Erdoğan iyi başladı

Cuma, 17 Haziran 2011 - 05:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra ilk yaptığı şey balkon konuşmasıydı. Erdoğan, ayrım yapmaksızın bütün Türkiye’nin başbakanı olacağının altını çiziyor, Kahire’den Saraybosna’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada insanları kucaklamak istediğini söylüyordu. Konuşmanın en can alıcı noktalarından birinde Başbakan, seçim kampanyası boyunca kullandığı ifadelerden ötürü incinen herkesten özür dilemişti.

[[HAFTAYA]]

Dün bir adım daha geldi. Erdoğan siyasetçiler ve köşe yazarları hakkında açtığı davalardan vazgeçti. Bu sürpriz gelişmeyi canlı yayında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik açıkladı. Erdoğan üç kez üst üste halkın çoğunluğunun oyunu alarak zaten dünya tarihine geçti. Küresel lider olmanın önemli koşullarından biri, toplumun farklı kesimleriyle iletişim halinde olabilmektir. Buna muhalifler de dahildir. Başbakan gazeteciler ve siyasetçiler hakkında açtığı davalardan vazgeçerek çok güzel bir yol açtı.

Pasta başında yumuşak siyaset

Uzun yıllar boyunca Radikal Gazetesi’nin Ankara Temsilciliği görevini sürdüren Murat Yetkin, Hürriyet Daily News’in Genel Yayın Yönetmeni olunca Radikal’de boşalan bu göreve Deniz Zeyrek getirildi. Daha önce gazetenin Ankara Haber Müdürü olarak çalışan Zeyrek, başkentin en yetenekli gazetecilerindendir. Radikal’in çalışkan parlamento muhabiri Yurdagül Şimşek de “Ankara İstihbarat Şefi” oldu. Radikal’in Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can Sağlık’ın davetiyle gittiğim Hürriyet Medya Towers binasında, seçimden sonra ilk kez AK Parti ve CHP’lileri bir arada gördüm.

AK Partili bakanlar Cemil Çiçek, Bülent Arınç ile eski bakanlar Hüseyin Çelik, Abdülkadir Aksu ve partinin önde gelen isimlerinden Suat Kılıç, Reha Denemeç ile Necdet Ünüvar oradaydı. CHP’den de beş genel başkan yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Gürsel Tekin, Umut Oran, Sencer Ayata ve Faik Öztrak; BDP Eş Genel Başkanı Hamit Geylani davete katılan isimler arasındaydı. Pasta kesim töreni sırasında da iktidar ve muhalefet temsilcileri samimi şekilde bir araya geldi. Umarım TBMM’nin yeni döneminde de bu diyalog aynı sıcaklıkta devam eder. Çok sevdiğim iki arkadaşım Deniz Zeyrek ve Yurdagül Şimşek’e başarılar diliyorum.

Mevsimlere ne oldu?

Ankara’da dün öğleden sonra yardımcım Nihat Gül’ün kullandığı araçla çevreyolundan Esenboğa Havalimanı’na gidiyorduk. Bir anda erik büyüklüğünde dolu yağmaya başladı, aracımızı sağa çekip beklemek zorunda kaldık. Bindiğim THY uçağının pilotu da ciddi türbülans nedeniyle daha önce planlanan 7900 metre uçuş yüksekliğini 11 bin 600 metreye çıkarmak zorunda kaldı.

Ankara- İstanbul uçuşunu, Kastamonu-Karadeniz üzerinden gerçekleştirdi. İstanbul’a inince göğüs hastalıkları konusunda Türkiye’nin önde gelen hekimlerinden Prof. Dr. Elif Dağlı aradı ve hastalarının ancak nisanda görülebilen alerjik sorunları yaşadıklarını söyledi. Dağlı’nın konuştuğu bir meteoroloji mühendisi de mevsimin 1,5 ay kaydığını söylemiş. Bu anlattıklarım, doğada garip şeyler olduğunu gösteriyor. Türkiye hızla şehirleşirken ormanlar kayboluyor, yeşil alanlar ve vahşi hayvan sayısı ciddi ölçüde azalıyor, göller kuruyor. Önümüzdeki dönemde en çok konuşmamız gereken şeylerden biri doğanın değişimi olmalı.