı bireylerine sağladığı imkanlarla ölçülür. Türkiye’de bir ‘Engelli Bakanlığı’nın kurulması, bu anlayışın somut bir ifadesi olacaktır. Devletimizin, özellikle 2000’li yıllardan sonra başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, engelli hakları konusunda devrimsel kararları hayata geçirdiği ve bir öncesi-sonrası hikayesi yazdığı aşikar. Bu kazanımların hepsi bizlerin de gözleri önünde gerçekleşti. Tüm engelliler, engelli bireylerin aileleri ve toplum tüm kazanımların farkında. Artık bu kazanımları daha da ileriye götürme zamanı geldi. Mevcut kazanımların daha ileriye götürülmesinin diğer bakanlıklardan yükler alınarak ortaya çıkacağına inanıyoruz.

Yüzde 15’in temsilinin hayata geçmesi gerekiyor

Dünya nüfusunun yüzde 15’i engelli bireylerden oluşuyor, Türkiye’nin de bu oranı yansıtması muhtemel. Engelli bireylerin toplumun önemli bir kesimini oluşturduğu düşünüldüğünde, bu büyük bir nüfus demografik gerçeğini temsil eder. Bu kesimin ihtiyaçlarını karşılamak ve haklarını güvence altına almak gerekiyor. Halihazırda bunu yapan kurumlarımızı da asli meselelerine odaklanmalarını sağlayacak bir fikirdir Engelli Bakanlığı. Engelli bireylerin eğitimde daha fazla desteklenmeleri, özel ihtiyaçlarına uygun eğitim programlarına erişimlerinin sağlanması; vatandaşlarımız ve toplumumuz için çok önemli bir mesele olarak karşımızda duruyor. Engelli bireylerin eğitimdeki başarıları, onların toplumda daha fazla katılımını sağlayacak ve kariyer olanaklarına erişimini artıracaktır.

Sosyal dışlanma ile mücadele

Bakanlığın odak noktasının engelliler ve onların sorunları olacak olması devletimizin zamanını, enerjisini ve hatta kaynaklarını da doğru kullanmasına önemli bir teşvik olabilir. Engelli bireylerin sosyal dışlanma ve yoksulluk riskini azaltmak, onların yaşam kalitesini artırmak ve toplumsal eşitliği güçlendirmek için bu fikri dile getiriyoruz. Bu bakanlık; ekonomik destek programları ve istihdam fırsatları oluşturarak, engelli bireylerin daha iyi bir yaşam standardına sahip olmalarını sağlayabilir. Engelli bireylerin toplumun bir parçası olarak güçlü bir şekilde katılmaları, sosyal dışlanma ile mücadelede önemli bir adım olacaktır.

İş dünyasına entegre edilmeli

Türkiye’de engelli bireylerin iş gücüne katılım oranının düşük olması, onların ekonomik bağımsızlık ve toplumsal entegrasyonu açısından önemli bir sorun teşkil etmektedir. Engelli bireylerin iş gücüne daha etkin bir şekilde katılımını sağlamak, iş yerlerinde uygunluk ve erişilebilirlik önlemlerini desteklemek için ifade ediyoruz ki bu bakanlık; engelli bireyleri iş dünyasına entegre etmek için çeşitli teşvikler ve istihdam programları geliştirebilir. Engelli bireylerin meslek sahibi olmaları ve iş hayatına aktif bir şekilde katılmaları, toplumun genel refahını artırabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı ile omuz omuza verme zamanı

15 Ocak 2024, Pazartesi 07:00

Atasözleri ve deyimlerimizde engelliler-2

‘Topalla gezen aksama öğrenir’, atasözünün açıklaması da ‘Körle yatan şaşı kalkar’, atasözüyle eş değer olarak: Kusurlu kimselerle düşüp kalkanlar, onlardan kötü huy kaparlar şeklindedir. Ben yıllardır tekerlekli sandalye kullanan bir insanım ve çevremde binlerce arkadaşım oldu. Bunlardan bir tanesinin dahi, şu ana kadar benden kötü huy, ahlaksızlık gibi şeyler öğrendiğini söyleyen olmadı. Koltuk değneği ve yürüme cihazı kullanan binlerce engelli arkadaşımın da duyduğunu sanmıyorum.

Hata yapanlar için yakışıksız söz

Herkes hata yapabilir İnsan bir daha aynı hataya düşmemek için, gerekli hassasiyeti göstererek tedbir alır. Tekrar aynı hata yapılmaz mı? Elbette yapılabilir. Aklını ve mantığını kullanamayan her insan hata üzerine hata yapabilir. Bu durumdaki kişiler bir yerlerde yanlış yaptığının farkında değildir. İşte bu olayı anlatmak, aynı hataya düşen insanların durumunu belirtmek ve dikkatli olmalarını vurgulamak amacıyla: ‘Kör bile düştüğü çukura bir daha düşmez’ ya da ‘Eşek bile düştüğü çukura bir daha düşmez’, atasözü kullanılarak engellilere ötekileştirilme yapılmıştır.

Son derece incitici

’Körler sağırlar, birbirini ağırlar’ atasözünün açıklamasına baktığımızda kimi yerde: ‘Toplum içinde önemsenmeyen kişiler birbirlerine değer verir, saygı gösterirler’ şeklinde açıklanırken kimi yerde de: ‘Bedensel engelleri veya farklı özelliklerinden dolayı toplum tarafından önemsenmeyen, ciddiye alınmayan, dışlanan insanlar birbirlerini daha iyi anladıkları için bir arada olurlar. Birbirlerine yakınlık gösterip, destek olurlar. Ortak hobileri, eğlence kültürleri, sosyal statüleri olanlar genelde birbirleriyle ortak mekânlarda ve beraber zaman geçirirler’ şeklinde açıklandığını görürüz. Gördüğünüz gibi burada da yine görme ve işitme engellilerin, toplum tarafından önemsenmeyen, ciddiye alınmayarak, dışlanan insanların birbirleriyle daha iyi diyalog kurup, anlaşabildikleri vurgulanmaktadır. Yine ayrımcı ve ötekileştiren bir atasözü açıklamasını görmekteyiz.

İşitme ve görme engellileri aşağılayan atasözü

Sanırsınız ki herhangi bir engelliliği olmayan insanlar birbiriyle daha iyi anlaşabilmektedir. Hepimizin de bildiği gibi aynı düşünce, fikir, inanç ve dili paylaşan insanların birbiriyle daha iyi iletişim kurarak anlaştığı bir gerçektir. Farklı düşünce, fikir, inanç ve dilde olan insanlardan çok, aynı özellikleri paylaştıkları kişilere değer verir ve etkileşimde bulunurlar. ‘Sağıra sözünü, köre yüzünü süsleme, yorulursun.’ Bu atasözünün temelinde ise; işitme engellilere ne kadar melodi gibi, ninni gibi güzel sözler söylersen söyle seni duymayacaktır. Görme engellilerin karşısında da istediğin kadar güzel ve şık kıyafetler giyerek, makyaj yapsan da senin dış güzelliğinin, fiziki güzelliğinin farkında olamayacaktır. Bu nedenle nefesini boşuna tüketme ve boşuna yorulma, anlamı yatmaktadır.

Sizi görüyorlar mı?

08 Ocak 2024, Pazartesi 07:00

TMPK ile P&G Türkiye arasında dev iş birliği

Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’ne (TMPK) bir sponsor daha... Küresel çapta olimpik ve paralimpik oyunlarına sponsorluk yaparak adını duyuran P&G Türkiye ile TMPK arasında varılan iş birliği anlaşmasına göre P&G Türkiye ‘Umutla Paris 2024’ yolunda 10 paralimpik milli sporcuya ve annelerine destek olacak. Bu hamle ile P&G Türkiye, 2024 Paris Olimpik ve Paralimpik Oyunları’na giden yolda 46 sporcu ve annesine destek vermiş olacak.

'OLİMPİK ANNELER’ PROGRAMI ‘YILDIZ ANNELER’E DÖNÜŞÜYOR

P&G Türkiye, dokuz yıldır devam eden ‘Olimpik Anneler’ programını, paralimpik sporcuları da kapsayacak şekilde ‘Yıldız Anneler’ olarak değiştiriyor. Şirket, bu programla 2024 Paris Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’na hazırlanan 46 sporcuya ve annelerine destek sağlayarak, sporun yaygınlaşmasına ve eşitlik ilkesinin sporda da benimsenmesine katkıda bulunmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, P&G Türkiye’nin destekleriyle spor kültürünün gelişmesi, paralimpik ve olimpik branşlara ilginin artması hedefleniyor.

SPORA KATKI

‘Eşit Görüyoruz’ misyonuyla hareket eden P&G Türkiye, ‘Yıldız Anneler’ programı altında sporun eşitliğine ve kapsayıcılığına katkıda bulunmak adına Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK) ile iş birliği yapıyor. Anlaşma kapsamında, P&G Türkiye golbol, judo, masa tenisi, okçuluk, tekvando ve yüzme branşlarında 10 paralimpik sporcuyu ve annelerini destekleyecek.

TMPK BAŞKANI DR. AV. MURAT AKSU’DAN TEŞEKKÜR

Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Av. Murat Aksu da konuyla ilgili görüşlerini paylaştı. Aksu, “P&G gibi dünyanın dört bir yanında saygı duyulan ve sevilen bir markayla, 2024 Paris Paralimpik Oyunları yolunda el ele vermenin heyecanını yaşıyoruz. P&G’nin desteğiyle, paralimpik camiamız ve kahraman sporcularımız için yeni bir dönem başlıyor” dedi. Başkan Aksu ayrıca, bu iş birliğinin sportif başarıların ötesinde, bir misyonun gerçekleşmesi anlamına geldiğini belirterek, toplumda ‘Paralimpik Hareketin’ benimsenmesine, farkındalığın artırılmasına ve engelli bireylerin hayatlarına dokunmaya odaklandıklarını ifade etti. Aksu, P&G’ye minnettarlığını sunarken, iş birliğinin uzun soluklu bir güç birliğine dönüşmesini umduğunu ifade etti.